Türkiye’de satılan en iyi 12 SUV - Oto.net

Marka Tasarımının Markaya Etkileri

Marka tasarımının ne demek olduğunu açıklamak gerekirse; markanın kullanıcının zihninde canlanan, birden fazla yanını göstermeye yarayan bir araç olduğunu söyleyebiliriz. Bu aslında sadece markalar için geçerli bir durum değildir. Herkesin veya her şeyin, başkalarının gördüğü bir imajı vardır.
Marka tasarımı denildiği zaman sadece “marka imajı”ndan bahsetmiyoruz. Marka tasarımı çok daha fazla anlama sahip. Kullanıcıların bir “ürünü” veya “hizmeti” satın alırken büyük oranda marka imajından etkilenirler. Marka nasıl bir imaja sahip? Kendi kişiliği ile markanın imajı arasında nasıl bir ortaklık buluyor?
Marka tasarımının ne demek olduğunu açıklamak gerekirse; markanın kullanıcının zihninde canlanan, birden fazla yanını göstermeye yarayan bir araç olduğunu söyleyebiliriz. Bu aslında sadece markalar için geçerli bir durum değildir. Herkesin veya her şeyin, başkalarının gördüğü bir imajı vardır.
Kullanıcı, markanın kendine has olan konseptini ve çizgisi ile bir bağ kurduğu takdirde, kullanıcı ve marka arasında da güçlü ve samimi bir bağ kurulmuş olur. Marka, bahsettiğimiz konseptini; reklam veya iletişim diliyle, logosuyla ya da kullandığı renkler ile oluşturabilir. Günümüzde ise bu konseptin yaratılması için en önemli öğe, markanın hikayesidir. Markanın hikayesi, sunduğu hizmet-ürün ile hatta vizyon ve misyonu ile doğrudan bağlantılı olmalıdır. Bu hikaye aynı zamanda marka ve kullanıcı arasında “duygusal” bir bağ kurulmasını da sağlayacaktır.
Hikaye aracılığı ile yaratılan marka tasarımının önemini, aslında insanların temel ihtiyacı olmayan ürün ve hizmetlerin pazarlama stratejilerini oluştururken kolaylıkla görebiliriz. Eğer markanızın bir “kişiliği” olursa, bu kişiliğe benzer ve yakın kullanıcılar da ürün veya hizmetinizle bir bağ kuracak ve ondan faydalanmak isteyeceklerdir. Tüm bu aksiyonların sonucunda, insana ait duygular, davranışlar ve algıda ki imaj markaya yansıtılmaktadır.
Kullanıcının, markanızın bir ürün veya hizmetinden faydalanması için markanızın farkında olması gerekir. Bu farkındalığı yaratmak için en iyi araçlar markanın logosu ve sembolüdür. Eğer bu araçlar kullanıcılarda güçlü bir etki yaratıyorsa, tanınırlığı artar ve aynı hizmeti veya ürünü sunan diğer markalar arasında fark edilmesi mümkün olur.
Marka tasarımını oluştururken göz önünde bulundurulması gereken belli başlıklar bulunuyor. Bunlar:
Marka üzerine kurulan duygusal bağ, insanların markaya ait hizmet veya ürünü kabul etmesini kolaylaştırır. Böylelikle kullancı marka bağımlılığına da sahip olur.
Marka Tasarımı oluştururken öncelikli olarak:

Kaynak: https://www.ithinkso.co/blog-marka-tasariminin-markaya-etkileri
submitted by ithinksoco to u/ithinksoco [link] [comments]

Beton Nasıl Kesilir

Beton nasıl kesilir ? Beton kesmek zor bir iştir, ancak zor olması gerekmez. İster beton bloklar ister levhalar, duvarlar veya zeminler kesiyor olun, işte sert betonu kesmenin kolay yolları. Beton delme ve kesme de bir çok kesici takım kullanılır.

Sert betonu kesmenin kolay yolları

Somut – çoğumuz onunla aşk-nefret ilişkisine sahibiz. Kalıcı, ağır hizmet tipi, hava koşullarına dayanıklı bir yüzeye ihtiyaç duyduğumuzda sevin. Eşyaları tamir etmemiz, değiştirmemiz veya kesmemiz gerektiğinde nefret ediyorum.
Beton kesme olasılığı göz korkutucu olabilir, ancak olması gerekmez. Savaşın çoğu, sadece doğru araçları seçerek kazanılabilir. Beton testere deneyin. Aşağıda, dinky’den canavar boyutuna kadar yaygın beton kesme görevlerinin bir özeti ve bunları ele almak için en iyi araçlar ve teknikler yer almaktadır.
submitted by marsisinovasyon to u/marsisinovasyon [link] [comments]

SEO Uzmanı Nasıl Olunur

Seo Nedir?

SEO (Arama Motoru Optimizasyonu), Türkçe’ye “Arama Motoru Optimizasyonu” olarak çevrilmiştir. SEO uzmanı seo çalışmasında bu, web sitenizi arama motoru sonuçlarında daha görünür hale getirmek, web sitenize daha fazla ziyaretçi çekmek ve trafiği müşterilere dönüştürmek için yapılan çalışmaları içerir.

SEO Uzmanı Olmanın Avantajları

SEO Uzmanları Neleri Bilmeli?

OKUMALISIN Site İçi Seo Nedir Nasıl Yapılır
Temel kriterler açısından çok zor görünmese de, SEO uzmanları web sitesinin en önemli sorunu olabilecek en küçük hataya dikkat etmelidir.
Tüm bu özellikler tüm tam zamanlı veya serbest SEO uzmanları tarafından kullanılabilir olmalıdır.

Seo Uzmanı Olmak İçin Nasıl bir Yol haritası gerekli

SEO uzmanı olmak için önce çok araştırma yapmanız gerekir. Araştırmanız doğru kaynaklara dayalı olmalıdır; aksi takdirde verimlilik elde edemezsiniz. İyi derecede İngilizce biliyorsanız, yabancı kaynaklardan faydalanabilir ve SEO haberlerini takip edebilirsiniz. Başarılı çalışmaları kendi projelerinize uygulayarak bilginizi genişletebilirsiniz. Ne yazık ki, Türkçe makalelerin çoğu eski veya yanlış bilgiler içermektedir. Bu işi dünyadaki yabancı hayranlıktan daha ciddiye aldıkları için kaynakları bulmak daha kolaydır.

SEO Uzmanının Özellikleri

Bir çalışmada bir akış şeması çizebilmeli ve bir yol haritası oluşturabilmelisiniz.

Bir SEO Uzmanı Ne Yapar?

SEO uzmanı, organik trafik oluşturmak için sektördeki arama kelimelerini tanır. Bu anahtar kelimeleri, üzerinde çalıştığınız sayfaların meta başlığına ve açıklamasına ekleyin. Arama kelimelerini web sitesine eklemek SEO’nun ilk kuralını tamamlar. Bu şekilde site ilgili aramalara dahil edilecektir. Meta başlık ve açıklama, SERP alanında (Google arama motoru sonuç sayfası) görüntülenir.
OKUMALISIN En Çok Yapılan Dahili Bağlantı Oluşturma Hataları

Başarılı bir SEO uzmanı olmak için hangi becerilere sahip olmalısınız?

Dijital pazarlamada bir fark yaratırsanız ve rakiplerinizden öne çıkarak başarılı bir SEO uzmanı olmak istiyorsanız, belirli beceri ve bilgiye sahip olmalısınız. İyi bir SEO uzmanı genellikle aşağıdakileri göz önünde bulundurmalıdır:
Bir SEO uzmanı veya SEO ajansı seçerken nelere dikkat etmelisiniz?
Bu sektördeki dolandırıcılık çok yüksek bir seviyeye ulaştı. Deng’in Türkiye’de sözleşme imzalaması için fırsatım olmadı. Bu sadece SEO için değil, tüm web işletmeleri için geçerlidir, ancak SEO endüstrisinde, ücretler aydan aya arttığı ve sonuç Sahte müşteriler aylar sonra geldikleri için karşılaşması muhtemeldir. Sözler size sunulur ve onları beklemeniz istenir. Evet, anında arama motoru optimizasyonu sonuçlarını almayacaksınız. Peki nasıl güveneceksin? Aşağıdakileri uygulayın;
Şirketin veya kişinin referanslarını kontrol ettiğinizden emin olun. Referanslarınız için izin alın ve onay isteyin. Bu işi yapan şirketin veya kişinin yalnızca dijital pazarlama hizmetleri sunduğundan emin olun. Tamamlayıcı dijital pazarlama hizmetleri sunan ajanslardan kaçının. İş kabul edildi ve sözleşmeye göre ödendi
Size birinci sınıf garanti veren biriyle asla çalışmayın. SEO garantisi yoktur. Performans garanti edilebilir. Sektör anahtar kelimelerinde yüksek ROI SEO hizmetleri almak istiyorsanız, şirket veya kişinin size düşük bir teklif vermesi imkansızdır. Örneğin İstanbul’daki kitap, araç kiralama ve otel gibi kelimeler aylık 1000-2000 TL gibi fiyatlarla SEO İşe yaramayan kelimeler. Çalışmalarınız sırasında Aldığınız teklifin tüm masrafları içerip içermediğini sorun.Süreçte olduğundan, backlink çalışmaları ve makaleler için ek Ödemeniz istenebilir. kesinlikle Türkiye’deki yabancılar hizmetlerle çalışan bir web siteniz olduğunda. SEO çalışması tek bir dilde yapılacaksa, o dili tam olarak bilen kişilerin o işi yönetmesi gerekir.
OKUMALISIN Rakip Site Anahtar Kelime Analizi Nasıl Yapılır
SEO Uzmanı Olmak İçin 9 Adım
Bir web sitesinde veya dijital bir alanda çalışan herkes bir SEO bir uzman olmalı. Web sitesi yöneticilerinden web tasarımcılarına, pazarlama yöneticilerine ve geliştiricilerine, sosyal medya yöneticilerine ve e-ticaret sahiplerine kadar dijital alanda çalışan herkes SEO’yu bilmelidir. Çünkü SEO, tüm dijital pazarlamanın temelidir.
Diger Makalelerime ulaşmak için buraya tıklayınız
submitted by Life-Tell2277 to blogs [link] [comments]

Turbo Tamiri Yapılan Araçlar

Turbo Tamiri Yapılan Araçlar
Turbo tamiri yapılan araçlar için gerekli olan bakım aralıkları dikkate alınmalıdır. Araçlar tamir edildikten sonra dikkatli bir kontrol süreci içinde olmak araçların daha iyi performans gösterebilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Araçlar için performans ne kadar önemli ise turbocu izmir bakım ve onarım da bir o kadar önemlidir.

https://preview.redd.it/zvv90ujsmjq51.jpg?width=720&format=pjpg&auto=webp&s=8610c6a736ddc5748c7633f2c8b0e0c0207036ba
turbo tamiri yapılan araçlar için iletişim kurduğunuz firma ile sağlam bir iş birliği sağlanmalıdır. Bir aracı emanet ettiğiniz turbo tamiri firması için güven en önemli en temel koşuldur. Çünkü belli zamanlarda yapılması gereken bakımlar gerekli olan değişim ve temizleme işlemleri için turbo tamiri firmasının güvenilir olması oldukça önemlidir. Çünkü bir aracın sağlıklı en iyi şekilde çalışabilmesi yapılan her işlemin doğru şekilde gerçekleşebilmesi için bu en önemli en dikkatli olunması gereken durumdur. Araçlar zamanla bazı sorunları ortaya çıkarabilmektedir. Kimi zaman bu sorun hemen kimi zaman ayalar sonra kimi zaman da yıllar sonra ortaya çıkabilmektedir. Ancak bir aracın bakımını temizliğini uzun süreli bekletmeniz demek sonrasında çok ama çok büyük problemlerin ortaya çıkması demektir.
Turbo tamiri yapılan araçların sonrasında sorunsuz ilk aldığınız gün gibi çalışabilmesi için oldukça önemlidir. Araç için çok gerekli olan temizlik motor bakımı ve çeşitli bakım periyotları zamanla ihmal edilmeden yapılması gerekenlerdir. Araç sahibi olan çoğu kişi bakımın çok gerekli olduğunu düşünmemektedir. Çünkü bakım fikri akla pek çok olumsuzlukları akla getirmektedir. Çoğumuz da bu işi yani bakım için harcanacak olan zamanı ve parayı gereksiz görmektedir. Neden sık sık para ve zaman harcansın ki? İşte tam da bu nedenlerden dolayı turbo tamiri durumlarının önüne geçebilecek olan turbo bakımları araç kontrolleri her zaman ertelenebilen durumlar olarak değerlendirilmektedir.
Turbo tamiri yapılan araçlar için yani sonrasında yapılacak kontroller hem kullanım sırasında hem de turbo tamiri firmalarına ara ara gösterilmelidir. Araç için yapılan her işlemin doğru şekilde gerçekleştirilmesi ve bu durumun da kontrollerle sağlanması daha güvenli daha uzun ömürlü bir araç kullanımına yardımcı olacaktır ki bu da araç için en çok aranan durumlar arasında yer almaktadır.
submitted by gunerkan to u/gunerkan [link] [comments]

Sosyalizme Çağrı (Marksizm Hakkında) – Gustav Landauer – 13

Sosyalizme Çağrı (Marksizm Hakkında) – Gustav Landauer – 13
https://preview.redd.it/0kz6c67ul6p51.jpg?width=794&format=pjpg&auto=webp&s=7bc8d92d8aca416f0fcc48b7e09ab2bf8319b28d

Marksizm

7.2

Adalet her zaman insanlar arasında hüküm süren ruha bağlı olacaktır ve ruhun şu anda gerekli ve mümkün olduğunu, daimi bir şeyler elde etme konusunda bir biçim şeklinde billurlaşacağını ve geleceğe bir şey bırakmayacağını düşünen herhangi bir kişi sosyalizmin ruhunu hiç bilmiyordur. Ruh her zaman hareket etmekte ve yaratmaktadır ve yarattığı her zaman yetersiz olacaktır ve mükemmellik hiçbir zaman imge ya da fikir olması dışında bir vakıa olmayacaktır. Tek kalemde standart kurumlar yaratmayı istemek boş ve yanıltılmış bir çaba olacak, sömürü ve tefecilik için her olasılığı otomatik olarak dışarıda bırakacaktır. Zamanımız, otomatik işlev gören kurumların yaşayan ruhu ikame ettiği zaman ne ile sonuçlandığını göstermiştir. Her neslin kendi ruhuna uygun olanı cesaretle ve radikal bir biçimde sağlamasına izin verin. Daha sonraları devrimler için yine yeterli bir sebep olmalıdır ve bu devrimler, yeni ruh, kaçan ruhun rijit kalıntılarına karşı çıktığı zaman ihtiyaç haline dönüşür. Bu bakımdan özel mülkiyete karşı mücadele muhtemelen pek çok kişinin, ör. Sözde Komünistlerin, büyük ihtimalle inandığının aksine tamamen farklı sonuçlara yol açacaktır. Özel mülkiyet sahiplikle aynı şey değildir ve ben gelecekte en güzel şekilde çiçeklenen özel sahiplik, kooperatif sahipliği, topluluk sahipliği görüyorum. Sahiplik, kesinlikle sırf nesnelerin ya da en basit araçların doğrudan kullanımı olmayıp oldukça korkulan boş inanç kaynaklı her tür üretim aracıdır, ev ve toprak sahipliğidir. Bin yıllık ya da sonsuza kadar sürecek nihai hiçbir güvenlik tedbiri alınmayacak fakat büyük, kapsayıcı eşitleyiş ve iradenin yaratılması bu eşitlemeyi periyodik olarak tekrarlayacaktır.
“Sonra yedinci ayın onuncu gününde tüm toprağınızda eşitleme gününü ilan etmek için (trompet çalacaksınız?)…” Ve ellinci yılı kutsayacak ve toprağınızda oturan herkes için serbest bir yıl ilan edeceksiniz; çünkü o sizin jübile yılınızdır ve aranızdaki herkes kendi mülküne ve ailesine geri dönecektir.
“Bu herkesin kendisine ait olanı yeniden elde ettiği jübile yılıdır.”
Kulakları olan herkesin duymasına izin verin.
Trompetiniz toprağınızın her tarafından duyulsun!
Ruhun sesi, insanlar bir arada olduğu müddetçe tekrar ve tekrar çalacak olan trompettir. Adaletsizlik her zaman kendisini devam ettirmek isteyecektir ve her zaman, insanlar gerçekten var olduğu müddetçe, adaletsizliğe karşı isyan olacaktır.
Anayasa olarak isyan, kaide olarak dönüşüm ve devrim, niyet olarak ruh vasıtasıyla düzen ilk ve son kez tesis edilir; işte bu Musavari sosyal düzenin büyük ve kutsal kalbidir.
Buna yine ihtiyacımız var: ruh ile gerçekleştirilen yeni bir nizam ve dönüşüm eşyayı ve kurumları nihai bir biçim şeklinde tesis etmeyecek fakat kendisini bunların içinde sürekli iş başında ilan edecektir. Devrim toplumsal düzenimizin bir parçası olmalıdır, anayasamızın en temel kaidesine dönüşmelidir. Ruh kendisi için yeni biçimler, katı olmayan türde hareket biçimleri, özel mülkiyete dönüşmeyen, sömürü ya da kibir ile değil sadece güvence ile çalışma imkânı sağlayan sahipliği, kendinden değil ticaret ile ilişkisi bakımından değer taşıyan ve de kullanımı için koşulları içeren, günümüzde ölümsüz ve öldürücü iken süresi dolabilen ve tam da bu yüzden canlılık kazanan bir takas aracı yaratacaktır.
Ruh her zaman hareket etmekte ve yaratmaktadır ve yarattığı her zaman yetersiz olacaktır ve mükemmellik hiçbir zaman imge ya da fikir olması dışında bir vakıa olmayacaktır. Tek kalemde standart kurumlar yaratmayı istemek boş ve yanıltılmış bir çaba olacak, sömürü ve tefecilik için her olasılığı otomatik olarak dışarıda bırakacaktır.
Aramızda yaşama sahip olmak yerine ölümü pekiştirdik. Her şey bir nesneye ve objektif bir puta indirgendi. Güven ve mütekabiliyet yozlaşarak sermayeye dönüştü. Ortak çıkar devlet ile ikame edildi. Davranışımız, ilişkilerimiz esnek olmayan şartlara dönüştü ve orada burada korkunç kırılmalar ve kargaşalarla uzun zaman aşımlarından sonra bir devrim patlak vermiş, bu da dolayısıyla ölüm, yaşamadan ölen kurumlar ve katı, değiştirilemez gerçeklikler üretmiştir. Şimdi tesis edilebilecek tek ilkeyi, temel sosyalist kavrayışla örtüşen ilkeyi (bir eve, o evde çalışma ile üretilenden daha fazla olan hiç bir tüketici değeri girmemelidir çünkü insan dünyasında tek başına çalışmanın haricinde hiçbir değer yaratılmaz), ekonomimizde yerleştirerek tam iş yapalım. Kim vazgeçmek isterse ya da hiçbir şey sunmak istemezse o şekilde davranabilir, bu onun hakkıdır ve bu ekonomiyi de ilgilendirmez fakat hiç kimse koşullardan dolayı mülksüz kalmışsa hiç bir şey yapmaya zorlanmamalıdır. Yine de bu ilkenin tekrar uygulanması için araçları her yerde farklı olacaktır ve bu ilke sadece tekrar tekrar yeniden uygulandığı müddetçe yaşayacaktır.
Marksistler yeryüzünü sermayeye bir tür eklenti olarak görmüş ve bununla ne yapacağını hemen hiç bilememiştir. Gerçekte sermaye birbirinden oldukça farklı iki şeyden oluşur: birincisi, toprak ve toprağın ürünleri, parseller, binalar, makineler, aletler ki toprağın parçası olduğu için “sermaye” olarak adlandırılmaması gerekir; ikincisi insanlar arasındaki ilişki, birleştirici ruh. Para ya da takas aracı yardımıyla tüm muayyen malların uygun bir biçimde (bu durumda doğrudan diğeri için) ticaretinin yapılabildiği, doğrudan genel mallar için geleneksel bir sembolden başkaca bir şey değildir.
Bunun sermaye ile doğrudan hiç bir ilgisi yoktur. Sermaye bir takas aracı değildir ve bir sembol değil bir olasılıktır. Çalışan birinin ya da grubun özel sermayesi, muayyen bir zaman diliminde muayyen ürünler üretme olasılıklarıdır. Bunun için kullanılan maddi gerçeklikler, öncelikle, kendisinden daha fazla yeni ürünlerin işlenebileceği materyallerdir – toprak ve toprağın ürünleri -; ikincisi, çalışılan aletlerdir ( ayrıca toprağın ürünleridir); üçüncüsü, çalışma sırasında işçilerin tükettiği yaşam gereksinimleri, yine toprağın ürünleridir. Kişi sadece tek bir üründe çalıştığı müddetçe, o ürünü üretim sırasında ve üretim için ihtiyaç duyduğu ürün ile takas edemez; fakat çalışan tüm insanlar bu beklenti ve gerilim halindedir. Sermaye, şimdi, yalnızca umulan ürünün beklentisi ve peşin ödemesidir, itibar ve mütekabiliyet ile tümüyle aynıdır. Adil takas ekonomisinde iş talebi olan her şahıs ya da müşterileri olan her üretim grubu açlıkları ve elleri için maddi araçları, yeryüzünü ve yeryüzünün ürünlerini alır. Çünkü hepsinin mütekabil ihtiyaçları vardır ve her biri bir diğerine kendi beklenti ve gerilimden ortaya çıkan gerçeklikleri sağlar; böylelikle bir kez daha olasılık ve hazırlık gerçekliğe dönüşür vs. Dolayısıyla sermaye bir şey değildir; toprak ve ürünleri bir şeydir. Geleneksel görüş, şeyler dünyasının tümüyle müsaade edilemez ve etkili bir biçimde yanlış kopyası olduğu şeklindedir. Sanki tek ve sadece topraklardan oluşan dünya, bir şey olarak sermayenin dünyası olarak da vardı. Buna göre olasılık, ki sadece gerilim ilişkisidir, bir gerçekliğe dönüşür. Sadece bir tane objektif gerçeklik vardır, o da topraktır. Genellikle sermaye olarak adlandırılan geri kalan her şey ilişki, hareket, dolaşım, olasılık, gerilim, itibar ya da bizim adlandırdığımız gibi ekonomik işleviyle birleştirici ruhtur. Bu elbette sevgi ve nezaket gibi amatörce arzı endam etmeyecektir fakat Proudhon’un takas bankası olarak adlandırdığı amaca yönelik organları kullanacaktır.
İçinde bulunduğumuz zamana kapitalist çağ dediğimizde, bu ifade, birleştirici ruhun artık ekonomide hüküm sürmediği, fakat nesne-putun yani gerçekte bir şey olmayan bir şeyin hüküm sürdüğü, bazı şeylerin gerçekten bir şey olmadığı fakat hiç olduğu bir şey için yanlışlık yapıldığı anlamına gelir.
Bir şey olduğu düşünülen bu hiçbir şey, zengin adamın evine pek çok somut gerçeklik getirir, çünkü çok değerli [Geltung] olduğu düşünülen paradır [Geld]. Ve bu hiçbir şey söz konusu gerçeklikleri iktidar konumuna getirir. Hepsi de hiçbir şeyden değil topraktan ve yoksulun çalışmasından kaynaklanır. Çünkü ne zaman çalışma (iş) toprağa yaklaşmak istese ve nerede bir ürün bir emek aşamasından diğerine geçmek istese, tüketici sektörüne girebilmesinden önce, sahte sermaye kendisini tüm bu iş sürecine sokar ve küçük hizmetleri için sırf ödeme almakla kalmaz faiz de alır çünkü hareketsiz durmayı değil dolaşıma girmeyi çok ister.
Bir şey olduğu düşünülen ve birliğin kaybolan ruhunu ikame eden diğer bir hiçbir şey, yukarıda sık sık bahsedildiği üzere devlettir. İnsanlarla insanlar arasında, insanlarla toprak arasında, insanlar arasındaki hakiki bağ (karşılıklı çekim ve ilişki, özgür bir ruh) her nerede zayıflamışsa orada, bir engel, itiş, soğurma ve sıkıştırma olarak her yerde devreye girer. Hakiki karşılıklı çıkarın ve güvenin yerini alan sahte sermayenin vampir-benzeri yağma gücünü ifa edememesi, mülk sahipliğinin güç tarafından, devlet, devlet yasaları, yönetimi ve idaresi tarafından desteklenmiyor olsa bile haraç koyamaması gerçeği ile de ilgili olmalıdır. Fakat kişi hiç unutmamalıdır ki tüm bunlar – devlet, yasalar ve yöneticiler – insanlar için – yaşam ve eziyet imkânlarından yoksun oldukları ve birbirlerine şiddet uyguladıkları için – diğer bir deyişle insanlar arasındaki güç için sadece birer isimdirler.
O halde doğru sermaye tanımı verildikten sonra “sermaye” teriminin pek de doğru olmadığını bu bölümde gördük çünkü bu terim hakiki sermayeyi değil sahte sermayeyi belirtmektedir. Fakat biri insanlar için gerçek bağları çözmek, kabul edilmiş sözcükleri ilk kez kullanmak istediğinde bu hükümsüz de kılınamaz. Burada olan da budur.
Bu bakımdan işçiler hiç sermayeleri olmadıklarını anladığı zaman, düşündüklerinden çok daha farklı bir biçimde haklı olurlar. Sermayelerin sermayesinden, realite olan tek sermayeden – gerçi realite bir şey olmasa da – ruhtan yoksundurlar. Bu imkândan ve tüm yaşam önkoşulundan vazgeçirilmiş olan hepimiz gibi tüm yaşamların maddi koşulu da yani toprak da ayaklarının altından alınıp götürülmüştür.
Bu yüzden toprak ve ruh – sosyalizmin çözümüdür.
Ruh tarafından zapt edilen insanlar ilk önce toplum için ihtiyaç duydukları tek dışsal koşul olarak toprağı arayacaktır.
Sosyalizm bunun tersine çevrilmesidir. Sosyalizm yeni bir başlangıçtır. Sosyalizm doğaya geri dönüştür, ruhun yeniden bağışlanması, ilişkilerin yeniden kazanılmasıdır.
İnsanların ürünlerini dünya pazarında ve kendi ulusal ekonomilerinde takas ettiğinde toprağın da hareketli kılındığını çok iyi biliyoruz. Toprak uzun zamandır menkul kıymetler piyasasının nesnesine, kâğıda dönüştürülmüş durumdadır. İnsanların kendi dünya pazarlarında ve ulusal ekonomilerinde bir ürünü denk bir ürün ile takas edebilmeleri halinde, diğer bir deyişle daha büyük grupların kendi tüketimlerini ve olağanüstü kredilerini birleştirerek kendilerine olanak tanımaları halinde, bu kesinlikle sonuç verecektir, kendi kullanımları için kapitalist piyasaya başvurmaksızın yeni materyallerden giderek artan miktarlarda sanayi ürünü üretebileceğini de biliyoruz. Bundan sonra insanların zaman içerisinde sadece toprak ürünlerini değil artan bir şekilde toprağın kendisini satın alabilir hale geleceğini biliyoruz. Bu tür güçlü tüketici-üretici-birliklerin sadece kendi karşılıklı kredilerini değil nihayetinde kayda değer para sermayesini de kontrol edeceğini biliyoruz. Fakat insanlar sadece bununla tatmin olsaydı, nihai kararı yalnızca tehir ederlerdi. Toprak sahipleri toprakta büyüyen veya toprak altından elde edilen her şey üzerinde, tüm insanların yiyeceği ve sanayi hammaddeleri üzerinde bir tekele sahiptir. Devletin ve para-sermayenin daima genişleyen kısmının temelleri, toprağın özel sahipliği kaldırıldığında ve mütekabiliyet sosyalist sermaye biçimi olarak gösterildiğinde yıkılır. Fakat bu noktaya ulaşmadan önce tüketici-üretici-kooperatifleri tarafından kapitalist ticaret ve endüstri ne kadar yok edilirse, devlet ve para-kapitalizmi de toprak ileri gelenlerinin tarafında o kadar güçlü yer alacaktır. Arazi sahipliği sektörü kooperatiflere kendi üretimleri için otomatik olarak tedarik sağlamayacak, bilakis ürünlerinin fiyatını neredeyse satın alınamayacak yüksek fiyat seviyelerinde artıracaktır. Zira tıpkı sermayenin de aynı şekilde sadece hayali bir hakiki cesamete sahip olması gibi toprak sadece görünüşte akışkan ya da kâğıttır. Karar anında toprak gerçekte ne ise ona dönüşür: sahiplenilen ve alıkoyulan fiziki doğanın bir parçası.
Sosyalistler toprak sahipliğine karşı mücadeleden kaçınamaz. Sosyalizm için mücadele toprak için mücadeledir; toplumsal mesele tarımsal bir meseledir.
Şimdi Marksistlerin proleterya teorisinin nasıl muazzam bir yanlış olduğu da görülebilir. Devrim bugün olsaydı, ne yapılacağına ilişkin halkın hiçbir tabakasının bizim sanayi proleterlerininkinden daha az fikri olmazdı. Serbest kalma için duydukları özlem açısından – zira serbest kalmanın ve soluklanmanın hasretini çekmektedirler fakat hangi yeni ilişkileri ve koşulları tesis etmek istediklerine dair çok az fikirleri vardır – elbette Herwegh’in eski sloganı çok çekicidir “İşin adamı, uyan! Gücünü bil! Senin güçlü kolun durursa, tüm çarklar durur”. Bu deyiş cazibelidir, olgusal gerçeklere genel bir ifade veren her şey gibi ve bu bakımdan mantıklıdır. Genel grevin berbat bir kaos üreteceği, işçiler eğer kısa bir süre bile olsa dayanabilirlerse kapitalistlerin teslim olmak zorunda kalacağı oldukça doğrudur.
Fakat bu çok büyük bir “eğer”dir ve bugün işçiler, devrimci bir genel grev durumunda kendilerine yiyecek sağlamakla ilgili muazzam zorluklara ilişkin yeterli netlikte bir resme neredeyse hiç sahip değillerdir. Yine de ani, kapsayıcı, şiddet hamleli bir genel grev devrimci sendikalara belirleyici bir gücü şüphesiz verir. Devrimden sonraki gün, sendikalar fabrikaları ve atölyeleri işgal edecek ve dünya kâr-piyasası için özdeş ürünler üretmeye devam etmek zorunda kalacak, tasarrufları ve kârları kendi aralarında bölüşecektir – ve elde ettikleri tek sonucun durumlarının daha da kötüleşmesi, üretimin durması ve tam bir imkânsızlık olduğunu görünce şaşıracaklardır.
Kâr-kapitalizminin takas ekonomisini, doğrudan sosyalist takas ekonomisine dönüştürmek tümüyle imkânsız hale gelmiştir. Bu aktarımın birden yapılamayacağı apaçıktır; eğer tedricen uygulama için bir girişimde bulunulursa, sonuç, devrimin en berbat şekilde parçalanması, hızla müteakip taraflar arasında en vahşi mücadelelerin yaşanması, ekonomik kaos ve politik despotizm olacaktır.
Ürünlerin imalatında ve dağıtımında adalet ve akıldan çok fazla uzaklaştırıldık. Her tüketici bugün tüm dünya ekonomisine bağımlıdır çünkü kâr ekonomisi tüketici ile ihtiyaçları arasına konmuştur. Yediğim yumurtalar Galiçya’dan, tereyağı Danimarka’dan, et Arjantin’den, ekmeğim için tahıl da Amerika’dan, takım elbisem için yün Avustralya’dan, gömleğimin pamuğu, botlarım için deri ve gerekli tabaklama malzemeleri, masa, sandalye, sıra, vs için tahta, hepsi Amerika’dan gelmektedir.
Zamane insanlar ilişkilerini kaybetmişler ve sorumsuzlaşmışlardır. İlişki, insanları bir araya getiren ve onların ihtiyaçlarını karşılamak için birlikte çalışmasını sağlayan bir çekimdir. Bu ilişki, ki onsuz yaşayan insanlar olamayız, dışsallaştırılmış ve şeyleştirilmiştir. Tüccar ürünlerini kimin satın aldığını umursamaz; proleterya ne yaptığını veya nerede çalıştığını umursamaz; teşebbüsün doğal ihtiyaçları karşılama amacı yoktur; teşebbüsün tüm ihtiyaçları karşılayabilecek, düşünmeden, mümkün mertebe çalışmadan, diğer bir deyişle mümkün mertebe tabi kılınan öteki insanların çalışmasıyla, parayla, şeyleri mümkün olan en büyük miktarlarda elde etme şeklinde yüzeysel bir amacı vardır. Para ilişkileri yutmuştur ve dolayısıyla bir şeyden daha fazlasıdır. Amaçlı bir şeyin işareti, ki doğa dışında suni olarak işlenmiştir, artık büyüyememesi, çevresinden malzeme veya enerji çıkaramayıp sakin bir şekilde tüketilmeyi beklemesi, kullanılmadığı takdirde er ya da geç bozulmasıdır. Büyüyen şey kendi hareketine ve kendi nesline sahip olup bir organizmadır. Ve bu bakımdan para suni bir organizmadır; büyür, döl üretir, her nerede olursa olsun çoğalır ve ölümsüzdür.
Fritz Mauthner (Dictionary of Philosophy) “Tanrı” kelimesinin aslen “put” kelimesi ile özdeş olduğunu ve her ikisinin de “dökme (metal)” anlamına geldiğini göstermiştir. Tanrı insanlar tarafından yapılarak hayat bulan, insanların yaşamını kendisine çeken ve sonunda tüm insanlıktan daha güçlü bir hale dönüşen bir üründür.
İnsanoğlunun bugüne kadar fiziken yarattığı tek “dökme metal”, tek put, tek Tanrı paradır. Para sunidir ve canlıdır, para parayı doğurur ve para ve para ve para yeryüzündeki tüm güce sahiptir.
Kim sosyalizm için bir şeyler yapmak isterse, sezilen ve fakat bilinmeyen neşe ve mutluluğun önsezisinden işe koyulmalıdır. Hala öğreneceğimiz çok şey var: çalışma neşesi, ortak çıkar neşesi ve karşılıklı sabır neşesi. Her şeyi unuttuk yine de hepimiz içimizde onu hala hissediyoruz.
Ancak bunu göremeyen, bugün de paranın, bu Tanrının insandan çıkmış ve yaşayan bir şeye dönüşmüş, bir şey-olmayanın, ruhtan başka bir şey olmadığını, paranın deliliğe dönüşen yaşamın anlamı olduğunu hala göremez. Para servet ihdas etmez, para servettir; kendi başına (per se) servettir, para hariç hiç kimse zengin değildir. Para gücünü ve yaşamını başka bir yerden alır; para bunları yalnızca bizden edinir; parayı zengin ve bereketli bir biçimde üretken kıldıkça kendimizi, hepimizi yoksullaştırırız ve baltalarız. İnsan kadınlardan yüz binlercesinin artık anne olamadığı neredeyse abartısız bir doğruya dönüşmüştür. Çünkü korkunç para tıpkı bir vampirin erkek ve kadından hayvan sıcaklığını ve erkek ve kadının damarlarından kanını emdiği gibi döl ve sert metal verir. Biz hepimiz dilencileriz ve yoksul garibanlarız ve budalayız çünkü para Tanrıdır ve çünkü para yamyama dönüşmüştür.
Sosyalizm bunun tersine çevrilmesidir. Sosyalizm yeni bir başlangıçtır. Sosyalizm doğaya geri dönüştür, ruhun yeniden bağışlanması, ilişkilerin yeniden kazanılmasıdır.
Bizim neden çalıştığımızı öğrenmekten ve bunu uygulamaktan başka sosyalizme giden başka bir yol yoktur. Günümüz insanlarının ruhlarını sattığı Tanrı ya da şeytan için değil, ihtiyaçlarımız için çalışıyoruz. Çalışma ve tüketim arasındaki bağlantının yeniden yapılanması: işte bu sosyalizmdir. Tanrı şimdilerde çok güçlü ve her şeye kadir hale gelmiştir ki bundan böyle yalnızca teknik bir değişim, takas sisteminde reform ile kaldırılamaz.
Bu yüzden sosyalistler üyelerinin ihtiyaç duyduğunu üreten yeni topluluklar oluşturmalıdır.
Ne insanoğlunu bekleyebiliriz ne de bireyler olarak içimizdeki insanlığı bulup yeniden yaratmadığımız sürece, ortak bir ekonomi ve adil bir takas sistemi için, insanoğlunun birleşmesini bekleyebiliriz.
Her şey bireyle başlar ve her şey bireye bağlıdır. Günümüzde bizi çevreleyen ve zincirleyen şeylerle kıyaslandığında sosyalizm, insanların bugüne kadar üstlenmiş olduğu en devasa görevdir. Bu görev cebir ve zekâ da dâhil dışsal çarelerle gerçekleştirilemez.
Başlangıç noktası olarak biraz yaşamı, yaşayan ruhun dışsal biçimlerini içeren pek çok şeyi hala kullanabiliriz. Eski ortak mülkiyetin kalıntılarına, çiftçilerin ve tarla işçilerinin yüzyıllar önce özel mülkiyete geçmiş olan, asli ortak mülkiyet anılarına sahip topluluklarından ve de tarla ve zanaat işleri için ortak ekonomiyi hatırlatan geleneklerden faydalanılabilir. Çiftçinin kanı pek çok kent proletaryasının damarlarında hala dolaşmaktadır; Kent proletaryası bunu tekrar dinlemeyi öğrenmelidir. Amaç, hala çok uzak olan amaç, bugün genel grev olarak diğer bir deyişle, başkaları, zenginler, putlar ve canavarlık için çalışmayı reddetmek şeklinde adlandırılmaktadır. Genel grev – fakat elbette ki bugün ilan edildiği şekilde ve anlık başarısının çok belirsiz ve nihai başarısızlığının mutlak kesin olduğu başkaldırı ile birlikte kollar çapraz tutulu pasif genel grevden farklı olan genel grev – kapitalistlere şöyle seslenir: “En uzun kimin dayanabileceğini görelim!” Genel bir grev, evet! Fakat aktif olan bir grev, zaman zaman devrimci genel grevle ilişkili, sade dilde “yağmalama” denilenden çok farklı bir eylem. Aktif genel grev yalnızca çalışan insanların faaliyetlerinin, emeklerinin bir gıdımını bile başkalarına vermeyi reddedebildiği, sadece kendi ihtiyaçları, kendi gerçek ihtiyaçları için çalıştığı zaman muzaffer olacaktır. Bu hala çok uzaktır – fakat sosyalizmden hala çok uzak olduğumuzun, uzun, çok uzun bir yola başladığımızın farkında olmayan kim? İşte bu yüzden Marksizmin can düşmanıyız: çünkü Marksizm çalışan insanların sosyalizmle başlamalarını engellemiştir. Tamah ve zorluğun taşlaşmış dünyasından bizleri çıkaracak olan sihirli sözcük “grev” değil, “çalışmak”tır.
Tarım, endüstri ve zanaat, akli ve fiziki çalışma, öğretme ve çıraklık sistemi yeniden birleştirilmelidir; Peter Kropotkin bunu başarma yöntemlerine dair kendi kitabı Tarla, Fabrika ve Atölye’de çok değerli şeyler söylemiştir.
Halktan, tüm halktan, tüm halkımızdan umudumuzu kesmemeliyiz. Elbette bugün halklar yoktur. Devlet ve para halkın, diğer bir deyişle ruhla birleşmiş insanların yerini alırken bireyler bölünmüş insan parçalarına indirgenmiştir.
Yalnızca ilerlemeci ve ruhsal olan bireyler bir kez daha halkın ruhu ile dolduğu zaman, halkın ön bir biçimi yaratıcı insanlarda yaşadığında ve yürekleri, akılları ve elleri ile hakikatte gerçekleşme talep ettiğinde Halk, varlığa döndürülebilir.
Sosyalizm, her tür bilgiyi gerektirse de bir bilim değildir – doğru yolu yürümek adına, hurafeyi ve yanlış yaşamı terk etmek için gerekli bir koşuldur. Bununla birlikte sosyalizm kesinlikle bir sanat, canlı malzemeyle inşa eden yeni bir sanattır.
Şimdi, tüm sınıflardan kadınlar ve erkekler halka varmak için halkı terk etmeye çağrılmaktadır.
Çünkü işte görev budur: halktan umudu kesmemek fakat aynı zamanda halkı beklememek. Her kim içinde taşıdığı halk cevherine hakkını verirse, her kim kendisi gibi başkaları ile bu doğmamış tohumun ve basıncın hayali biçiminin hatırına, sosyalist düzeni gerçekleştirmek için yapılabilecek her şeyi gerçeğe dönüştürmek amacıyla birleşirse halkı halka gitmek üzere terk eder.
Sosyalizm, kendisi için birleşen, var olan adaletsizlik için en derinden tiksinti ve hakiki bir toplum oluşturma için en güçlü arzuyu ve özlem hissini duyanların sayısına bağlı olarak farklı bir gerçekliğe dönüşecektir.
O halde sosyalist haneleri, sosyalist köyleri, sosyalist toplulukları kurmak için birleşelim.
Kültür herhangi bir özel teknoloji biçimine ya da ihtiyaçların tatminine değil, adaletin ruhuna dayanır.
Sosyalizm çevremizde ve içimizde berbat koşullar yüzünden acı çeken herkesin davasıdır ve çoğu sınıf yakında herkesin bugün şüphe ettiğinden daha çok acıya katlanacaktır. İşçi birlikleri dâhil hiç kimse ahlak ve kendi kefareti açısından parasını tek kalemde vermek ve bu para ile sosyalizmin başlangıcı için toprağı özgürleştirmek dışında sahip olduğu parası ile daha iyi bir şey yapamaz. Toprak özgür olduğunda hiç kimse bu toprağın satın alındığını söyleyemeyecektir
Kim sosyalizm için bir şeyler yapmak isterse, sezilen ve fakat bilinmeyen neşe ve mutluluğun önsezisinden işe koyulmalıdır. Hala öğreneceğimiz çok şey var: çalışma neşesi, ortak çıkar neşesi ve karşılıklı sabır neşesi. Her şeyi unuttuk yine de hepimiz içimizde onu hala hissediyoruz.
Sosyalistlerin kapitalist pazar ile mümkün mertebe irtibatlarını kestiği ve dışarıdan hala gelmesi gereken değer kadar ihracat yaptığı bu yerleşimler sadece küçük başlangıçlardır ve denemelerdir. Böylelikle insan kitleleri, topluluğun yüreğindeki neşe, kendisi ile mutmain yeni ilkel saadete imrenme ile üstesinden gelecektir ki bunlar ülke üzerinde parlamalıdır.
Gerçeklik olarak sosyalizm yalnızca öğrenilebilir; sosyalizm, tüm yaşam gibi bir girişimdir. Şiirsel sözcükler ve betimlemelerle biçimlendirmeye çalıştığımız her şey – işteki çeşitlilik, akli çalışmanın rolü, en uygun ve en az sorgulanabilir takas aracı biçimi, hukuk yerine sözleşmenin takdimi, eğitimin yenilenmesi, tüm bunlar gerçekleştirme eyleminde gerçeğe dönüşecek ve kesinlikle önceden belirlenmiş bir şablona göre düzenlenecektir.
Muhtemelen ileride, düşünce ve tahayyülde net olarak ortaya konmuş biçimlere sahip toplulukları ve sosyalizm topraklarını beklemiş ve öngörmüş olan kişileri hatırlayacağız. Realite kendi bireysel oluşumlarından farklı görünecektir fakat onların bu imgelerinden kaynaklanacaktır.
Burada Proudhon’u ve onun keskin bir biçimde tanımladığı, sözleşme ve özgürlük ülkesine dair asla belirsiz olmayan tasavvurlarını hatırlayalım. Henry George, Michael Flürscheim, Silvio Gesell, Ernst Busch, Peter Kropotkin, Elise Reclus ve başka pek çok kişi tarafından görülmüş ve tarif edilmiş birçok iyi şeyi hatırlayalım.
Hoşumuza gitse de gitmese de geçmişin varisleriyiz; gelecek nesillerin bizim varislerimiz olması için irade toplayalım ki böylece tüm yaşamımızda ve eylemlerimizde gelecek nesilleri ve çevremizdeki insan kitlelerini etkileyelim.
Bu tümüyle yeni bir sosyalizm, yeniden yeni olan bir sosyalizmdir; zamanımız açısından yeni, ifade açısından yeni, geçmişe dair görüşü açısından yeni, pek çok ruh halleri açısından da yenidir. Neyin var olduğuna yeni bir bakışla bakmamız da gerekmektedir: insan sınıflarına, kurumlara ve geleneklere yeniden bakmalıyız. Şimdilerde köylüleri tümüyle yeni bir ışık altında görüyoruz ve bize nasıl muazzam bir görev (onlara konuşmak, aralarında yaşamak ve içlerinde solan ve körelen şeyleri – dini, dışsal ya da yüce bir güce inanç değil, yaşadığı müddetçe birey insanoğlunun kendi içindeki gücüne ve mükemelleştirilebilirliğine inanç – canlandırmak ve yeniden diriltmek görevi) bırakıldığını biliyoruz. Köylünün ve toprak sahibi olmaya sevgisinin nasıl korkulan olduğunu [biliyoruz]: köylülerin çok fazla toprağı yoktur, çok az toprağı vardır ve bu onlardan alınmamalıdır, onlara verilmelidir. Fakat elbette herkes gibi onların da her şeyden önemlisi ihtiyaç duyduğu şey ortak, komünal ruhtur. Ancak onlarda bu ruh, kentli işçilerdeki kadar çok gömülmüş değildir. Sosyalist yerleşimcilerin sadece mevcut köylere gidip oralarda yaşamaları gerekmektedir ve canlanabilecekleri ve on beşinci ve on altıncı yüzyılda içlerinde olan ruhun bugün bile yeniden uyandırılabileceği görülecektir.
insanlara bu sosyalizmden yeni bir dille bahsedilmelidir. Burada birinci, ilk girişimde bulunulmaktadır. Bizler, bizler ve başkaları bunu daha iyi yapmayı öğreneceğiz. Bizler ruhsuz sosyalist biçim olan kooperatiflere ve amaçsız cesaret olan sendikalara sosyalizmi getirmek istiyoruz.
İstesek de istemesek de konuşma ile kalmayacağız; daha ileri gideceğiz. Şimdiki zaman ile gelecek zaman arasında bir boşluk olduğuna artık inanmıyoruz; biliyoruz: “Amerika ya buradadır ya da hiçbir yerdedir”. Şimdi, şu anda yapmadığımız ne varsa onu hiçbir zaman yapmayacağız.
Tüketimimizi birleştirebilir ve her tür paraziti yok edebiliriz. Kendi tüketimimiz için mal üretmek üzere bir sürü zanaat ve endüstri tesis edebiliriz. Bunda, kooperatiflerin şimdiye kadar ilerlediğinden daha ileriye gidebiliriz, zira onlar kapitalist-yönetimli teşebbüs ile rekabet etme fikrinden hala kurtulamıyorlar. Onlar bürokratik, onlar merkeziyetci; işverene dönüşmenin ve sendikalar üzerinden işçileri ile sözleşme aktetmenin dışında kendilerine yardım edemezler. Tüketici-üretici-kooperatifte her bir kişinin kendisi için hakiki bir takas ekonomisi içerisinde çalıştığı, bu ekonomi içerisinde kârlılığın değil işin verimliliğinin belirleyici olduğu; pek çok teşebbüs biçiminin, ör. küçük teşebbüsün, kapitalizmde kârsız olsa da burada tamamen verimli olduğu ve sosyalizmde hoş karşılandığı onların aklına gelmez.
Siz ressamlar, şairler, müzisyenler bunu biliyorsunuz ve yeni halklardan çıkacak olan gücün ve şevkin ve tatlılığın sesleri şimdiden sizden bahsediyor. Tüm kimsesizliğimizde parçalanmış genç insanlar yaşıyor, sağlam insanlar, eski insanlar, test edilmiş ve onaylanmış, asil kadınlar:
Yerleşimler kurabiliriz, gerçi bunlar bir çırpıda kapitalizmden tümüyle kaçamazlar. Fakat biz sosyalizmin bir yol, kapitalizmden uzak bir yol olduğunu ve her yolun bir başlangıcının olduğunu biliyoruz. Sosyalizm, kapitalizmden çıkmayacaktır, ondan uzakta büyüyecektir; kendisini kapitalizme kapatacaktır.
Toprak satın alma aracı ve bu yerleşimlerin ilk işletim fonları, sendikalar ve bize katılan işçi grupları vasıtasıyla ve bize ya tamamen katılmış ya da en azından davamıza katkıda bulunan zengin adamlar kanalıyla tüketimlerimiz bir havuzda toplanarak elde edilecektir. Tüm bunları beklemekte ve bu beklentiyi ilan etmekte tereddüt etmiyorum. Sosyalizm çevremizde ve içimizde berbat koşullar yüzünden acı çeken herkesin davasıdır ve çoğu sınıf yakında herkesin bugün şüphe ettiğinden daha çok acıya katlanacaktır. İşçi birlikleri dâhil hiç kimse ahlak ve kendi kefareti açısından parasını tek kalemde vermek ve bu para ile sosyalizmin başlangıcı için toprağı özgürleştirmek dışında sahip olduğu parası ile daha iyi bir şey yapamaz. Toprak özgür olduğunda hiç kimse bu toprağın satın alındığını söyleyemeyecektir – kendisi de bunu hissetmeyecektir bile -. Çok titiz olmayın, siz işçiler: ayakkabı, pantolon, patates, ringa balığı satın alıyorsunuz; siz, çalışan ve acı çeken insanlar, talihinizin şu ana kadar size oynattığı rol ne olursa olsun, kendi özgürlüğünüzü adaletsizlikten satın almak için gücünüzü bir araya toplamanız ve şu andan itibaren kendi topluluğunuz için ihtiyacınız olanı kendi toprağınız üzerinde yapmanız güzel bir başlangıç olmaz mıydı?
Unutmayalım: eğer doğru ruha sahipsek, o zaman toplum için ihtiyaç duyduğumuz her şeye sahibizdir: bir şey hariç: toprak. Toprak için açlık başınıza gelmeli, siz büyük şehrin insanları!
Kendi kültürleri ile sosyalist koloniler toprakta her yerde, kuzeyde, güneyde, doğuda ve batıda, kâr ekonomisinin süfliliğinin ortasında, her ilde dağıldığında ve görüldüğünde, tarifsiz fakat sessiz tutumlarında yaşama sevinci hissedildiğinde imrenme giderek artacaktır. O zaman, inanıyorum ki halk ilerleyecektir. Halk görmeye, bilmeye ve emin olmaya başlayacaktır. Dış görünüşte sosyalistçe, müreffeh ve keyifli yaşamak için sadece tek bir şey eksik olacaktır: toprak. Ve ardından halklar toprağı özgür kılacak ve artık sahte tanrı için değil insanlar için çalışacaktır. Sonra? Sadece başla: en küçük ölçekte ve en az sayıda insan ile başla.
Devlet, diğer bir deyişle hala cahil olan kitleler, imtiyazlı sınıflar ve her ikisinin de temsilcileri, icrai ve idari kast, bu işe başlayanların yolu üzerinde en büyük ve en küçük engelleri yerleştirecektir. Bunu biliyoruz.
Tüm bu engeller, eğer gerçek engeller iseler, onlarla bizim aramızda en küçük bir boşluk bırakılmaması için yakın ve bir arada durmamız halinde yok edilecektir. Bunlar artık sadece beklentilerde, hayallerde, korkulardaki engellerdir. Bunu şimdi görüyoruz: zamanı geldiğinde yolumuzu her tür engelle kapatacaklardır – ve bu yüzden bizler bu arada hiçbir şey yapmamayı seçeceğiz.
Köprüyü, köprüye geldiğimizde geçeceğiz! Şimdi ileri doğru hareket edelim ki böylece çoğalalım.
Hiç kimse halka şiddet uygulayamaz, bu halkın kendisi hariç.
Ve halkımızın büyük bir kısmı adaletsizliğin ve kendilerine bedenen ve ruhen zarar verenin tarafını tutacaktır çünkü ruhumuz yeterince güçlü ve ikna edici değildir.
Ruhumuz ateş almalı, aydınlatmalı, baştan çıkarmalı ve cezbetmelidir.
Konuşma bunu hiçbir zaman tek başına başaramaz; en güçlü, öfkeli ya da en nazik konuşma dahi yapamaz.
Sadece örnek, bunu başarabilir.
Örneklemeliyiz ve yol göstermeliyiz.
Örneklemek ve Fedakârlık ruhu! Geçmişte, günümüzde ve gelecekte, bu şekilde yaşamayı sürdürmenin imkânsızlığından dolayı her daim isyanda olan bu düşünceye fedakârlık üstüne fedakârlık yapılacaktır.
Şimdi, doğru yaşam biçimi için örnek sunmak üzere başka tür fedakârlıklar, kahramanca olmayan, sessiz, etkileyici olmayan fedakârlıklar yapmak gerekmektedir.
Sonra az olan çoğa dönüşecek ve çok olan da az olacak. Yüzlerce, binlerce, yüzbinlerce -çok az çok az!
Yine de engeller aşılacak zira doğru ruh sahibi olanlar kurarak en güçlü engelleri yok edecek.
Sosyalizmi inşa etmek için elinden geleni yapmak isteyen herkese çağrıda bulunuyorum. Sadece şu an gerçektir ve insanlar şu an yapmadığı her şeyi birden yapmaya başlamayacak, sonsuza dek yapmayacaktır. Hedef halktır, toplumdur, topluluktur, özgürlüktür, güzelliktir ve yaşam sevincidir.
Ve nihayet, nihayet çok uzun zamandır parlamış ve alevlenmiş olan sosyalizm, en sonunda ışık yayacak. Ve insanlar ve halklar büyük bir kesinlikle bilecekler: sosyalizm ve sosyalizmi gerçekleştirecek araçlar, tümüyle ve topyekûn, kendi içlerindedir, onların arasında bulunmaktadır ve sadece tek bir şeyden yoksundurlar: toprak! Ve toprağı özgür kılacaklar çünkü hiç kimse halka engel çıkarmayacak zira halk artık sosyalizme gölge etmeyecek.
Sosyalizmi inşa etmek için elinden geleni yapmak isteyen herkese çağrıda bulunuyorum. Sadece şu an gerçektir ve insanlar şu an yapmadığı her şeyi birden yapmaya başlamayacak, sonsuza dek yapmayacaktır. Hedef halktır, toplumdur, topluluktur, özgürlüktür, güzelliktir ve yaşam sevincidir. İnsanların slogan atmasına ihtiyacımız var; bu yaratıcı arzu ile dolmuş herkese ihtiyacımız var; eylem adamlarına ihtiyacımız var. Bu sosyalizm çağrısı, ilk başlangıcı yapmak isteyen eylem adamlarına ithaf olunur.
Bu kelimeleri ve kelimelerin arkasındaki hissiyatı hâlihazırda kendisine ithaf edildiği zaman duymamış olan herkese şimdi kısmen söylenmesine izin verin: insanların bizleri anlayabilmesi için benzeri pek çok fikri seslendirdiğimiz ve yanlış uygulanmış ya da yetersiz eğreti, güncel kelimeleri reddettiğimiz gibi, aynı durum bu kelimenin, sosyalizmin başına da gelebilir. Belki de bu çağrı daha iyi, daha derin ve daha ümit verici bir kelime bulma yolunun da başlangıcıdır. Herkes hâlihazırda bilmelidir ki sosyalizmimizin kırsal, pastoral barış ile sırf ekonomiye ve hayatın gerekleri için çalışmaya adanmış geniş bir yaşam arzusuyla ya da muhteşem rahatlıkla hiçbir ortak yanı bulunmamaktadır. Burada ekonomiden çok konuşuldu; ekonomi kendi yaşamımızın temelidir ve öyle dönüşmelidir ki hakkında az konuşulur hale gelsin. Selam olsun içinde olduğumuz bu zamanda hiç bir ekonomiye ve hiçbir mekâna katlanmayan siz avarelere, berduşlara ve serserilere. Selam olsun yaratıcılığı zamanı aşan sanatçılara. Selam olsun yaşamlarını soba borusunda pörsütmek istememiş siz eski savaşçılara! Bugünün savaş, savaş tehditleri ve vahşilik dünyasında ne varsa hepsi neredeyse tümüyle kimsesizlik ve tamahın yalnızca kaba bir maskesidir: kişilik, vefa ve şövalyelik ender bulunur hale gelmiştir. Selam olsun, hiçbir kelimenin dışarı çıkmadığı kalplerinin derinliklerinde önerileri olan siz kekemelere, siz sessiz olanlara: bilinmeyen yücelik, konuşulmayan mücadeleler, ruhun derinden acı çekişi, delişmen neşeler ve kederler şu andan itibaren hem bireyler hem de halklar açısından insanoğlunun talihi olacaktır.
Siz ressamlar, şairler, müzisyenler bunu biliyorsunuz ve yeni halklardan çıkacak olan gücün ve şevkin ve tatlılığın sesleri şimdiden sizden bahsediyor. Tüm kimsesizliğimizde parçalanmış genç insanlar yaşıyor, sağlam insanlar, eski insanlar, test edilmiş ve onaylanmış, asil kadınlar: orada burada, kendi bildiklerinden daha fazlası olan çocuk kalpli insanlar yaşıyor. Her birinin içinde bir gün yeni insanları ele geçirecek ve şekillendirecek ve ileri sürecek inanç ve büyük neşe ve büyük acının kesinliği yaşıyor. Acı, kutsal acı: gel, ah gel yüreklerimize! Bulunmadığın yerde barış asla olmayacak. Siz hepiniz – ya da o zamanlar çok mu azdınız?- rüyanın güldüğü ve ağladığı siz hepiniz, eylem soluyan siz hepiniz, içinizde derin coşkuyu hisseden siz hepiniz, günümüzde çevremizde olan hırpani saçmalık ve süflilik için değil sefalet ve zorluk denen dava ve delilik ve gerçek sıkıntı için umutsuzluğa kapılmak isteyen siz hepiniz, bugün yalnız olan ve içinde içsel bir biçim, imge ve bastırılmış yaratıcı enerji ritmi barındıran siz hepiniz, yüreklerinizden buyurabilen siz hepiniz: sonsuzluk adına, ruh adına, hakiki yol olmak isteyen imge adına insanoğlu helak olmasın. Bugün kendisine zaman zaman proletarya, zaman zaman burjuva, zaman zaman yönetici kast denen gri-yeşil, kalın çamur ve her yerde, yukarıda ve aşağıda bulunan tiksindirici kütleden başka bir şey değildir. İnsanlar tarafından çarpıtılan bu korkunç itici tamahın, doymuşluğun, yozlaşmanın bundan böyle bizi kirletmesine ve boğmasına izin verilemez: hepsi sosyalizme çağrılmaktadır.
Bu bir ilk sözdür. Daha da fazlası söylenmelidir. Söylenecektir. Burada çağrılan ben ve diğerleridir.
Çev: Nesrin Aytekin
https://itaatsiz.org/?p=5545
submitted by karanotlar to u/karanotlar [link] [comments]

Seo Anahtar Kelimeler Nedir? | Seo Neden Önemli? | Dijital Reklam Ajansı

Seo Anahtar Kelimeler Nedir?

Arama motorları için optimize edilmiş bir web sitesi, potansiyel ziyaretçi tabanı olarak arama motorlarını sitenize bağlamaya yardımcı olan SEO anahtar kelimeler “aynı dili konuşur”. Anahtar kelimeler SEO’nun ana unsurlarından biridir.
Başka bir deyişle, kullanıcıların sizi bulmasını kolaylaştırmak için sunduğunuz ürünleri, hizmetleri veya bilgileri nasıl aradıklarını bilmeniz gerekir; aksi takdirde yanlış anahtar seçiminde satmış olduğunuz ürünü Google ziyaretçiye göstermez. Bu nedenle, bir anahtar kelime listesi geliştirmek, herhangi bir arama motoru optimizasyonu girişiminin ilk ve en önemli adımlarından biridir. Anahtar kelimeler diğer tüm SEO çalışmaları için temel olduğundan, SEO anahtar kelimelerinizin kitleniz ile son derece alakalı olmasını ve etkili bir şekilde organize olmasını sağlamak için zaman ve yatırım yapmaya değer.
Doğru SEO anahtar kelimelerine yerleşmek, hem deneme hem de hata içeren hassas bir süreçtir, ancak temel bilgilerin anlaşılması kolaydır. Burada, müşterilerinizin aradıklarını araştırarak, bir arama motoru sonuçları sayfasında sıralamanıza yardımcı olacak anahtar kelimeleri keşfederek ve onları çevrim içi içeriğinizde çalışmaya yönlendirerek size yol göstereceğiz.

SEO için en iyi anahtar kelimeleri bulma

SEO anahtar kelime araştırması söz konusu olduğunda, çoğu kişi eksik bilgi veya yeni başladığından dolayı aynı hataları yapar..
Temel olarak, SEO anahtar kelime araştırması işinizin sürekli ve gelişen bir parçası olmalıdır. Eski anahtar kelimelerin periyodik olarak yeniden değerlendirilmesi gerekir. Yüksek hacimli, rekabetçi anahtar kelimelerin aksine “Güncel/Trend” anahtar kelimeler olmalıdır. Sitenizi ziyaret edenler – özellikle de hizmetlerinizi aktif olarak arayan kişiler ise – en az kaç kişinin ziyaret ettiği kadar önemlidir.
Kendinizi rakiplerinizle aynı anahtar kelimeleri kullanarak bulursanız göze çarpmazsınız. Yalnızca yeni anahtar kelime arama araçlarını denemek ve sonuçları takip etmekle kalmaz, aynı zamanda kendi araştırmanıza dayanarak deneme yapmaktan çekinmeyin.

HER ŞEY SIRAYLA

Anahtar kelime araştırması. Bunu hem web siteniz hem de içerik pazarlama stratejiniz için yapmanız gerekir. Bu sonuçlarda sunulmak için potansiyel müşterilerinizin aradığı bir dizi terim belirlemeniz gerekir. En yüksek hedef, şirketinizin Google’da kolayca bulunabilmesi olmalıdır.
Mevcut anahtar kelime araştırmasıyla web sitenizi ve blogunuzu optimize etmeye devam etmemeniz gerektiğini söylemiyorum. Diyorum ki arama hacmi çoğu zaman yavaş gelişir . Bu nedenle, yeni ve daha alakalı içerikle tekrar gözden geçirilmeden ve güncellenmeden önce bir içerikten altı ay veya daha uzun bir süre yararlanabilmeniz gerekir.

Anahtar kelime optimizasyonu ipuçları:

Seçtiğimiz anahtar kelimelerle sayfalarımızdaki içeriği optimize etmemize yardımcı olması için Yoast WordPress eklentisini kullanıyoruz. Bu eklenti, içeriğinizi analiz eder ve arama motorları için en önemli faktörlerin nasıl geliştirileceği konusunda önerilerde bulunur.

SEO için sayfa başlıkları ve meta açıklamalar nasıl olmalıdır?

En iyi sayfa başlıklarını ve meta açıklamaları yazmak için bunları benzersiz yapmalı, çok kısa veya uzun olmadıklarından emin olmalısınız, her sayfa için doğru anahtar kelime öbekleri kullanmalı, anahtar kelimeler girmemeli ve robotlar için değil, insanlar için yazmalısınız.
Bu kurallar basit ve takip edilmesi kolaydır ve iyi optimize edilmiş sayfa başlıkları ve meta açıklamalar sonucu web sitenize daha fazla trafik gelir.
Kötü yazılmış veya eksik meta açıklamalar, kullanıcıların Google’ın arama sonuçlarında bir sayfayı fark etmemesine neden olabilir; bu, sayfalarını ziyaret etmek isteyen ve rakiplerini değil işletme sahipleri için kötü bir haberdir.

Sayfa başlıkları ve meta açıklamalar nasıl optimize edilir?

Google, her arama sorgusu için sürekli olarak doğru SERP tasarımını göstermeye çalışıyor. Bu nedenle, Google’ın sonuçları gösterme biçimiyle eşleşmeyen bir sayfa başlığı veya meta açıklama yazarsanız, işlerini yaparak rakiplerinize yardımcı olursunuz.

Başlık etiketi kontrol listesi

Google başlık etiketinizi geçersiz kılabilir mi?

Evet bazen Google, SEO anahtar kelimeler ve başlık etiketinizi beğenmezse, meta açıklamanızdan ve sayfa içeriğinizden bilgi alarak arama motoru sonuçları için yeniden yazar . Bu, oluşturduğunuz kadar iyi olmayacaktır, bu nedenle kendi başlık etiketinizin tamamen alakalı, açıklayıcı, anahtar kelime açısından zengin ancak okunabilir ve doğru uzunlukta olduğundan emin olmalısınız.

Son olarak,

SEO anahtar kelimeler, başlık etiketleri ve meta açıklamalar, web sitenizin içeriğinin önemli öğeleridir. Başlık etiketi ve meta açıklama etiketleri, tanımladıkları web sayfasının içeriğiyle alakalı anahtar kelimeler içermelidir. Bu, Arama Motorlarının sayfanın ne hakkında olduğunu anlamasına ve web sayfalarınızı alakalı anahtar kelimeler veya anahtar kelime öbekleri için dizine eklemesine yardımcı olur. Başlık etiketleri ve meta açıklamalar hakkında daha fazla bilgi edinmek için bir uzmandan yardım alın.
Biajans Reklam Ajansı olarak güçlü ve deneyimli bir ekibe sahip dijital reklam ajansıyız. Reklam hesaplarının yönetimi dışında Google Ads, SEO, Web Tasarım, Video Prodüksiyon, İnstagram Reklamları, Facebook Reklamları ve Youtube Reklamları için de bize ulaşabilirsiniz. Sitenizi ücretsiz olarak analiz etmek için bize bilgilerinizi bırakın.
Daha fazla bilgi için; https://biajans.net/seo-anahtar-kelimeler-nedi
submitted by biajansnet to u/biajansnet [link] [comments]

Sosyalizme Çağrı (Marksizm Hakkında) – Gustav Landauer – 11

Sosyalizme Çağrı (Marksizm Hakkında) – Gustav Landauer – 11
https://preview.redd.it/bkq1v2rcd7e51.png?width=640&format=png&auto=webp&s=ae8b2d43ce820e78b0d7e427e4fa97d04b77f937

Marksizm 6

Dönemimizin tarihi açısından, Pierre Joseph Proudhon’un 1848 yılı Fransız Şubat Devrimi sonrasında kendi halkına adalet ve özgürlük toplumu kurmak için ne yapması gerektiğini anlattığı zaman hatırlanmaya değer bir andı. Proudhon, hala, bütün yönleriyle, zamanının tüm devrimci yoldaşları gibi, 1789’da haricen patlak vermiş ve o zamanlar hissedildiği üzere karşı devrim ve müteakip hükümetler tarafından daha başından bastırılmış olan devrim geleneğinde yaşıyordu. Proudhon dedi ki: Devrim feodalizme son verdi. Feodalizmin yerini yeni bir şeyler almalıydı. Feodalizm, Devletin ekonomi alanındaki bir düzeniydi, bağlılıkları açıkça ifade edilmiş askeri bir sistemdi. Özgürlükler yüzyıllar boyu feodalizmin altını oymuştu; sivil özgürlükler giderek daha fazla zemin kazanmıştı. Fakat bunlar, eski düzeni ve güvenliği de, eski birlikleri ve cemiyetleri de tahrip etmişti. Birkaç insan yeni özgürlük ve hareketlilik sayesinde zengin olurken, kitleler zorluğa ve güvencesizliğe maruz kalmışlardı. Hem herkes için özgürlüğü koruyup, genişletip ve yaratıp hem de güvenliği, mülk ve yaşam koşullarının büyük eşitlenişini, yeni düzeni nasıl gerçekleştirebiliriz?
Proudhon, devrimin, militarizme yani hükümete son verip vermeyeceğini; görevinin politikayı toplumsal yaşamla, politik merkeziyetçiliği ekonomik çıkarların doğrudan birliğiyle, insanlara hükmeden değil işle ilgilenen bir ekonomik merkezle ikame etmek olup olmadığını devrimcilerin henüz bilmediğini söyler.
Görünürde sıkı olan bilimin adamı Marx, gelişmenin yasa koyucusu ve dikte edeni idi. Bununla ilgili beyanlarda bulundu. Ve kendisi gelişimi belirlediğine göre o kesin olmalıydı. Olaylar bitmiş, kapalı, ölü bir gerçeklik gibi hareket etmeliydi. Bu yüzden Marksizm bir doktrin ve adeta dogma şeklinde var olur.
Proudhon diyor ki, siz Fransızlar, küçük ve orta ölçekli çiftçilersiniz, küçük ve orta ölçekli esnafsınız; tarımda, sanayide, ulaşımda ve iletişimde faalsiniz. Şu ana kadar bir araya gelmek ve birbirinizden korunmak için krallara ve onların memurlarına ihtiyaç duydunuz. 1793’te devletin kralını lağvettiniz ancak ekonominin kralını, altını elde tuttunuz. Böylelikle ülkede bela, düzensizlik ve gelecek kaygısı bıraktığınız için kralların ve memurlarının ve orduların geri dönmesine izin vermek zorunda kaldınız. Otoriter aracıları defedin. Parazitleri ortadan kaldırın. Çıkarlarınızın dolaysız birliğinden emin olun. O zaman feodalizm ve devletin varisi olan bir topluma sahip olacaksınız.
Altın nedir? Sermaye nedir? Bu, bir ayakkabı, masa ya da ev gibi bir şey değildir. Bir şey değildir, gerçek bir şey değildir. Altın, ilişki için bir işarettir. Sermaye insanlar arasında ilişki olarak ileri geri giden bir şeydir. İnsanlar arasında bir şeydir. Sermaye itibardır; itibar, çıkarların karşılıklılığıdır. Şu anda devrim içindesiniz. Devrim – heves, güven ruhu, eşitlenme coşkusu, bütün için gayret arzusu – sizin başınıza geldi, sizin aranızda oluştu: kendiniz için doğrudan karşılıklılık yaratın. Hiçbir parazit, vampir-benzeri aracı olmadan kendi çalışmanızın üretimi ile birbirinize gittiğiniz bir kurum tesis edin. O zaman hiçbir vasi otoriteye ne de en yeni beceriksizlerin, Komünistlerin, bahsettiği siyasi hükümetin mutlak iktidarının ekonomik yaşama aktarılmasına ihtiyaç duymayacaksınız. Görev şudur: ekonomik ve kamusal yaşamda özgürlüğü öne sürmek ve yaratmak ve zorluğun, güvenliksizliğin, eşyanın sahipliği değil de insan ve köle-sahipliğinin hâkimiyeti olan mülkiyetin ve tefecilik olan faizin lağvedilmesi için eşitlenmeden emin olmak. Bir takas bankası yaratın!
Takas bankası nedir? Özgürlük ve eşitlik için dışsal bir biçimden, objektif bir kurumdan başka bir şey değildir. Kim faydalı bir işle uğraşıyorsa – çiftçi, esnaf, işçiler birliği – hepsi, basitçe, çalışmaya devam etmelidir. İşin örgütlenmeye, diğer bir deyişle otoriteler tarafından emredilmesine ya da millileştirilmesine ihtiyacı yoktur. Halkın ihtiyaç duyduğu her şeyin üretimi sırasında marangoz mobilya yapar; ayakkabıcı çizme yapar; fırıncı ekmek pişirir vs. Marangozsun, ekmeğin mi yok? Elbette ki fırıncıya gidip fırıncının ihtiyacı olmayan sandalye ve dolabı teklif edemezsin. Takas banka git ve siparişlerini ve ürünlerini evrensel geçerli çeke dönüştür. Proleterler, ücret için çalışmak üzere müteşebbise bundan böyle gitmek istemiyor musunuz? Bağımsız olmak mı istiyorsunuz? Fakat ne atölyeniz, ne aletleriniz ne de yiyeceğiniz mi var? Bekleyemiyorsunuz ve kendinizi hemen mi kiralamanız gerekiyor? Lakin müşterileriniz mi yok? Diğer proleterler, siz proleterler, hepiniz, sömürücü simsarların aracılığı olmadan ürünlerinizi birbirinizden satın almak istemez misiniz? Sonra kendi alım-satımlarınızdan emin olun, siz ahmaklar! Müşteri muteberdir. Müşteri bugün adlandırıldığı üzere paradır. Sıralama her zaman yoksulluk-kölelik-iş-ürün şeklinde olmak zorunda değil midir? Karşılıklılık, eşyanın yönünü değiştirir. Karşılıklılık doğanın düzenini yeniden sağlar. Karşılıklılık paranın kurallarını kaldırır. Karşılıklılık birincildir: çalışmak ve ihtiyaçlarını karşılamak isteyen tüm insanlara imkân veren, insanlar arasındaki ruhtur.
Proudhon, hiç suçlu aramayın, herkes suçludur, diyor. Bazıları köleleştirir ve diğerleri en temel ihtiyaçları alıp götürür ya da en az ihtiyacı geride bırakır yahut acenta ve denetmenler olarak köleleştiren efendilere hizmet eder. İntikam ruhu, öfke ya da yıkıcılıktan meydana gelmeyecektir, yeni toplum. Yıkım, yapıcı bir ruh ile gerçekleştirilmelidir. Devrim ve muhafaza etme birbirini dışlamaz.
Eski Romalıları taklit etmekten vazgeçin. Jakobit[1] diktatörlük rolünü geçmişte oynadı fakat tribünlerin büyük tiyatroları ile güzel davranışlar sizin toplumunuzu yaratmaz. Gerçek hayatta yürütülmelidir. Faydalı nesneleri yeterli miktarda yaparsınız; faydalı şeyleri adil dağılım ile tüketmek istersiniz; o halde doğru bir biçimde takas etmelisiniz.
Çalışma ile yaratılmamış şeyin, der Proudhon, değeri yoktur; işçiler kapitalistlerin üstünlüğünü yaratmıştır ve siz yarattığınız değerleri saklayıp kullanamazsınız çünkü siz yalıtılan ve mal sahiplerinin servetini artıran ve böylelikle onlara köleler ve mülk üzerinde iktidar sağlayan mülksüz insanlarsınız. Fakat bu durumda o, sadece imtiyazlının elindeki birikmiş malın mevcut stoklarına bakmanın ve de bunları sadece siyaset ya da şiddet yoluyla onlardan almayı düşünmenin ne kadar çocukça olduğunu söyleyebilir. İşçiler tarafından yaratılan değer her zaman değişir, her zaman dolaşımdadır. Bugün değer, kapitalistten tüketici olarak işçi aracılığıyla kapitaliste geri döner; değer, kapitalistten tüketici işçilere gitsin fakat onlardan tekrar kapitalistlere değil, aynı işçilerin, üreten işçilerin ellerine dönsün diye kendinizin karşılıklı davranış biçimini dönüştürerek yeni kurumlar tesis edin.
Proudhon tüm bunları, benzersiz bir güçle, ciddiyet ve coşkunluğun, tutkunun ve objektifliğin büyük bileşimi ile kendi halkına söylemişti. Proudhon, devrim, çözülme, geçiş ve kapsayıcı ve temel önlemler olasılığı anında yeni toplumu yaratacak, hükümetin son yasası olacak ve hükümeti söylendiği gibi geçici hükümet yapacak bireysel adımları ve kararları önermişti.
Ses oradaydı fakat dinleyiciler yoktu. Doğru zaman oradaydı fakat geçip gitti ve şimdiyse sonsuza dek yok oldu.
Proudhon biz sosyalistlerin yeniden keşfettiği şeyi; sosyalizmin her zaman mümkün ve her zaman imkânsız olduğunu biliyordu. Sosyalizm, doğru insanlar onu istediğinde diğer bir deyişle onu eyleme koyduğunda mümkündür ve insanlar onu istemediğinde ya da sözüm ona onu isteyip ona göre harekete geçemediğinde imkânsızdır. O yüzden bu adamın sesi duyulmadı. İnsanlar onun yerine incelediğimiz ve reddettiğimiz yanlış bilimi sunan, sosyalizmin kapitalist büyük sanayinin doruk noktası olduğu ve çok az kapitalistin şimdiden neredeyse sosyalist olmuş kurumların özel mülkiyetine sahip olduğunda geldiğini, böylelikle birleşmiş proleter kitlelerin özel mülkiyeti toplumsal mülkiyete geçirmesinin kolay olacağını öğreten bir başka sesi duydu.
Sentez adamı Pierre Joseph Proudhon yerine, analiz adamı Karl Marx duyulmuş ve dolayısıyla çözülme, çürüme ve çöküşün devam etmesine izin verilmişti.
Analiz adamı Marx, kendi kelime haznesinde hapsedilen sabit, katı kavramlarla çalıştı. Bu kavramlarla Marx, gelişim yasasını açıklamak ve adeta zorla kabul ettirmek istedi.
Sentez adamı Proudhon kapalı kavramsal kelimelerin yalnızca daimi devinim için sembol teşkil ettiklerini bize öğretti. Kavramları akan devamlılık içerisinde eritti.
Özellikle detaylara hevesli olan ve Marksizm eleştirileri sıklıkla bizim eleştirilerimizle örtüşen sözde revizyonistler – bu eleştirileri büyük ölçüde anarşistlerden, Eugen Dühring ve diğer bağımsız sosyalistlerden almış olmaları da şaşırtıcı değildir – asıl taktikleri olarak adlandırılabilecek bir şeylere tedricen âşık oldular. Bu şekilde Marksizm ile birlikte sosyalizmi de, neredeyse son izine kadar reddettiler. Şu anda kapitalist toplumda işçi sınıfını parlamento ve ekonomik araçlar üzerinden teşvik edecek bir parti kurma sürecindeler.
Görünürde sıkı olan bilimin adamı Marx, gelişmenin yasa koyucusu ve dikte edeni idi. Bununla ilgili beyanlarda bulundu. Ve kendisi gelişimi belirlediğine göre o kesin olmalıydı. Olaylar bitmiş, kapalı, ölü bir gerçeklik gibi hareket etmeliydi. Bu yüzden Marksizm bir doktrin ve adeta dogma şeklinde var olur.
Proudhon, şey-kelimeleriyle ilgili hiçbir sorunu çözmeyi istememiş; hareketleri belirleyen kapalı şeyler ve ilişkiler, apaçık bir varlık, oluş, kaba görünürlük, görünmez değişim yerine ve son olarak – en olgun yazılarında – toplumsal ekonomiyi psikolojiye dönüştürmüştür. Öte yandan psikolojiyi de kaba bireysel psikolojiden – ki bireyden yalıtılmış bir şey çıkarır – insanı bir dizi sonsuz, bölünmez ve ifade edilemez oluş şeklinde tasavvur eden toplumsal psikolojiye dönüştürmüştür. Bu bakımdan Proudhonizm diye bir şey yoktur, sadece Proudhon vardır. O halde Proudhon’un belli bir an için hakikatle ilgili söyledikleri, şeylerin on yıllardır devam etmesine izin verildiği günümüzde, artık uygulanamaz. Geçerli olan yalnızca Proudhon’un düşüncelerinde baki olandır; kendisine ya da geçmiş herhangi bir tarihsel ana körü körüne dönmek için hiçbir girişimde bulunulmamalıdır.
Marksistlerin Proudhon hakkında söyledikleri, yani onun sosyalizminin küçük burjuva ve küçük çiftçi sosyalizmi olduğu, bizim de tekrar etmemize izin verin, tamamen doğrudur ve onun en yüksek unvanıdır. Onun sosyalizmi, diğer bir ifadeyle, 1848 ila 1851 arası sosyalizmi, Fransız halkının 1848 ila 1851 arası sosyalizmidir. O anda mümkün ve gerekli olan sosyalizm idi. Proudhon, bir Ütopyacı ya da bir peygamber değildi; bir Fourer de değildi, Marx da. Eylem ve kavrama adamı idi.
Burada açıkça 1848-1851 yıllarının adamı olan Proudhon’dan bahsediyoruz. Bu adam şöyle söylemişti ve yaşadığı çağ onun böyle söylemesi için teşekkül etmişti: “Siz devrimciler, eğer bunu yaparsanız, büyük dönüşümü başaracaksınız.”
1848 yılının adamından olduğu kadar öğrenecek şeyimiz olan sonraki yılların adamı, devrimden sonra söylediği devrimci konuşmaları, beyhude melodramatik ya da pornografik bir öz-taklit ile tekrar etmeyi istemedi. Her şeyin kendi zamanı vardı ve devrim sonrasındaki her an, geçmişin büyük anında yaşamları durmamış herkes için devrim öncesi zamandı. Proudhon, aldığı pek çok yaradan kaynaklı kanamaya rağmen yaşamaya devam etti. O zaman şunu sordu kendisine: “Ben, eğer yaparsanız dedim; fakat neden yapmadılar?” Cevabını buldu ve sonraki çalışmalarında bu cevabı yazdı. Bu cevabın bizim dilimizdeki karşılığı şudur: “Çünkü ruh yoktu.”
Ruh, o zaman da yoktu ve 60 yıldır da yok ve hiç olmadığı kadar derine batıp kayboldu. Şu ana kadar gösterdiğimiz her şey bir cümle ile özetlenebilir: Tarihte öngörülen sözüm ona doğru anı beklemek bu hedefi daha da uzak bir tarihe ertelemiş ve bulanık bir karanlığa itmiştir; ilerlemeye ve gelişmeye duyulan güven gerilemenin adı idi ve bu “gelişme” dış ve iç koşulları yozlaşmaya daha da çok adapte etti ve büyük değişimi hiç olmadığı kadar uzak kıldı. Marksistler, insanlar kendilerine inandığı sürece “Henüz zamanı değil!” derken haklı olacaklar ve asla daha az değil, her zaman daha fazla haklı olacaklar. Bir deyişin, bu deyiş söylendiği ve çabucak duyulduğu için doğru olduğunu söylemek yaşamış ve meydana gelmiş en korkutucu çılgınlık değil midir? Ve herkesin oluşu, sanki nihai, tamamlanmış bir oluşmuş gibi ifade etme girişiminin, insanların zihinlerinde bunun güç kazanması halinde biçim ve yaratıcılığın güçlerini eninde sonunda zayıflatmak zorunda olduğunun farkına varması gerekmez mi?
Marksizme yılmadan saldırmamızın sebebi budur. Bu yüzden işin peşini bırakamayız ve ondan tüm kalbimizle nefret etmeliyiz. Marksizm bir tarif ve bilim değildir. Öyleymiş gibi davranmaktadır; fakat acizliğe yadsıyıcı, yıkıcı ve sakatlayıcı bir çağrı, irade eksikliği, teslimiyet ve kayıtsızlıktır. Sosyal Demokrasi’nin detaylar üzerinde arı-gibi çalışması – laf arasında söyleyelim Sosyal Demokrasi, Marksizm değildir – bu yetersizlik onun yalnızca öteki yüzüdür ve yalnızca sosyalizmin orada olmadığını ifade eder zira sosyalizm küçük ve büyük meselelerde bütünü hedefler. Bu tür bir detaylı olmayan çalışma sadece kasırgadaki bir kuru yaprak gibi mevcut anlamsızlığın döngüsünde, sadece pratiğe geçirilen, sürüklenişi reddedilecektir.
Marksistlerin düşündüğü gibi sosyalizmin gelmek zorunda olmadığını söyledik. Şimdi şunu söylüyoruz: çeşitli halklar tereddüt etmeye devam ederse, kendileri açısından sosyalizmin bundan böyle hiç de mümkün olmadığı zaman gelebilir.
Özellikle detaylara hevesli olan ve Marksizm eleştirileri sıklıkla bizim eleştirilerimizle örtüşen sözde revizyonistler – bu eleştirileri büyük ölçüde anarşistlerden, Eugen Dühring ve diğer bağımsız sosyalistlerden almış olmaları da şaşırtıcı değildir – asıl taktikleri olarak adlandırılabilecek bir şeylere tedricen âşık oldular. Bu şekilde Marksizm ile birlikte sosyalizmi de, neredeyse son izine kadar reddettiler. Şu anda kapitalist toplumda işçi sınıfını parlamento ve ekonomik araçlar üzerinden teşvik edecek bir parti kurma sürecindeler. Marksistler, Hegel tarzında bir ilerlemeye inanırken, revizyonistler Darwin tarzı bir evrimin taraftarıdırlar. Artık felakete ve aniden oluşlara inanmıyorlar; kapitalizmin ani bir devrim ile sosyalizme dönüşmeyeceğine fakat tedricen daha katlanılabilir bir biçim alacağına inanıyorlar.
Bunlardan bir kaçı sosyalist olmadıklarını kabul etmeyi tercih edebilir ve parlamentarizme ve parti politikalarına, oy toplamaya ve monarşizme adaptasyonlarında şaşırtıcı bir biçimde başarılı olabilirler. Diğerleri ise kendilerini hala tümüyle sosyalist olarak görebilir. Bunlar, işçilerin özel durumlarında, sözde endüstriyel anayasalcılık sayesinde işçilerin üretimdeki payında ve tüm ülkelerde demokratik kurumların genişlemesi sayesinde kamusal ve yasal koşullarda daimi, yavaş ve fakat durmayan bir iyileşme gördüklerine inanırlar. Hem kabul ettikleri hem de kısmen sebep oldukları Marksist doktrinin başarısızlığı üzerinden kapitalizmin hâlihazırda sosyalizm yolu üzerinde bulunduğunu ve bu gelişmeyi enerjik bir biçimde teşvik etmenin de sosyalistlerin görevi olduğu sonucunu çıkarırlar. Bu görüşleriyle, Marksizm’in ilk başta söylediği şeyin çok da uzağında düşmezler. Sözüm ona radikaller de her zaman aynı yol üzerindeydiler ve sadece bu görüşün devrimcilikle kırbaçlanmış ve bir araya gelmiş seçmen kitlelerine söylenmemesi dileğine sahiptirler.
Marksistlerin revizyonistlerle olan gerçek ilişkisi şu şekildedir: Marx’ın ve onun en iyi havarilerinin aklında, koşullarımızın tamamı kendi tarihsel bağlamları içerisinde yer aldığı ve bunların genel kavramlar altında toplumsal yaşamımızın detaylarını düzenlemeye çalıştığı vardır. Revizyonistler, yerleşik genellemelerin yeni doğan gerçekliklerle örtüşmediğini çok net gören fakat yine de çağımızı külliyen, yeni ve temelde farklı bir şekilde anlamaya ihtiyaç duyan karakteristik şüphecileridirler.
Marksizm, bir süre için, çok sayıda ıskat edilmişin kendi yoksulluğunun, doyumsuzluğunun farkına varmasına ve topyekûn bir değişim için ideal bir haleti ruhiyeye yol açmıştır. Bu süremezdi çünkü söz konusu bilimsel aptallığın ektisi altında kitleler beklemeye yönelmiş ve herhangi bir sosyalist faaliyet yapamaz hale gelmiştir. Bu şekilde, kitleler, siyasi ve demagojik yöntemlerle sürekli cesaretlendirilmemiş olmasalardı, tedrici bir dinginlik ve sakinlik çoktan kitlelere geri dönerdi. Revizyonistler erken kapitalizmin en kötü barbarlığının ortadan kalktığını, işçilerin proleter koşullara daha da alıştığını ve kapitalizmin hiçbir şekilde kendi çöküşüne yakın olmadığını şimdilerde görüyorlar. Elbette bizler, bunların tamamında, kapitalizmin sürdüğü muazzam tehlikeyi görüyoruz. İşin aslı, işçi sınıfının durumu – bir bütün olarak görüldüğünde – iyileşmemiştir. Aksine yaşam daha da zor ve nahoş bir hal almıştır. O kadar nahoş bir hale gelmiştir ki işçiler neşesizleşmiş, ümitsizleşmiş ve ruh ve karakter bakımından yoksullaşmıştır. Fakat en önemlisi sosyalizm için mücadele, doğru mücadele, münhasıran acıma hislerine ya da öncelikle belli bir insan sınıfının kaderine bağlı olmaz. Toplumun temellerinin tümden dönüşümü ile ilgilidir. Hedefi yeni bir yaratımdır.
Bizim işçilerimiz bu halet-i ruhiyeyi giderek kaybetmiştir (zira hiçbir zaman halet-i ruhiyeden daha fazlası olmamıştır), çünkü Marksizmde çözülme ve iktidarsızlık unsurları başından itibaren öfke kuvvetlerinden daha güçlüydü ve herhangi bir olumlu içerikten de yoksundu. İşçi sınıfının, Tanrının ya da tarihsel zorunluluk gereği gelişimin seçilmiş insanları değil, daha ziyade en şiddetli acı çeken insanların bir kısmı olduğunu hâlihazırda bilenler açısından revizyonizm fenomeni ve onun hoşgörülü şüpheciliği sadece eylemsizlik, kararsızlık ve kitlelerin rehaveti üstündeki “ideolojik üstyapı”dır ve işçi sınıfı sefalete eşlik eden ruhsal değişimler yüzünden bilgi elde etmeyi en zor iş olarak görecektir. Bu alandaki tüm genellemelerden kaçınmak en iyisidir. İşçi sınıfı oldukça farklıdır ve acının çok farklı insanlar üzerinde her zaman çok farklı etkileri olur. Fakat acının büyük kısmı birinin kötü durumunun kavranmasıdır ve en azından bu ölçüde hiç acı çekmemiş kaç proletarya vardır!
Devrim başarısız olduktan sonraki zamanlarda, devrimden önceki bu altmış yıl boyunca, ilişkilerin nasıl değiştiğini biliyoruz. Bunlar kapitalizmin uyumunun, proleterleşmenin on yılları idi ve pek çok açıdan hâl-i hazırda kalıtsal hale gelmiş gerçek bir adaptasyondu. İnsanlar arasındaki ilişkilerde bozulma vardır ki bireysel insanlara ait pek çok bedenin şimdiden fark edilir bir biçimde çürümesine dönüşmüştür.
Yeryüzü neredeyse tümüyle keşfedildi, çok geçmeden neredeyse tamamı iskân edilecek ve buralara sahip olunacaktır. Şu anda ihtiyaç duyulan şey, bildiğimiz insan dünyasında daha önce hiç var olmamış gibi bir yenilenmedir. İşte bu, bizi çok daha fazla etkilemesi gereken bu yeni şey, zamanımızın belirleyici özelliğidir.
Burada bahsettiğimiz muazzam bir tehlikedir. Marksistlerin düşündüğü gibi sosyalizmin gelmek zorunda olmadığını söyledik. Şimdi şunu söylüyoruz: çeşitli halklar tereddüt etmeye devam ederse, kendileri açısından sosyalizmin bundan böyle hiç de mümkün olmadığı zaman gelebilir. Buna rağmen insanlar birbirine karşı çok aptalca, çok alçakça hareket edebilir. Tümüyle esarete teslim olabilir ve kendi gaddarlıklarını kabul edebilir: Tüm bunlar insanlar arasında bir şeydir, kendilerine kararlı, canlı duyguların hizmet etmesi halinde işlevsel ve gelecek nesilde ya da hâlihazırda yaşayan insanlarda değiştirilebilen bir şeydir. Toplumsal ya da genellikle söylendiği gibi psikolojik ilişkiler meselesi olduğu müddetçe bu durum henüz kötü değildir. Kitlesel sefalet, yoksulluk, açlık, evsizlik, psikolojik yılgınlık ve ahlak bozukluğu ve zevk düşkünlüğü, aptalca lüks, militarizm, ruhsuzluk – hepsi, oldukları halleriyle kötüdürler, isabetli bir doktor gelirse yaratıcı ruhtan, büyük devrimden ve yenilemeden (regeneration) çıkarsa bunları tedavi edilebilir. Fakat tüm zorluk ve baskı ve ruhsuzluk insanlar arasında bir şeyler olmaktan çıkarsa, ruhta bulunan ilişkiler bozulursa, adına ruh dediğimiz insanlar arası ilişkiler kompleksine bundan böyle rahatsızlık vermezse, kronik yetersiz beslenme yerine, alkolizm, uzun süreli acımasızlaşma, sürekli tatminsizlik, akut ruhsuzluk (ki ruh ve sosyal yapı açısından önemi, ağı açısından örümceğin önemi gibidir) bireysel bedenlerde kapsamlı etkilerle birlikte değişimlerle sonuçlanırsa, o zaman hiçbir çare yardımcı olamayacaktır ve halk ya da halkların tüm kesimleri yıkıma mahkûm olabilecektir. Halkların her zaman yok olması gibi, onlar da yok olacaktır: diğer, sağlıklı halklar bunların efendileri olur ve halkların karışımına dönüşür ve hatta bazen de kısmi imha yaşanır – eğer, en azından diğer, sağlıklı halklar hala yaşıyorsa. Kimse uluslar tarihinin ilk dönemlerinden analojilerle ucuz oyunlar oyamamalıdır. Çünkü zamanı geldiğinde, şeyler, gene, sözde ulusların göçü denilen zamanlarda yaptıkları gibi ilerlemek zorunda değildir. İnsanoğlunun başlangıç zamanlarında yaşıyoruz ve bu yeni başlamış insanoğlunun sonunun başlangıcı olabileceği tümüyle göz ardı edilemez. Belki de hiçbir çağ gözlerinin önünde dünyanın sonunun bu kadar tehlikeli bir biçimde belirdiğini biziler kadar görmemiştir.
Gerçek ilişkiler kompleksi bakımından insanoğlu, dışsal bağlarla ve içsel çekimle ve ulusal sınırları aşan dürtüyle bir arada duran bir dünya toplumu elbette ki henüz mevcut değildir. Fakat bunun vekilleri oradadır ve bunlar bir ersatz’dan daha fazlası olabilir. Bunlar, başlangıç olabilir: dünya pazarı, uluslararası anlaşmalar ya da hükümet politikaları, uluslararası örgütler ve çeşitli türde kongreler, küre çevresinde trafik ve iletişim, bunların hepsi, eşitlik olmasa bile, en azından çıkarların özümsenmesini, gelenekleri, sanatı veya sanatın modaya uygun yedeğini, teknoloji ruhunu, siyasi biçimleri daha da çok yaratmaktadır. İşçilere de bir ulustan diğerine giderek daha fazla ödünç verilmektedir. Dahası tüm ruhsal gerçeklikler – din, sanat, dil, genelde ortak ruh – orada ikişerli bulunmaktadır ya da bize doğal bir zorunluluk gereği ikişer ( birincisi birey ruhunda nitelik olarak ya da meleke olarak ve ikincisi insanlarla yaratıcı örgütler ve birliklerin iç içe geçtiği bir şeyler olarak) görünmektedir. Tüm bunlar özensiz bir biçimde ifade edilmiştir. Geçiş yaparken düzeltilebilecek olan hemen yapılacaktır fakat bu zamanda bu dil eleştirisi uçurumunun ve fikirler teorisinin (ikisi de birbirine aittir) derinine inemeyiz. Tüm bunlara şunu söylemek için değinildi: medeniyet (humanitas), humanité, humanity ve beşeriyet ki bunlara şimdilerde göstermelik merhametli bir lütuf, zayıflatılmış ve derinlik yoksunu bir ifade ile “insaniyet”(humaneness) diyoruz – tüm bu kelimeler, aslen sadece bireyde yaşayan ve hükmeden insanoğluna atfedilmekteydi. Bir zamanlar, en azından Hıristiyanlığın tam zamanında çok güçlü bir şekilde vardı, fiziken çokça hissediliyordu. Özdeş toplum olarak mütekabiliyet bireyde temerküz eden ve bireyler arasında büyüyen beşeriyete geldiğinde ancak dışsal anlamıyla gerçek beşeriyete varabileceğiz. Bitki tohumunda bulunur, tıpkı, tohumun, atalarına ait bitkilerin sonsuz zincirinin cevheri olması gibi. İnsanoğlu hakiki varlığını bireyin insaniliğinden alır. Bireyin insaniliğinin sadece geçmişin sayısız neslinin varisi olması da tıpkı böyledir. Olan şey oluştur, küçük evren (mikrocosm), evrendir (macrocosm). Birey halktır, ruh toplumdur, düşünce birlik bağıdır.
Fakat bildiğimiz birkaç bin yıllık tarihte insanoğlu ilk kez tam anlamıyla ve tam kapsamlı olarak haricen birleşmek istiyor. Yeryüzü neredeyse tümüyle keşfedildi, çok geçmeden neredeyse tamamı iskân edilecek ve buralara sahip olunacaktır. Şu anda ihtiyaç duyulan şey, bildiğimiz insan dünyasında daha önce hiç var olmamış gibi bir yenilenmedir. İşte bu, bizi çok daha fazla etkilemesi gereken bu yeni şey, zamanımızın belirleyici özelliğidir. Tüm dünyada insanoğlu yaratılmak istemektedir ve bunu, eğer birleşmiş insanoğlunun başlangıcı, sonu olmayacaksa, insanoğlunun başına güçlü bir yenilenme geldiği o anda istemektedir. Önceden bu tür bir yenilenme genellikle geri kalandan ve kültürel karışımdan ortaya çıkan yeni halklar ile ya da göç alan yeni ülkelerle özdeşti. Halklar birbirine ne kadar çok benzerse ülkeler o denli yoğun iskâna tabi oluyordu ve dışarıdan veya içeriden bu tür bir yenilenme için umut da o kadar az oluyordu. Hâlihazırda kendi halklarımızdan ümit kesmek isteyenler ya da en azından zihinlerin radikal yenilenmesi için dış dürtünün ve canlı enerjinin dışarıdan, şifalı uykularından yeni uyanmış eski halklardan gelmesi gerektiğine inananlar, hala, Çin, Hindu ya da belki Rus halkları için umut inşa edebilir. Bazıları, çocuksu Kuzey Amerikan barbarlığı arkasında belki de hala saklı kalmış bir idealizmin ve fevkalade patlak verecek coşkun bir ruha ait fazla enerjinin olduğunu yine de ümit edebilir. Ancak 40 ya da 50 yaşlarında olan bizlerin bu romantik beklentiler yüzünden gene de hayal kırıklığı yaşayacağımız ve Çinlilerin Batıyı taklitte Japonya’yı takip edeceği, Hinduların salt çürüme kanallarına hızlıca geri kaymak, vs. için yükseleceği akla yatkındır. Asimilasyon çok hızlı ilerlemektedir. Medeniyet ve medeniyetle birlikte gerçek fiziki ve psikolojik çöküş yayılmaktadır.
Vaktiyle çürüyen rafine medeniyetten ve taze kandan yeni bir başlangıç çıktığı gibi, yeniden yükselişe geçeceğimize dair kesin, yanılmaz işaretler var mıdır? İnsanoğlunun, sonradan olacağı şey: ulusların sonu için geçici, kusurlu bir kelime olmadığı kesin midir? Şimdiden yoz, pervasız ve köksüz kadınlar ve onların erkek eşleri hafif meşrepliği yere göre sığdıramıyor ve aileyi, çeşitli, özgür ve sınırsız birliktelik hazzıyla, babalığı da annelik devlet sigortası ile ikame etmek istiyorlar. Ruh özgürlük ister ve onu içerir.
İhtiyacımız olan cesareti ve ivediliği elde etmek için kendimizi bu boşluğa bırakmalıyız. Bu sefer yenilenme bilinen herhangi bir zamana kıyasla daha güçlü ve farklı olmalıdır. Sadece kültür ve beraberinde yaşamın insani güzelliğini arıyor değiliz. Bir çare arıyoruz; kurtuluş arıyoruz. Yeryüzünde bugüne kadar var olmuş en büyük dışsal katman yaratılmalıdır ve bu katman, imtiyazlı tabakada – küresel insanoğlu – şimdiden hazırlanmaktadır. Yine de bu, harici bağlarla, anlaşmalarla ve hükümetsel yapı ya da korkunç buluş olan dünya devleti ile gelemeyecek, ancak en küçük grupların, yukarıdaki tüm toplulukların yeniden tesis edilmesi ve en bireysel bireyselcilik ile gelecektir. Şümullü bir toplum inşa edilmeli ve inşa küçük ölçekte başlamalıdır; tüm mıntıkalara uzanmalıyız ve bunu da ancak çok derin kazarsak yapabiliriz zira bundan böyle dışarıdan daha fazla yardım gelemez. Artık işgal edilmemiş hiçbir toprak yoğun kalabalık halkları yerleşmeleri için davet etmeyecektir; insanoğlunu tesis etmeliyiz ve bunu ancak insanilikte bulabiliriz. Bunun da sadece bireylerin gönüllü ilişkisinde ve doğal olarak birbirlerine yakınlaşan, aslında bağımsız insanlar topluluğundan yükselmesini sağlayabiliriz.
Ancak şimdi biz sosyalistler rahat bir şekilde nefes alıp kaçınılmaz zorluğu, görevimizi, varlığımızın bir parçası olarak kabul edebiliriz. Şimdi, fikrimizin bizim benimsediğimiz bir fikir değil de bizi seçim yapmaya – ya peşinen insanoğlunun gerçek yıkımını tecrübe etmeye ya da bu yıkımın çevremizde aşınan başlangıçlarını seyretmek veya kendi eylemimizle yükselişin ilk başlangıcını yapmaya – sevk eden çok güçlü bir dürtü olduğunu içten bir kesinlikle hissediyoruz.
Burada muhtemel bir gerçekliğin bir kuruntusu olarak tehdit etmesine izin verdiğimiz dünyanın sonu elbette ki neslin ani olarak tükenmesi değildir. İçinde karşı konulamaz türde bir kaide bulma eğilimi ve analojiye karşı uyarıda bulunuyoruz çünkü kimi çöküş dönemlerinin ardından gelen büyük dönemleri biliyoruz. Durumu gözümüzde canlandırdığımızda, hangi emsalsiz hızla ulusların ve sınıfların bu kapitalist medeniyette birbirine daha da benzer hale geldiğini; proleterlerin nasıl sıkıcı, uysal, kaba, dışsal ve artan ölçüde alkolik olduğunu; dinlerini kaybetmeleri ile her tür içsel hissi ve sorumluluğu nasıl kaybettiklerini; tüm bunların fiziki etkilerinin nasıl olduğunu; üst sınıfların siyaset, kapsamlı görüş ve belirleyici eylem açısından güçlerini nasıl kaybettiğini; sanatın züppelik, modaya uygun değersiz ve arkeolojik ve tarihsel taklit ile nasıl ikame edildiğini; nasıl eski din ve ahlak ile her sıkı standardın, her kutsal ittifakın, her karakterin sağlamlığının kaybedilmekte olduğunu, kadınların yüzeysel kösnüllük ve renkli, dekoratif şehvet girdabına nasıl çekilmekte olduğunu; doğal düşünülmemiş nüfus artışının tüm halk katmanlarında azalmaya nasıl başladığını ve bilim ve teknolojinin rehberliğinde çocuksuz seks ile ikame edildiğini; sorumsuzluğun, hâkim koşullar altında neşesiz iş yapmayı artık kaldıramayan proleterlerle vatandaşlar arasındaki tam da en iyi unsurları nasıl istila ettiğini görüyoruz. Eğer tüm bunların toplumun her katmanında nevroza ve histeriye dönüşmeye başladığını nasıl görüyorsak, o zaman kişi, iyileşme için, yeni kurumların yaratılması için kendisini toplayacak olan halkın nerede olduğunu sormalıdır. Vaktiyle çürüyen rafine medeniyetten ve taze kandan yeni bir başlangıç çıktığı gibi, yeniden yükselişe geçeceğimize dair kesin, yanılmaz işaretler var mıdır? İnsanoğlunun, sonradan olacağı şey: ulusların sonu için geçici, kusurlu bir kelime olmadığı kesin midir? Şimdiden yoz, pervasız ve köksüz kadınlar ve onların erkek eşleri hafif meşrepliği yere göre sığdıramıyor ve aileyi, çeşitli, özgür ve sınırsız birliktelik hazzıyla, babalığı da annelik devlet sigortası ile ikame etmek istiyorlar. Ruh özgürlük ister ve onu içerir. Ruhun böyle birliktelikleri aile, kooperatif, profesyonel grup, topluluk ve ulus olarak yarattığı yerde özgürlük vardır ve insanoğlu da burada vücut bulabilir. Fakat ruhun yerini almış tahakkümün, cebri kurumlarında ruh yerine şimdilerde neyin köpürmeye başladığını biliyor muyuz, bu ikameye katlanabileceğimizden emin olabilir miyiz? Ruhsuz özgürlük, kösnül özgürlük, sorumsuz haz özgürlüğü? Ya da tüm bunların kaçınılmaz sonucunun en dehşetli eziyetler ve yalnızlık, en dermansız zayıflık ve hissiz umursamazlık mı olacak? Acaba bir coşkun duygu ve yeniden doğuş anı ve büyük kültürel topluluklar federasyonu devrinin anını hiç yaşayacak mıyız? Şarkıların insanlarda yaşadığı, kulelerin birliği ve coşkuyu cennete taşıdığı ve ruhlarında halkın temerküz ettiği insanları yüceltmek suretiyle büyük işlerin halkın büyüklüğünü temsil etmek için yaratıldığı zamanlar hiç olacak mı?
Bilmiyoruz ve bu yüzden buna teşebbüs etmenin görevimiz olduğunu biliyoruz. Geleceğin sözde biliminden şu anda tamamen kurtulduk. Sadece hiçbir gelişme yasası olmadığını biliyor değiliz. Güçlü tehlikeyi, şimdiden çok geç kalmış olabileceğimizi, tüm teşebbüslerimizin ve eylemlerimizin belki de artık yardımcı olamayabileceğini dahi biliyoruz. Ve bu yüzden kendimizdeki, tüm bilgilerimizdeki son bağlarımızı da atıp kurtulduk, daha fazlasını biliyor değiliz. Tarif edilmemiş ve belirsiz bir şeyler önünde ilkel bir adam gibi duruyoruz. Önümüzde hiçbir şey yok ve her şey yalnızca kendi içimizde var: bizde gelecekteki insanoğlunun değil geçmişteki insanoğlunun realitesi ya da etkinliği var; dolayısıyla bu realite ya da etkinlik aslen içimizde var. Başarı bizim içimizdedir. Bizi yolumuza koyan aldatılamaz görevimiz içimizdedir. Yapılanın ne olması gerektiğinin imgesi içimizdedir. Süflilik ve sefaleti geride bırakma ihtiyacı içimizdedir. Adalet hiç şüphesiz ve amansız içimizdedir. Karşılıklı yanıt arayan ahlak ve herkesin çıkarını tanıyan akıl içimizdedir.
Burada yazıldığı gibi hissedenler, en büyük cesareti en büyük ihtiyaçtan doğanlar, her şeye rağmen yenilenmeye teşebbüs etmek isteyenler – şimdi onların toplanmasına izin verin; çağrılanlar onlardır; uluslara ne yapılması gerektiğini söylemeleri ve halkların işe nasıl başlayacaklarını göstermeleri için onlara izin verin.
Çev: Nesrin Aytekin
[1] İngiltere kralı 2. James yanlısı.

https://itaatsiz.org/?p=5532
submitted by karanotlar to u/karanotlar [link] [comments]

Araba otomatik şanzıman türleri.

Araba otomatik şanzıman türleri.
Baş not: Bilal'e anlatılacak bir not değil, biraz karışık bir konu. Basitleştirebileceğim kadar basitleştireceğim.
Şanzıman örnekleri 2005 ve sonrası için geçerlidir. Bazı daha eski veya daha yeni örnekler de olabilir.
Ve de liste ülkemize gelen modelleri kapsar.
Tek kavrama (Yarı otomatik) otomatik şanzımanlar: Bu şanzımanlar normal bir manuelin otomatikleştirilmiş hâlidir. Debriyaj sistemini bir robot, vites sistemini bir robot kontrol ediyor diye düşünün. Vites atma ve düşürme zamanlarını birkaç sensör kontrol eder ve sizin tepkilerinize göre de vites atma zamanları değişir.
Vites geçişleri sarsıntılı ve yavaştır. Yakıt yakma olarak en düşüğü diyebiliriz. Sorun(suzluk) olarak biraz daha manuele benzerdir. Balata sistemi değişimi eninde sonunda yapılacaktır. Çok sorunlu modellerde kavrama değişimi çıkabilir.
Çift kavrama (Yarı otomatik) otomatik şanzıman: Bu şanzımanlar iki kavramanın birleşimi ile oluşmuş şanzımanlardır. Bir kavrama 1-3-5-7-9 viteslerini temsil ederken öbür kavrama 2-4-6-8-10(vites sayısı modele ve şanzıman türüne göre değişebilir, Volkswagen Grubunun DQ200 şanzımanı 7 vites iken DQ250 şanzımanı 6 vitestir. Ford-Volvo'nun (eskiden) kullandığı Powershift 6, Renault grubunun kullandığı EDC 6, Fiat grubunun TCT şanzımanı 6 vitestir.) viteslerini temsil eder. Bir kavrama bir vitesi çalıştırırken öbür kavrama bir ileri vitesi aynı anda çalıştırır. Bu sayede vites geçişleri çok hızlıdır.
Fakat her gülün de bir dikeni vardır. Sorun(suzluk) adına en sıkıntılı vites türlerindendir. Kavrama sistemi veya mekatronik sistem değişimleri 100.000 KM kullanımı civarında boy gösterirken fabrika garantisiz araçlarda 10.000 TL'den 40.000 TL'ye kadar masraf çıkartabilir. Yakıt yakma olarak yine düşüktür.
Tam otomatik şanzımanlar: Bu şanzıman sistemi planet dişlerinin kavramayla birleşmesiyle oluşan kompleks bir sistemdir. Bazı türlerinde de balata sistemi vardır. Firmalar 2000-2010 yılları arasında çok kullanırken 2010-2015 yılları arası daha çok yarı otomatik şanzımanlar kullanmıştır. 2015 yılından beri çoğu firma teker teker bireysel araçlarına tam otomatik şanzıman koymaya başladı.
Sorun(suzluk) olarak hemen hemen en iyi şanzıman budur. Dezavantajı olarak çok yakması ve yavaş vites geçmesi yatıyordu. 2015 itibarıyla bu da değişti. Modern tam otomatikler hem hızlı hem de az yakıyorlar.
Kayışlı(CVT) otomatik şanzıman sistemi: Sonsuz orana sahiptir. Firmalar bunun sayesinde istediği oranda sanal vites sistemi yaratabilirler. Aynı şekilde motorun son gücünü kullanmaya çalışırsanız da sanal vites sistemini bırakıp son devirde tam çalışmasına olanak sağlar. Daha çok atmosferik motor araçlarda kullanılır(atmosferik motorlar yüksek devirlerde tork verdiğinden dolayıdır).
Sorun(suzluk) adına zincir kayışlılar sorunsuz ilân edilir. Fakat aynı şekilde işini başına batıran Nissan firması da vardır. Yakıt yakma konusunda pimpirikli bir insansanız baştan atmosferik motor almamanız gerekir. Vites geçişleri sanal olduğu için ya yok ya da bilgisayarın kompleks hissiyat kodlamasına bağlı diyebiliriz.
Vitessiz otomatik şanzıman sistemi: Kendim de maalesef çok fikrim yok, kısaca geçersek hybrid ve elektrikli araçlar kullanır. Sorun duymadım diyebilirim. Ülkemizde daha çok Toyota Hybrid sisteminde olan e-CVT kullanılır. Ve bu şanzıman konusunda en son baktığımda çok bilgi kirliliği vardı. 3 farklı kaynak 3 farklı sistem söylüyordu.
Bonus: SkyActiv-Drive: Mazda'nın son dönem şanzımanı. CVT-Tam otomatik ve Çift kavrama yarı otomatik şanzıman sistemlerini birleştirip hepsinin iyi tarafını alıyor. 2018 ve sonrası Mazda 6'larda var diye biliyorum. Fakat Mazda ülkemizde bitmek üzere, en son sıfır araba siparişi için minimum 2021 yılını veriyordu.
Şanzıman örnekleri(baş notu okuyunuz):
Tek kavrama(Yarı otomatik) otomatik şanzıman sistemi:
Alfa Romeo: Eski modellerinde (ülkemizde en çok olan 147-159 modelleri özellikle) Selespeed tek kavrama şanzıman kullanılır.
BMW: 2008 yılına kadar bazı modellerinde steptronic tek kavrama şanzıman kullanıldı.
Citroen: 2015 yılına kadar C4 Cactus dışı MCP tek kavrama şanzıman kullanıldı(anlamanın en iyi yolu şu, BlueHDi isimli motorda EAT tam otomatik şanzıman kullanıldı), C4 Cactus'te ise ETG6 şanzıman kullanıldı.
Dacia: Otomobil kategorisine giren araçlarına ZF yapımı Easy-R tek kavrama şanzıman kullanıldı.
DS Automobiles: 2015 yılına kadar ETG6 kullanıldı.
Fiat: Eski modellerinde tek kavrama Dualogic, yeni modeller arası sadece 500L tek kavrama Dualogic şanzıman kullanılıyor.
Honda: Jazz modelinde 2008-2012 arası i-Shift tek kavrama otomatik şanzıman kullanıldı.
Lancia: Ülkemize gelen modellerinde MTA tek kavrama şanzıman kullanıldı.
Mazda: 6 modelinde 2013 yılına kadar 5 ileri tek kavrama otomatik şanzıman kullanıldı.
Mitsubishi: Colt modelini ele alırsak 2019'a kadar AMT tek kavrama şanzıman kullandılar.
Opel: 2009 yılına kadar 6 ileri ZF yapımı tek kavrama Easytronic şanzıman kullanıldı. Astra K modelinde ülkemize çok çok az gelen 1.0T motoruyla beraber de yine Easytronic şanzıman kullanıldı.
Peugeot: 2012 yılına kadar Auto6R, 2012-2015 arası ETG6 tek kavrama şanzıman kullanıldı.
Toyota: 1.3 D4D kanser motorla kanser M-M/T şanzıman kullanıldı. Neyseki 2018 yılında her ikisi de üretimden kaldırıldı.
Çift Kavrama(Yarı otomatik) otomatik şanzımanlar:
Alfa Romeo: En yeni ülkemize gelen Mito-Giuletta modellerinde 6 ileri TCT çift kavrama şanzıman kullanıldı.
Audi: A1-A3-Q1-Q2-Q3 modellerinde kuru çift kavrama DQ-200 DSG çift kavrama şanzıman kullanıldı, A4-A5-A6-Q4-Q5-Q6 modellerinde ıslak çift kavrama DQ-250 DSG çift kavrama şanzıman kullanıldı.
BMW: Bazı modellerde Drivelogic adı altında DCT, BMW X1- 2 Grand toure Active tourer'de ise 2018 sonrası modellerinde Getrag yapımı çift kavrama kullanıldı.
Fiat: Dizeller çift kavrama DCT, benzinliler 2019 sonrası yine çift kavrama DCT.
Ford: 2012-2018 arası çift kavrama Powershift, 2018-günümüz arası yine kullanılıyor, fakat tam otomatik şanzıman seçme olanağınız var.
Hyundai: Turbo benzinli modellerin hepsi çift kavrama DCT, yeni Turbo dizel modellerinde ise yine çift kavrama DCT kullanılıyor.
Infiniti: 7 ileri çift kavrama DCT kullanıyor.
Kia: Hyundai ile aynı ama daha yorucu. Kia Rio'da Hyundai için olan şey geçersiz, onun dışında aynı.
Mercedes: C segmenti araçlarında 7G-DCT Tronic çift kavrama DCT şanzımana sahip.
Renault: Megane 3 benzinliler dışı Megane'lar 6 ileri kuru çift kavrama EDC kullandılar, Talisman ile birlikte 7 ileri ıslak çift kavrama EDC kullandılar.
Volkswagen grubu geneli: Ibiza, Leon, Toledo, Arona, Fabia, Octavia, Superb, Yeti, Karoq, Kodiaq, Polo, Golf, Passat, Jetta, CC, Arteon, Tiguan, T-Roc modelleri için 1.0, 1.2, 1.4, 1.5, 1.6 TSI-FSI modelleri için DQ-200 DSG kuru çift kavrama, Amarok, Touareg, Octavia, Superb, Karoq, Golf, Passat, CC, Arteon ve Tiguan için 2.0-2.5 TDI/TSI modellerinde ufak istisnalar dışı DQ-250 DSG ıslak çift kavrama şanzıman kullanıldı.
Volvo: Ufak karışık, 2018 yılına kadar 2.0'dan küçük T3 "olmayan" motorlarda 6 ileri Powershift kullandılar. Başlarına da bela oldu.
Tam otomatik şanzımanlar:
Audi: A7-A8-Q7-Q8 gibi üst uç modellerde Tiptronic 8 ileri tam otomatik şanzıman kullandılar.
BMW: 2018 yılına kadar 2 serisi Active ToureGrand Tourer ve X1 serisi araçlar için Aisin yapımı 6 ielri tam otomatik, diğer çoğu modelde tam otomatik ZF8 kullandılar.
Chevrolet: 2.0 altı motorlarda Aisin yapımı AT6 tam otomatik şanzıman kullanırken 2.0 ve üstü motorlarda General Motors yapımı tam otomatik şanzıman kullanır.
Citroen: 2015-2018 arası tam otomatik EAT6 şanzıman kullanırken 2018'den günümüze kadar EAT8 tam otomatik şanzıman kullandılar.
DS Automobiles: 2015-2018 arası tam otomatik EAT6 kullanırken 2018'den günümüze kadar EAT8 tam otomatik şanzıman kullanır.
Fiat: 2019'a kadar turbo benzinli modellerinde AT6 tam otomatik şanzıman kullanıyordu.
Ford: 2000-2004 arası eski tip tam otomatik 4 ileri şanzıman, 2008-2012 arası yine eski tip tam otomatik şanzıman kullandılar. 2018'den günümüze kadar ise 8 ileri tam otomatik Geartronic ile 6 ileri yarı otomatik Powershift ile beraber satar. Sıfır alırken seçim yapılıyor.
Honda: Dizelleri ülkemize geldiğinden beri 9 ileri ZF9 tam otomatik şanzıman kullanıyor.
Hyundai: Atmosferik benzinliler tam otomatik, eski dizellerin tamamı tam otomatik.
Mazda: 3 serisinde ülkemizde olan "daha yeni 2010 sonrası" araçlarında 6 ileri tam otomatik AT6 şanzıman kullanıyor. Mazda 6 dışı eski modellerinde 4 ileri eski tip tam otomatik şanzıman kullanır.
Mercedes: D segmenti ve üstü araçlarsa 7 veya 9 ileri tam otomatik 7G-Tronic / 9G-Tronic şanzıman kullanır.
Nissan: Laurel Altıma, Maxima QX, Micra, Pathfinder modellerinde (2010 öncesi için geçerli hepsi) 4 ileri eski tip tam otomatik şanzımana sahip.
Opel: 2009 sonrası hemen hemen tüm modellerde AT6 tam otomatik şanzıman kullandılar. En yeni kasa araçlarında ise Corsa EAT8 tam otomatik şanzıman kullanıyorken Peugeot Opel'i alsa da GM'nin model sahipliği yüzünden Astra ve Insignia için AT9 tam otomatik GM şanzımanı kullanıyor.
Peugeot: 2015-2018 arası EAT6 tam otomatik şanzıman, 2018'den günümüze kadar EAT8 tam otomatik şanzıman kullanıyor.
Renault: Megane 1-2 modellerinde eski tip 4 ileri tam otomatik şanzıman kullanıyorlar.
Suzuki: Cross ve Vitara en son kasada 6 ileri tam otomatik AT6 şanzıman kullanıyor iken Swift'in önceki kasasında yine 6 ileri tam otomatik AT6 şanzıman kullanılıyordu.
Kullandıkları tam otomatik Aisin tarafından üretildi. 4-5 ileri Tam otomatikler yıllar boyu kullanıldı(Swift-Grand Vitara-Jimny)
Volkswagen: Amarok ve Touareg'in 3.5 motorlarında tam otomatik şanzımanlar kullanıldı.
Volvo: Karışıklardan biri yine. T3 motorlar 6 ileri tam otomatik Geartronic şanzıman kullandı. 2017 yılından sonra hepsi 8 ileri tam otomatik Geartronic'e geçti. Fakat hâlen V40 T3 motor ile 6 ileri tam otomatik şanzıman kullanıyor.
[•alıntıdır•] Ek bilgi olarak önceki kasa volvoların (yani 2006 öncesi S80, 2010 öncesi S60 ve 2004 öncesi S40'lar ve bunların SW-SUV versiyonları) bütün motorları tam otomatik şanzıman kullanır. Bunların en sabıkalısı S80 T6(çift turbolu olan)'nın şanzımanı, kronik sıkıntılı bir şanzıman.
Ayrıca volvoda 1999-2003 arası 5 ileri olan şanzımanların eğer yağı düzenli değişmezse yüksek km'lerde problem çıkarma ihtimalleri normalden fazladır.
Kayışlı (CVT) şanzıman sistemleri:
Audi: A4-A5-A6(SUV serisini bilmiyorum) 2015 civarı yeni kasaya geçene kadar CVT kullandı.
Ford: 2005-2007 arası CVT kullandı.
Honda: 2008'e kadar Jazz için CVT kullanıldı, 2012'den günümüze kadar yine CVT kullanıldı. Civic için ise 2017 sonrası atmosferik motorlarda CVT kullanılıyor.
Nissan: Şu anda çoğu modelinde CVT kullanıyor.
Renault: Megane 3 modelinde benzinli motorlarla CVT kullandılar.
Toyota: Atmosferik benzinlilerde CVT kullanıyorlar.
Vitessiz şanzıman:
Lexus: e-CVT
Toyota: e-CVT
submitted by Dapplication to bilaleanlatirgibi [link] [comments]

Antalya Temizlik Şirketleri Dış Cephe Temizliği Yaptırma

Antalya Temizlik Şirketleri Dış Cephe Temizliği
Dış cephe temizliği işlemleri en zor temizlik işidir. Ofis, plaza, mağaza, iş hanı, apartman ve iş yerlerinin dış kısımlarını, camlı yüzeylerini temizlemek, temizlik işindeki en zor kısımdır. Eskiden iş yerlerinin dış cam yüzeyleri, asansör donanımları ile ustalar tarafından temizleniyordu. Sonra daha gelişmiş modern aletler kullanılmaya, dağcıların kullandıkları araçlar ile bu zor temizlik işlemleri yapılmaya başlandı. Dış yüzeylerin temizlenmesi, normal birinin yapamayacağı, bu işin uzmanı tarafından yapılması gereken bir iştir.
Mağaza, plaza ve ofiste çalışanların iş yerinin adını ve reklamını yapması adına, vitrin ve camlı mekânları bulunmaktadır. Bu iş yerlerindeki camlı yerler, o iş yerinin yüzü gibidir. İki mağaza düşünün. Bir mağazanın vitrin camı temiz ve parlak, diğeri tozlu ve kirli olsun. Müşteriler temiz olan cama, mağazaya ve vitrine girerler. İşte temizliğin, bir işletmenin satışlarını ve reklamını ne kadar çok etkilediğinin en güzel kanıtı. Temizlik ile alakalı detaylar için konyaaltinda.com sitesini ziyaret edebilirsiniz.
Dış cephe temizliği ile istediğiniz satışları yapabilir, daha çok müşteriyle iletişimde olabilirsiniz. Daha rahat, sağlıklı ve huzurlu çalışabilirsiniz. Konyaaltı temizlik firmaları, cam yüzeyleri, iş ve ev alanlarındaki camlı yerlerin temizlenmesi için personel yetiştirmektedir. Zor olan cam dış yüzeylerin temizlenmesi, sadece eğitimle ve bilgilenerek, uzmanların yapacağı bir hizmettir.
Ev ya da ofis, apartman ya da mağaza hiç fark etmez, hangi alan olursa olsun dış cephe temizliği yapmak gerekebilir. İş hanlarında, plazalarda camlı mekânlar çoktur ve bu dış cephenin düzenli aralıklarla temizlenmesi çok önemlidir. Özellikle de on kat ve yukarısındaki iş hanları ve plazaların camlı dış yüzeyleri mutlaka temizlenmelidir. Camlı alanın genişliği arttıkça, temizlik daha sık yaptırılmalıdır. Küçük ayrıntılar önemlidir dış cephe ve diğer temizlik konularına konyaaltinda.com adresinden bilgi edinebilirsiniz.
Ofis, plaza, mağaza, iş hanı ve iş yerlerinde dış cephe temizliği
Ev, plaza, mağaza, ofis, iş hanı ve iş yerlerinin en zor temizliği dış cephe temizliğidir. Evlerin dış cephesinde genelde camlı mekân olmaz ama bazı apartmanlarda cam yüzeyi dış cephede olabilmektedir. Özellikle de bir apartmanda ofis olarak kullanılan bazı katlar vardır ve bu katlarda camlı büyük, geniş yüzeyler olabilmektedir. Yapının özelliği ne olursa olsun fark etmez, ev ya da mağaza, dış yüzeyde camlı bir alan varsa bu alanın dış cephe temizliği ile temizlenmesi şarttır.
Dış cephe temizliği ile iş hanınızın daha parlak, temiz ve iç açıcı olmasını sağlayabilirsiniz. Konyaaltı temizlik firmaları, dış cephe temizliği ile ilgili çalıştıracağı personele eğitim vermektedir. İnsanların memnuniyeti ile sonuçlanan işlerin çıkabilmesi için sektörde eğitim almak, yaptığın işi iyi öğrenmek ve bu alanda uzman olmak çok ciddi ve önem arz eden bir konudur. Dış cepheyi temizlemek, zorlu bir süreç ve saatlerce süren bir iştir.
Temizlik hizmetinde güvenilir sonuçlar elde eden, yaptığı işin eğitimini aldıktan sonra bu alanda çalışmaya başlayan, planlaması gelişmiş, modern teknolojik dağcılık araçlarıyla bu işi en güvenilir şekilde yapan, kaliteli sonuçlar veren, size katkı sağlayacak, sizi memnun edecek ve profesyonel çalışmasıyla dış cephe temizliğini en iyi şekilde yaparak mağazanızın dış cephesini ışıldatacak ve kusursuz temizleyecek bir dış cephe temizliği uzman ekibiyle çalışmalısınız. Profesyonel olarak temizlik hizmeti verdiğimiz bölgeler için konyaaltinda.com
En iyi, en hızlı dış cephe temizliği
Konyaaltı temizlik şirketleri, dış cephe temizliğinde uzun saplı fırçalar ve farklı fırça çeşitleriyle, uygun malzeme ve araçlarla camlı yüzeyleri yukarıdan başlayıp aşağıya kadar detaylı bir şekilde temizlemektedir. Dış cephe temizliği çok zor bir iştir, bilgi, deneyim, güç isteyen bir hizmettir. Temizlik şirketleri, tedbir alarak, bilinçli kararlar atarak, etkili çözümler üreterek ve mevcut süreci iyi takip ederek dış cephe temizliğini yapmaktadırlar.
Dış cephe temizliği ile sertifikalı, yetenekli temizlik ekiplerinin mükemmel bir sonuç için dikkatli bir şekilde çalışması gerekir. Kullanılan deterjanlar ve tüm temizlik malzemeleri, kaliteli ve hızlı sonuç veren takımlardır. Yapılan işin uzmanlığı kadar kullanılan malzemenin kaliteli olması da en iyi, en hızlı sonuca ulaşmak adına oldukça önemlidir. Temiz ve güvenilir sonuçlar elde edeceğiniz firmamızla iletişime geçerek dış cephe temizliğinde makul fiyat teklifleri alabilirsiniz.
İyi bir sonuç, mekânlarınızın parlak ve ışıltılı görünmesi için profesyonel bir çalışma ekibini tercih etmelisiniz. Camlı yüzeyi fazla olan ev, apartman, mağaza, iş hanı, plaza gibi yerlerde düzenli bir dış cephe temizliği ile hayal ettiğiniz temiz, ferah, iç açıcı, motive eden alanlara kavuşabilirsiniz. Kullanılan dağcılık eşyalarıyla daha hızlı, pratik, en iyi, mükemmel temizlikler yapılmaktadır. Dağcılık donanımını kullanan becerikli temizlik destek ekiplerinin titizce, ayrıntılı çalışması ortaya muhteşem sonuçlar çıkarmaktadır.
Pratik, hızlı ve etkili dış cephe temizliği
Dış cephe temizliği yapılırken, sabun, deterjanlar, temizleme için uygun fırçalar ile kararlı adımlar atılmaktadır. Pratik temizlik işlemiyle ve bilgisiyle işi en hızlı, etkili ve verimli bir şekilde yapacak, size avantaj ve kolaylık sağlayacak Konyaaltı temizlik firmaları arasından en uygun olanını seçerek işe başlamalısınız. Antalya Konyaaltı’ndaki Mahallelerden Liman, Sarısu, Hurma ve Gürsu çevresinde yaşayanların dış cephe temizliği telefonlarını bekliyoruz iletişim bilgimize konyaaltinda.com ulaşabilirsiniz.
Bilinçli, kararlı, sağlıklı ve tecrübeli adımlar atan uzman ekibimizle dış cephe temizliğinizi avantajlı sonuçlar garantisiyle elde edebilirsiniz. Bunun için Antalya Konyaaltı Liman, Sarısu, Hurma, Gürsu Mahallelerinde firmamızın uzman temizlik ekipleri, tecrübeli personelleri her an hizmete hazır bir şekilde bulunmaktadır. Dış cephe temizliği hakkında istediğiniz zaman bizi arayabilir, sorularınızı sorabilirsiniz.
Dış cephe temizliği ile ilgili daha ayrıntılı bilgi almak isterseniz bizimle 7 gün 24 saat iletişime geçebilirsiniz. Detaylar için https://konyaaltinda.com/kategori/temizlik/ bilgiye ulaşabilirsiniz.
submitted by konyaaltinda to u/konyaaltinda [link] [comments]

george orwell'de işin içinde

biz korona ile uğraşırken, insanlar bu yeni “global tehdit”e karşı çözüm arayışına giriştiler.

evet dünya evrensel anlamda şeytani bir “siber tehdit” altında.

bu şeytani işin içinde, rothschild’ler de var, rockefeller’ler de. elon musk da işin içinde bill gates de. tabii “siyonist çete” olmadan bu işler olmaz. trump olmadan da olmaz, kraliçe olmadan da. fed de bu işin bir ayağında var, lıbor da.. cıa da var pentagon da. şeytan üçgeninin 3 ayağı londra, pekin ve washington. rusya’yı da bir yere not edin. evet “mahşer’in 3 atlı”sı “tanrı’yı kıyamete zorlamak” için kolları sıvamış gözüküyorlar. uzayın işgali sürüyor. orwell’in (1903-1950) “1984” romanında söz ettiği “büyük gözaltı”ndan daha tehlikeli bir tehditle karşı karşıyayız. global bir kuşatma “biz evde yargısız bir infazla mecburi iskana tabi tutulduğumuz günler”den bu yana havada, karada ve denizde devam ediyor. hatta bu işe çok daha öncesinden başladılar. bop üzerinden işin başında 22 ülkenin sınır, iktidar ve rejimini değiştireceklerdi.. olmadı.. abd, “yüzyılın projesi” ile türkiye’den boşalan yere pyd’yi, mısır ve suudi arabistan’ı ikame ederek global işgalin siber ordusunu konuşlandırmak için bölgemize geldi. fukuyama’nın “tarihin sonu” hikayesi, huntington’un “medeniyetlerarası çatışma”sı, 11 eylül, hepsi bu katliam planının bir parçası idi.

şu günlerde denizlerde “tarihin en büyük askeri hareketliliği” yaşanıyor. haarp sıcak denizlerde tatile çıkmadı. akdeniz’de, libya ve doğu akdeniz, kıbrıs sahilleri, ege ve karadeniz’de sular durup dururken ısınmadı. hind okyanusu, pasifik ve atlantik’te de benzer askeri bir hareketlilik söz konusu.

amerika’nın, şimdi yıllar sonra yeniden atom bombası denemeye hazırlandığı haberleri geliyor. bunun çin üzerinden “kızım sana söylüyorum, gelinim sen dinle” kabilinden bir tehdit olma ihtimali var.

dünya bugün her anlamda çok daha kırılgan bir durumda. her anlamda bu böyle. ekonomik, politik, sosyolojik, teknolojik, kültürel, teolojik açıdan fark etmiyor. ve bir çatışma halinde, böyle bir savaşın galibi olmayacağı da açık. starlink ve benzeri projelerle uzayın işgali sürerken, siber ordular, insansız hava, kara, deniz araçları, robotlar için 5g projesi kör bir gidişle sürdürülmeye devam ediyor. birtakım politikacılar ve bürokratlar, cellatlarının bıçağını bileylemeye devam ediyorlar. tabii onlara gelen bu müfsit topluluğun temsilcileri, “biz ıslah edicileriz” diyorlar. “ağuyu altın tas içere sunuyorlar”, iyi bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridirler.

bu “global darbe planı”nın cuntacıları çok önceden hazırlıklarını yaptıkları için her gün yeni bir projeyle öne çıkıyorlar. blockhain, kripto para, starlink, humanoid, insansız araçlar, yapay zeka’dan sonra en büyük projeleri insanlara chip takma projesi. böylece “tek dünya devleti” ve “tek uluslu bir dünya”. bu proje, toplumu kontrol altına almak için hükümetleri kullanacak ama, sonunda o hükümetleri de yok edecekler. sınırsız bir dünya. tek ulus, tek dünya devleti, tek para, tek ordu.

şimdiden hazırlıyorlar, “sağlık pasaportu”nuz olmadan hiçbir ülkeye, hatta mevcut hükümetleri ikna edebilirlerse bir ilden ötekine bile gidemeyeceksiniz. bu pasaportu almak için ya chip taktıracaksınız, ya aşı olacaksınız. aşı olursanız, sabit chip’li bileklik ve kolye ile yine izleneceksiniz.

“performans pass” da yolda. kim neye sahipse ve ne kadar değer üretiyorsa, otomatik puan kazanacaksınız ve harcamaları ya da cezalarınızı sistem bu pass’dan çekecek. “siber legalty” ve “potansiyel kapasite” katsayınıza bağlı kredilibiteniz olacak. yani “siber kast” sistemi geliyor. “alt segment”e düşerseniz “siber kölesiniz”. “kriminal risk katsayınız”a göre ev hapsinden, hayatın dışına itilmiş, yalnızlaştırılmış bir tecride kadar her şey mümkün olacak. zaten “infaz”ınız için tek “tık” yeterli. siber polis ve siber infaz timleri için hiç kimse ulaşılamaz değil bu plana göre.

üretiminiz merkezi planlamaya bağlı, öğreniminiz yüklemeye dayalı, üretiminiz kadar tüketme hakkınız olacak. verimsizseniz zaten eleneceksiniz. toplumda en alt segmentteki, üretim dışı, risk grubundakilerin tasfiyesi, otomatik olarak gerçekleştirilebilecek.

siber demokraside seçime ve kamuoyuna gerek yok. eğitim ve düşünceleriniz bile izlendiği için siz daha düşünmeden onlar bir mal, hizmet ve olgu.. bu durum karşısında sizin muhtemel refleksinizi %90’ın üzerinde ölçümleyebilecekler ve dahası sizi şuuraltınızda eğilimler üzerinden manipüle edecekler.

zaten öyle 7-8 milyar insan olmayacak. kısırlaştırıcı aşı, gıda, spor, kozmetik, yaşam tarzı, cinsiyetsizleştirme yolu ile bunlar yıllardır yapılıyor.

durun hele çözümsüz de değiliz. onların bir planı varsa, allah’ın da bir hükmü var. insanlar yaşama içgüdüsü ile chipleri işlevsiz hale getirecek çözümler arıyorlar. mıknatıs, kurşun, kenevir , sarımsak, sirke, sığla, safran, kaktüs ile birçok şey yapılabilir. işyerleri yeni jammer teknikleri kullanmaya başladılar bile. faraday kafesi odalar, manyetik izolasyon teknikleri uzak değil. uzaydaki uydular ya da insansız hava araçları insanımsı robotlar rf jeneratörleri ve laser teknikleri ile işlevsiz hale getirilebilir. durum bakın daha neler olacak. onlar onlarca yıldır hazırlık yapıyorlar. onların bir planı varsa, allah’ın da bir hükmü vardır. görelim mevlam neyler. artık deşifre oldular. onlar her şeye hakim değiller, olamazlar da. böyle giderlerse dünyaya büyük bir bedel ödetebilirler ama bu macera onlar ve onların işbirlikçileri için ise yolun sonu olur. selâm ve dua ile.
submitted by AsianSoul02 to kopyamakarna [link] [comments]

E Ticaret Seo Nedir? Nasıl Yapılır

[caption id="attachment_1820" align="alignnone" width="523"]📷 e-ticaret seo[/caption]
[toc]

E-Ticaret SEO Nedir?

e-ticaretSEO; Tanımlanmış hedeflere uygun olarak, e-ticaret web sitelerinde potansiyel müşterilere satışa sunulan ürün veya hizmetleri sunmak için arama motorlarında yapılan marka çalışmalarını ifade eder.

E ticaret Seo neden önemli?

[caption id="attachment_1828" align="alignnone" width="448"]📷 e ticaret[/caption]
e-ticaret Büyük bir sektöre dönüşen ve rekabetin şiddetli olduğu e-ticarette, beklenen verimliliği sağlamak için bazı kurallar uygulanmalıdır. Bunlar arasında kullanılabilecek ana strateji SEO çalışmalarına gerekli anlamı vermektir. SEO e-ticaret desteğiyle, marka bilinirliğini artırabilecek arama motorlarının en üstünde olabilirsiniz.
SEO stüdyoları öncelikle ilgili anahtar kelimeyi analiz etmelidir. En önemli noktalardan biri, analiz edilecek anahtar kelimenin sunulan hizmet veya ürünle ilgili olmasıdır. Anahtar kelimelerin yanlış seçimi SEO çalışmasını yeterince verimli hale getirebilir. Anahtar kelime analizinden sonra, rekabetçi analiz zamanı. Rakiplerden daha iyi performans göstermek ve bir fark yaratmak için çalışmalarınız gözden geçirilmeli ve uygun bir strateji oluşturulmalıdır.
Tamamen orijinal içerikle yapılacak SEO çalışmaları sağlam ve başarılı bir altyapı ile oluşturulursa, dijital dünyada hiçbir zaman ön plana çıkacak ve marka bilinirliği artacaktır.
Birçok alanda iş yükünü azaltan ve müşterileriyle her zaman, her yerde iletişim kurmalarını sağlayan e-ticaret sistemleri, özellikle bugünün perakende dünyasındaki küçük ve orta ölçekli işletmeler için hayatlarını kurtarıyor. Ziyaretçilerin şirkete istedikleri zaman kolay ve zahmetsizce ulaşmasını sağlayan e-ticaret sistemleri markanın imajını geliştirir ve şirkete etkileyici kalite ve tasarım vizyonu kazandırır.

E-Ticaret SEO çalışmasıyla nereden başlamalıyım?

[caption id="attachment_1827" align="alignnone" width="415"]📷 e ticaret seo[/caption]
Rakiplerinizden sıyrılmak istiyorsanız, her gün yüzlerce yeni e-ticaret web sitesinin açıldığı günümüz İnternet dünyasında hayal ettiğiniz sipariş oranlarına ulaşın. Tek yapmanız gereken doğru ve etkili pazarlama yöntemlerini kullanmak. Google AdWords ve Facebook Marketing gibi ücretli reklam kanalları bütçeniz için önemli maliyetlere neden olduğundan; Çok daha kalıcı bir alana yatırım yapmanızı tavsiye ederim.
SEO çalışmaları şirketler ve markalar için organik trafik çekmek için gereklidir. Doğru ve düzenli SEO çalışmaları sayesinde yatırımcılar e-ticaret web sitelerinden hak ettikleri değeri kazanabilirler. Doğru SEO stratejilerini belirlemek ve uygulamak önemlidir. Arama motorlarına ve kullanıcı kullanımına odaklanarak, e-ticaret web siteniz için SEO çalışmalarındaki tüm adımları atmalısınız.

E-Ticarette Seo Çalışmalarının Avantajları

SEO faaliyetleri e-ticaret web sitelerine ziyaretçi sayısını artırmak ve yeni potansiyel gruplara ulaşmak için çok önemlidir. Pazarlama ve reklam önlemleriyle desteklenen SEO çalışmaları, e-ticaret sistemindeki herkes için çok önemli avantajlar sunuyor.
SEO çalışması, yani, web sitelerini arama motorları için uygun hale getirmek, doğru ve doğru kullanıldığında daha kısa sürede daha etkili sonuçlar sunar. SEO çalışmaları sonucunda, web sitesi internet aramalarında görünür hale gelir ve rekabetin bir adım ötesine geçme fırsatı sunar.
Google ile uyumlu siteler, ziyaretçi sayısını buna göre artırır. Daha yüksek bir arama sıralamanız varsa, kullanıcıları siteye daha hızlı çekebilirsiniz. Web sitesine giriş yapan ziyaretçiler web sitesinde zaman geçirir ve bazı ürünleri satın alma eğiliminde olan ürünleri inceleme fırsatı bulurlar.
Başka bir hedef gruba ulaşmada da önemli olan SEO çalışmaları, dikkate değer reklam çalışmaları ile desteklenirse daha etkili sonuçlara katkıda bulunur. Potansiyel kitleyi çok daha kolay kullanılacak güçlü ve başarılı içerikle çekme fırsatı sunan SEO hizmetlerinin entegrasyonu, her zaman daha başarılı bir yol sağlar.
E-Ticaret SEO Çalışmalarında Uygulanan Teknikler
[caption id="attachment_1821" align="alignnone" width="491"]📷 e-ticaret seo teknikleri[/caption]
Eğer e-ticaret platformunuz ile satışlarınızı rakiplerinize kıyasla niteliksel ve niceliksel olarak artırmak istiyorsanız, SEO e-ticaret web sitesinin ne olduğunu ve e-ticaret web sitesi için nasıl çalıştığını bilmeniz gerekir. tarzinburda olarak, deneyimlerimize dayanarak hazırladığımız e-Ticaret web sitelerine uygulanacak SEO tekniklerini öğretiyoruz.
İndustry Öncelikle, endüstrinizde gerçekten üstün başarı istiyorsanız, mükemmel bir e-ticaret web sitesine ve bir IOS ve Android mobil uygulamasına sahip olmalısınız. E-Ticaret web sitelerine güven oluşturan ve satın almayı teşvik eden özel bir web sitesi tasarımı tasarlamak önemlidir. Kullanımı kolay olmayan e-ticaret web siteleri, SSL sertifikaları yüklemez, yavaş açılır ve başarısız olmaya devam eder, satış performansı üzerinde olumsuz bir etkisi olan kişilerde güvensizlik yaratır. (E-Ticaret web sitelerindeki özellikleri blog yayınımızı ziyaret ederek okuyabilirsiniz
İlk olarak, web sitesi için doğru anahtar kelimeleri veya kelime öbeklerini bulun. Yerel SEO teknikleri e-Ticaret web sitelerine doğru bir şekilde uygulanmalıdır.
Mutlaka SEO'ya başlamadan önce her zaman negatif sektör anahtar kelimelerinizi belirleyin. Google web yöneticisi platformundan web sitenize gelen tüm bağlantıları ve metinleri takip edin. Google'ın uygun gördüğü metin belgesine uygunsuz bağlantılar eklerken, "Google backlink ret
https://www.google.com/webmasters/tools/disavow-links
E-ticaret web siteleri için gerekli olan yerinde SEO ölçütleri karşılandıktan sonra, web sitesinin SEM ve sosyal medya reklamlarıyla uyumlu olması gerekir. Planlanan ve planlanan reklam önlemleri, kısa vadeli e-ticaret web sitelerinin satışı için vazgeçilmez bir faaliyettir. Bu çalışmalar çok önemlidir çünkü ürünleri kaliteli ve şirketiniz bunları tanıyabilir.
Google Analytics ve Google Search Console hesaplarınızla ilgilenin. Bu platformlar size tıklamalar, yönlendirmeler, spam, uyarılar, kusurlar vb. Sunar. arama motorlarından. Burada tüm değerler gösterilir. Pazarlama faaliyetlerinize rehberlik eden ayrıntıları, ör. Örneğin, kullanıcıların sattığınız ürün veya ürün grupları için e-Ticaret web sitenizde nasıl arama yaptıkları. Hesaplarınızı düzenli olarak kontrol ederken kafanızda yanıp sönen flaşların (parlak fikirler) görünmesini bekleyin.
Görselin elektronik ticaret üzerinde çok farklı bir olumlu etkisi vardır. Ürünü müşteri sanal bir ortamdaymış gibi gösteren yüksek kaliteli grafikler satış kapasitelerini artırır. Yüksek kaliteli grafikleri yalnızca ürünler için değil, web sitesindeki veya dışındaki her türlü kurumsal kampanya için de kullanın. Web sitesindeki tüm fotoğraflarınız, sembolleriniz ve öğeleriniz daha önce hiç bir İnternet ortamında kullanılmamış olmalıdır.
Başka web sitelerinde yayınlanan fotoğrafları kopyalamayın veya yayınlamayın. Web sitenize yüklediğiniz videolar ve fotoğraflar gibi medya dosyalarına alakalı adlar verin. Rakipleriniz tarafından kullanılan fotoğrafları analiz ederek görüntülerinizden daha kaliteli ve daha etkili görüntüler hazırlayın. Aynı ada sahip ikinci bir fotoğraf yüklememeye dikkat edin. Web sitesindeki görüntü boyutlarına dikkat edin ve https://imagecompressor.com/ gibi web sitelerinde optimize ederek bunları ilgili web sitelerinize yükleyin. Ziyaretçileri ürünlerinizi e-ticaret web sitenizde paylaşmaya teşvik eden metin ve talimatları kullanın.
Doğru E-ticaret web sitelerinin URL yapılarının doğru Yapılandırma, arama motorları için önemli bir kriterdir. URL'lerin başlığa veya ürün adına başvurduğundan emin olun ve önce ilgili sayfalardaki açıklama alanlarındaki başlığı veya ürün adını kullanarak sayfanızı anlamak için arama motoru sürecini hızlandırın.
Oluşturulması Satış sayfanızda doğru kategori oluşturma ve ürün sistemi de kullanıcı odaklılık açısından çok faydalıdır. Sitede uygulanırsa tüm başlıkların, açıklamaların ve etiket tasarımının mükemmel bir şekilde oluşturulduğundan emin olun. Orijinal ve kullanıcı odaklı içerik üretin. Farklı başlıklar, öğeler ve farklı semboller ekleyerek aynı teknik varyasyon sistemini kullanarak ürün açıklamalarını olası satışlarla özelleştirin.
Mutlaka Aradığınız ürünlerin fiyatlarını bildiğinizden emin olun
E-ticaret Web Sitelerinde Yerel SEO Çalışmasının Önemi Yerel SEO, bölgesel SEO veya yerel SEO olarak bilinen çalışmalar, e-Ticaret web sitelerinin çevrimiçi dünyada en iyi işlerini yapmaları için önemli adımlardır.
Yerel SEO nedir?
Potansiyel müşterilerin yerel aramalarda ürününüzü veya hizmetinizi bulmasına yardımcı olan SEO çalışmaları.

E-Ticaret Web Siteleri İçin Uygulanabilecek SEO Önerileri

[caption id="attachment_1823" align="alignnone" width="428"]📷 E-Ticaret SEO Önerileri[/caption]
Anahtar kelime E-ticaret web sitelerinde kullanılan anahtar kelimeler (hem ana sayfada hem de ürün sayfalarında) SEO yöntemin temelini oluşturur. Arama motorları, kullanıcı arama çubuğuna bir kelime veya kelime öbeği yazdığında milyonlarca web sitesinde arama yaparak en uygun içeriği bulmaya odaklanır.
Bu şu şekilde çalışır. Bu durumda, arama motorlarında en sık aranan kelimeleri veya kelime öbeklerini bulmak ve bunları e-ticaret web sitesinin kullanılabilirliğini artırmak için web sitesine dahil etmek önemlidir. Bunun için kullanılabilecek çeşitli araçlar vardır. Ayrıca istek üzerine profesyonel yardım da alabilirsiniz. Anahtar kelimeler kümesi, içerikle uyumlu olması için blog ve forum gibi web sitesi platformlarında kullanılmalıdır.
Anahtar kelime yamyamlığı Aynı web sitesinin her sayfasında kullanılanların aksine, kullanıcıların sık aradığı anahtar kelimeler kullanılabilirliği azaltır. Bunun nedeni, arama motorlarının her sayfada anahtar kelimeleri taramasıdır. Başka bir deyişle, anahtar kelimeler kullanan her sayfa, web sitesi trafiğini azaltarak birbirleriyle rekabet eder.
Rekabetçi araştırma Anahtar kelime araştırması, rakip e-Ticaret web sitelerinin en sık kullandığı anahtar kelimelerden kaçınmalıdır. Bu özellikle rekabet eden yüksek trafikli e-ticaret web sitelerinin arama motorlarının gösterdiği sonuçların başında ve kullanıcılar doğal olarak ziyaret ettikleri için SEO uygulamaları ile başlayan web siteleri için geçerlidir. bu web siteleri. Web sitenizin daha fazla tıklama almasını istiyorsanız, büyük rakiplerinize meydan okumadan daha orijinal ve yeni içeriğe sahip anahtar kelimeler ayarlamanız gerekir.
Sosyal medya entegrasyonu E-ticaret web sitelerindeki sosyal medya hesaplarından ve web sitesinden sosyal medya hesaplarına (web sitesi içindeki ve dışındaki bağlantıları kullanarak) bağlantı paylaşmak web sitesi trafiğini artırır. Daha fazla müşterinin web sitesini tıklamasına ve sosyal medyada içerik paylaşmasına izin veren sosyal medyanın entegrasyonu, sosyal medya kullanımının artmasıyla kaçınılmaz hale geldi.
Blog sayfaları Web sitesinde açılacak blog sekmeleri hariç, birçok kişinin bildiği ve dolaylı olarak kullandığı bilinen bloglama web sitelerinde açılması ve aktif olarak bloglanması, arama motoru optimizasyonu kullanan anahtar kelimeler
Video siteleri Ürün tanıtım videoları şu anda bilinen video web sitelerinde yayınlanmalıdır. Ayrıca, yayınlanan bu videolardan bağlantılar web sitesine eklenebilir. Bu, ürün tanımayı artırır ve pazarlama faaliyetlerine katkıda bulunur. Video web sitelerine ürün videoları göndermek de dolaylı olarak arama motoru optimizasyonu çabalarına yol açabilir. Web yöneticileri ve analitik hesaplar için araç
Ana arama motorları olan Google, Yandex ve Bing web yöneticisi aracının hesabı, web sitesinin arama motorlarında bulunmasını ve arama motoru algoritmalarında saklanmasını kolaylaştırmak için açılmalıdır. Bu sayede arama motoru ile ilgili gelişmeler izlenebilir ve yeni eklenen sayfalar daha hızlı bir şekilde indekse kaydedilebilir. Analiz hesapları (bu hesaplar, siteye giren kullanıcı sayısını ve ilgili raporları kontrol etmek için kullanılabilir
Yararlı SEO araçlarını kullanın İçerik web sitesinde haberler, resimler ve videolar gibi dikey alanlarda oluşturuluyorsa, site haritasının oluşturulması ve Google ve Bing web yöneticisi araçları kullanılarak sistemlere yüklenmesi gerekir. Web sitesinin tarayıcı ile daha iyi çalışması için, W3C'nin HTML sayfasının yapılarıyla uyumluluğu doğrulanmalıdır.
Uluslararası kullanım Şirketler için e-ticaret yöntemlerini kullandıklarında en büyük avantaj, küresel bir pazarın oluşturulmasıdır. Ancak, e-ticaret web sitesi uluslararası kullanım için uygun değilse, bu bir avantaj olarak kullanılamaz. Bu nedenle, Hreflang yapısını web sitesindeki farklı diller ve bölgeler için kullanmak ve ilgili sayfalar için doğru adresleri tanımlamak gerekir.
Web sitesi için yapılan çevirilerin doğruluğu doğrulanmalıdır. Redaksiyon hizmetleri bu amaçla satın alınabilir. Ayrıca, her ülkenin sayfasından ülkenin diğer sayfalarındaki sayfalarına olan bağlantıların doğru olduğundan emin olmak da önemlidir. Aynı sayfa farklı bir dilde görünmelidir. Seçilen sitedeki düğme

E-Ticaret Site İçi SEO Optimizasyon

[caption id="attachment_1824" align="alignnone" width="290"]📷 e ticaret[/caption]
Site dışı arama motoru optimizasyonu, site optimizasyonu kadar önemlidir. SEO çalışmalarında başarılı sonuçlar elde etmek için, e-Ticaret web sitenizin tüm sayfaları SEO kuralları çerçevesinde optimize edilmelidir. Web sitenizin tüm sayfalarını optimize ederken; "Sayfa etiketleri, sayfa başlıkları, başlık alanları, açıklamalar, sayfa bağlantı yapıları, URL'ler, bozuk bağlantılar, yönlendirme bağlantıları, H etiketleri, resim optimizasyonu, sayfa içeriği optimizasyonu, sayfa, başlık başlıkları, başlık alanları, açıklamalar. " Bu parçaların tümü parçalardır ve parçalar doğru bir şekilde birleştirildiğinde başarılı bir bütün oluşturulur. E-Ticaret web sitenizin başarıyla optimizasyonu, web sitenizin SEO uyumluluğunu artırır.
Başlıkları aşağıda kısaca açıklayınız;
SEO e-ticaret Başlık ve açıklama alanları şey arıyorsanız, size en çok başlık ve açıklama veren makaleyi tıklarız. Bu nedenle, başlık alanına "spor ayakkabılar, yüksek topuklu ayakkabılar, azaltılmış spor ayakkabılar" gibi kelimeler yazdığınız "erkek spor ayakkabı modelleri" yazabiliriz. Açıklayıcı bölümde, başlığınızla eşleşen bir anahtar kelimeyle kısa bir makale yazın. Örneğin, "Erkek spor ayakkabı modellerinde yüzlerce farklı seçenek, süresi dolmadan 8 taksit." Bu şekilde SEO ve kullanıcı ile uyumlu bir yapı oluşturur.
SEO e-ticaret çalışması için; URL yapısı Google'ın resmi açıklamasına göre, Google'ın doğruladığı içerik URL yapısındaki ilk içeriktir. URL yapısında 3-5 kelimeden sonra 3-5 kelime çok önemlidir, bu nedenle URL yapınızın ilk 5 kelimesi Google için önemlidir.
Bu durumda, Google'a URL yapısının ilk 5 kelimesinde ne istediğini vermek çok önemlidir. Bu, URL yapınızı olabildiğince kısa tutmanız ve odaklandığınız anahtar kelimeye odaklanmanız gerektiği anlamına gelir. URL yapınızın ilk 5 kelimesini girmelisiniz. Aslında, yalnızca URL yapınıza odaklandığınız anahtar kelimeyi eklemek daha sağlıklıdır. Bu nedenle çoğu SEO uzmanı, "siteadi.com/deneme-sayfasi" URL yapısına sahip bir web sitesini doğru URL yapısı olarak kabul eder. Bu şekilde, karmaşık bir URL yapısıyla daha az sayfa tıklanır: "siteadi.com/id=1234?trial-page".
SEO e-ticaret çalışması için; Büyük Boy İçerik Hazırlayın İçeriğin sadece SEO için yazılmadığını biliyoruz. Yukarıdan aşağıya metin içeren bir site girdiniz. Bütün bu metinleri okuyabilir misin? Kullanıcıların fotoğraf ve video içeren sayfalarda olma olasılığı daha yüksektir. Kullanıcıları web sitenizde tutmaya çalışın. İçeriğinizle ilgili resim, grafik veya videolarla insanları ne kadar yanınızda tutarsanız; Sitede SEO optimizasyonunu optimize ederler. Sonuç olarak, skor tablosunda daha üst sıralarda yer alabilir.
SEO e-ticaret çalışması için; Alt kategori oluşturma (Breadcrumbs Bavigasyon) Bu, sitedeki en önemli optimizasyon uygulamalarından biridir. Örneğin, alışveriş sayfasına girdiniz ve spor ayakkabı kategorisine gitmek istiyorsunuz. Gösteriler; Ekmek kırıntılarının kullanımı aşağıdaki gibi olmalıdır. "Ana Sayfa> Ayakkabılar> Erkek ayakkabıları> Spor ayakkabıları"
SEO e-ticaret çalışması için; Görüntüleri optimize edin, alt etiketler atayın; Web sitenize yüklemeden önce fotoğraflarınızı adlandırın. Sitenize yüklediğiniz resimler bilgisayarınıza IMG01234 veya imgjk2ams olarak kaydedildiyse, bunları yeniden adlandırın. Lütfen resminizin ne hakkında olduğunu belirtin. Türkçe karakter kullanmayın ve boşluk yerine - işaretini kullanmayın. Web sitenizde görüntülenen boyuttan daha büyük resimler yüklemeyin. İçeriğinize 800 piksel genişliğinde bir resim yüklerseniz ve resim içeriğini görüntülediği alan 600 pikseldir. Evet. Görüntünün 600 pikseli var gibi görünse de, ziyaretçinin tarayıcısı resmi 800 piksel olarak web sitelerine indirir.
Bu kurala uymazsanız, Google sayfa hızı puanınız düşecek ve web sitenizin hızı etkilenecektir. Her zaman en az bir kez odaklandığınız anahtar kelimeyi Başlık, Altyazılar ve Alternatif Metin bölümünde kullanın. Google'ın resimleri görüntüleyemeyeceğini veya okuyamayacağını lütfen unutmayın. Bu yüzden Google'a, görüntülerin ne hakkında olduğunu bilmesi için bir şeyler vermeliyiz.
SEO e-ticaret çalışması için; İçeriğinize H1, H2, H3 verin ... Başlık etiketli H1 etiketi, sitede SEO için sahip olunması gereken bir başka etikettir. H1, H2 ve H3 adlarını makalenizde hiyerarşik bir sırayla kullanın. Önce H1, sonra H2 ve sonra H3 başlıklarını kullanın. Her sayfada veya makalede yalnızca bir "H1" etiketi kullandığınızdan emin olun.
SEO tek seferlik bir çalışma değildir. SEO için uzun zaman alır, ancak faydaları buna değer. Umarım bu makale, e-ticaret web sitenizin satışlarını artırmak için doğru SEO stratejinize yardımcı olur.
SEO çalışmalarında başarılı olmak için, sizden hangi arama motorlarını istediğini bilmeniz gerekir. Sonuçta, tüm SEO çalışmaları arama motorlarında mevcut olmalıdır. Bu nedenle, her zaman algoritma ve arama motorlarından gelen güncellemeler hakkındaki bilgileri takip edin
Nasıl e-ticaret SEO yapabilirim ve satışlarınızı 6 adımda artırmaya hazır mısınız? Şimdi başlayalım!
Kapsamlı anahtar kelime araştırması yapın Ürün sayfalarınızı optimize edin Kaliteli ve doğal geri dönüşler elde edin Neredeyse mükemmel bir site yapısı oluşturun En iyi kullanıcı deneyimini sunar Güncellenmiş ve etkileşimli içerik ekleyin
1. Kapsamlı anahtar kelime araştırması yapın
[caption id="attachment_1825" align="alignnone" width="300"]📷 google arama[/caption]
SEO e-ticaret nasıl yapılır? İlk kural, anahtar kelimeler ve arama hacimleri için sektöre özgü ayrıntılı bir arama yapmaktır. Her halükarda, Google'ın sunduğu endüstri, ürün veya hizmetler için ne tür bir arama yaptığını aramalısınız. Başarılı e-ticaret SEO çalışmalarının en büyük sırrı doğru anahtar kelimeleri bulmaktır.
Sattığınız ürünler için genel anahtar kelimeler yerine, uzun kuyruk olarak adlandırdığımız uzun kuyruklu anahtar kelimeler kullanmalısınız. Aradığınız ürünler için uzun kuyruklu anahtar kelimeleri aramalı ve hedeflemelisiniz.
[caption id="attachment_1826" align="alignnone" width="300"]📷 google aramaa[/caption]
O nasıl çalışır? Detaylar burada!
Genel anahtar kelimelere odaklanmanız sizi rekabette bırakacak ve satın alma işleminden yalnızca bir adım uzakta olan kişilere ulaşacaktır. Örneğin, anneler ve bebekler için ürün satan bir web sitesinde e-ticaret SEO çalışması yapmak isteyebilirsiniz.
Satmak istediğiniz bebek arabası için bir markalama işlevi ekleyerek daha spesifik aramalar yapmalısınız. En çok aranan bebek arabası modeli olan "Chicco Baston Bebek Arabası" gibi uzun kuyruklu anahtar kelimeleri hedeflemelisiniz.
Uzun kuyruklu anahtar kelimeleri nasıl buluruz?
İlgili aramaların çoğu, Google aramalarının ilk sayfasındaki sonuçların sonunda bulunan uzun kuyruk aramalardır. Google "bebek arabaları" olduğunda, aşağıdaki uzun kuyruk aramaları aşağıdaki gibidir.
Uzun kuyruk anahtar kelime arama yöntemleri (uzun kuyruk) Google ile ilgili aramalar dışında, aşağıdaki yöntemleri kullanarak uzun kuyruklu anahtar kelimelere kolayca erişebilirsiniz.
Ubersuggest kullanın
Google arama çubuğuna her harfi yazdığımızda otomatik olarak kapanır. Übersuggest aracıyla ilgili tüm aramaları büyük miktarlarda görüntüleyebilirsiniz. Übersuggest, yüzlerce uzun kuyruklu anahtar kelimeyi, anahtar kelimemiz için Google ile ilgili arama sonuçlarından aynı anda kaldırır.
Ubersuggest - Uzun kuyruklu anahtar kelimeler - E-ticaret SEO Nasıl Yapılır? E-Ticaret web siteleri için en büyük arama motorunu kullanın. Hepsiburada, yok, n11, sahibi gibi e-ticaret web sitelerinin arama çubuğundaki sonuçları kontrol edin. Satmak istediğiniz ürünlerin başlıklarına bakın.
Rekabette öne çıkan arama hacimlerini ve kelimeleri seçin ve kullanın Ürününüz için bulduğunuz anahtar kelimelerin aylık arama hacmini kontrol edin. Bulunan anahtar kelimelerin aylık arama hacmini kontrol etmek için en iyi kaynak yine Google'dır. Tüm anahtar kelimelerinizi Google AdWords Anahtar Kelime Planlayıcı'ya girerseniz, aylık arama hacimleri alırsınız. Etkin bir AdWords hesabınız varsa, arama hacmini aşağıdaki gibi net bir şekilde görebilirsiniz. Ancak, etkin bir AdWords hesabınız yoksa, aylık arama hacminiz bir aralık olarak görünür. Yine de size bir fikir verecektir.
2. Ürün sayfalarınızı optimize edin SEO e-ticaret nasıl yapılır? İkinci önemli adım, sayfalarınızı SEO için uygun ölçütlere göre optimize etmektir. Ürünlerinizin Google'da sıralanmasını istiyorsanız, bunu yapmanın en iyi yolu, yerel SEO ölçütlerine göre her ürün için oluşturduğunuz sayfayı oluşturmaktır. Sayfalarınızı e-Ticaret web sitenizdeki her ürün için optimize etmediyseniz, birçok SEO avantajını kaçırırsınız.
Google arama sonuçlarında üst sıralarda yer almak için ürün sayfalarınızın e-ticaret SEO durumunu kesinlikle geliştirmelisiniz. Ürün sayfalarınız Google'ın sonuçlarında belirgin bir şekilde öne çıkıyorsa, e-ticaret web sitenizin daha fazlasını satıyorsunuz demektir.
Fotoğraflarınızı optimize edin Google sonuçlarındaki sıralamanızı yükseltmek için, kullandığınız ürün için kullandığınız resimleri optimize etmelisiniz.
Bunu yapmanın birkaç yolu vardır. En etkili ilk yöntem, her ürün fotoğrafına bir "Alt" etiketi eklemek ve anahtar kelimenizle görsel bir açıklama eklemektir.
URL'nizi girin ve anahtar kelimenizi girin Google'ın ilk sayfasının sonuçlarında görünmek ve SEO ile ayda binlerce ücretsiz ziyaretçi almak büyük bir başarı oldu. Bu büyük başarı aslında küçük faktörler bir araya geldiğinde ortaya çıkar. Bu faktörlerden biri, hedef anahtar kelimenizin ürünlerinizin URL yapısında bulunmasıdır.
Ürün sayfalarınızda hedeflediğiniz anahtar kelimeleri içeren bir URL yapısı oluşturmanız gerekir. E-ticaret SEO'nun nasıl yapılacağı sorusu için, doğru URL yapısı altın cevaplardan biridir.
URL yapınızı, ürün sayfalarınıza hedeflediğiniz anahtar kelimeleri içerecek şekilde yapılandırmanız gerekir. URL yapısı örneği:
Anahtar kelimeli bir URL yapısı örneği En iyi sonuçlar için, ürün sayfasının URL yapısını, ürün sayfasının başlığını ve ürün açıklamalarında hedeflediğiniz anahtar kelimeyi geçirmeniz gerekir.
Ürün açıklamalarınız için orijinal ve kapsamlı içerik oluşturun. Google sonuçlarını ve farklı temalar ve farklı varyasyonlardaki sıralama faktörlerini incelersek bunu görürsünüz. Google kapsamlı içeriği tercih eder ve yukarıda gördüğümüz sonuçlar kapsamlı içerik barındırır.
Bu durum yalnızca içerik pazarlaması için geçerli değildir. E-ticaretsayfanızın kategorisini ve ürün sayfalarını sıralayın güncellemek için aynı teknikleri kullanabilirsiniz.
Ayrıca içerik pazarlama, yani blog çalışmaları için SEO teknikleri başlıklı makalemizi okuyabilirsiniz.
Ürün sayfalarınız için hedefiniz, kullanıcıya bu ürün hakkında en az 500 kelime sağlamak olmalıdır. Ayrıca Google, bu sayfadaki içeriğin, ürün sayfasına eklediği kullanıcı inceleme bölümlerinden gelen yorumlarla geliştirildiğine inanmaktadır.
Ürün açıklamaları hakkında bir video bile ekleyebilirsiniz. Ziyaretçi ne kadar yararlı bilgi ve açıklama bulursa, sitede o kadar uzun süre kalır ve satın almaya hazır hale gelir.
Alakalı kelimeler anlamına gelen LSI'nın ürün içeriğine dahil edildiğinden emin olun Google'ın yalnızca eklediğiniz anahtar kelimeye göre sıralandığını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Google'ın ürün sayfanızda izlediği diğer kelimeleri kullanarak sayfanızı derecelendirin.
Anahtar kelimenizle ilgili, gizli anlamsal dizin oluşturma (LSI) olarak bilinen diğer gizli anahtar kelimeler içeriğinize dahil edilmelidir. Temel olarak bu kelimeler, listelediğiniz ürünle ilgili anahtar kelimelerdir.
.
.
Anahtar kelimenizle ilgili, gizli anlamsal dizin oluşturma (LSI) olarak bilinen diğer gizli anahtar kelimeler içeriğinize dahil edilmelidir. Temel olarak bu kelimeler, listelediğiniz ürünle ilgili anahtar kelimelerdir.
Ürün açıklamalarınıza bazı temel LSI anahtar kelimeleri eklemek, Google Botların tam olarak neler sunduğunu size göstermenin harika bir yoludur.
Bu LSI anahtar kelimelerini nerede bulabiliriz? Bunu bulmanın en iyi yolu yine Google'dan. Anahtar kelimenizle Google'ı kullandığınızda, ilgili aramalar ilk sayfanın altında görünebilir. Örneğin, bir tıraş seti ararken, LSI anahtar kelimeleri ilk sayfanın altında görünür.
LSI Anahtar Kelimeleri Sayfanıza bu LSI'yi, yani ilgili kelimeleri ekleyerek arama motoru optimizasyonunda daha hızlı bir artış elde edebilirsiniz.
"Tıraş seti" ve "tıraş seti çantası" nın tıraş seti için ürüne dahil edilip edilmediğini eklemelisiniz.
Ürün derecelendirme şeması ekle
Birçok e-ticaret sitesi, ürün sayfalarındaki 5 yıldızlı derecelendirme ve geri bildirim özelliğini çok etkili bir şekilde kullanır. Bir e-ticaret web siteniz varsa, Google'ın Ürün Derecelendirme Düzeni özelliğini kullanabilirsiniz.
Bu özellik, ürününüzün Google arama sonuçlarındaki derecelendirmesini gösterir. Arama sonuçlarında şaşırtıcı bir sonuç olarak görünür ve daha fazla tıklama alırsınız. Derecelendirmeye sahip sonuçların tıklama oranları daha yüksektir.
Google, ürün değerlendirme şemasının işlevini nasıl kullanabileceğinizi ayrıntılı olarak açıklamaktadır.
Bu özelliği tüm ürün sayfalarınıza entegre ederek, arama sonucu tıklama oranınızın artması garanti edilir.
Burada bu özelliği çok iyi kullanıyor. Samsung Note 8'e benzersek, Hepsiburada.com'daki sonuç rekabetten daha şaşırtıcı görünüyor.
3. kaliteli doğal geri almak SEO e-ticaret nasıl yapılır? Üçüncü adım, doğal olarak yüksek kaliteli geri bağlantılar elde etmektir. İçeriğinizin ve sayfanızın ne kadar iyi olduğuna bakılmaksızın, başka bir web sitesi bağlantı vermezse, Google'ın sıralamasında çok geridedir.
Düzenli olarak doğal yöntemler ve beyaz şapka SEO teknikleri kullanarak web sitenize yüksek kaliteli geri bağlantılar olmalıdır. Asla backlink paketleri satın almayın. Google olmayan bağlantıları cezalandırır
Rakiplerinizin backlink kaynaklarını tanıyın SEO performansınızı iki katına çıkarmak için, en iyi rakiplerinizi anahtar kelimeler açısından inceleyebilirsiniz.
Rakiplerinizin aldığı backlink kaynaklarını kontrol edebilirsiniz. Daha sonra e-ticaret web sitenizdeki kategori, ürün ve içerik sayfalarına bağlantılar sağlayan kaynaklara erişebilirsiniz.
Backlink analizi için en iyi kaynaklardan biri Majestic'dir.
Rakiplerinizin aldığı backlink kaynaklarını kolayca görebilirsiniz. Bu kaynaklardan gelen güven akışı ve atıf akışı değerlerini görüntüleyebilir ve önce SEO performansınız için değerli olanları seçebilirsiniz.
Majestic - Backlink Kaynakları
4. Neredeyse mükemmel bir site oluşturun SEO e-ticaret nasıl yapılır? Dördüncü adım, mükemmel bir yerleşim yapı oluşturmak Ürünlerinizin sayfaları mükemmel olsa bile, arama motorlarının ve ziyaretçilerin kolayca gezinebileceği bir site yapısı oluşturmak çok önemlidir.
Tüm sayfalarınızın Google Botlar ve gelen ziyaretçiler için önemli bir seviyeye sahip olduğundan emin olmalısınız.
Bu önemli yapı nasıl üretilir?
Site mimarinizi basit ve anlaşılır hale getirin
Site mimarisi nedir ve site mimarisi nasıl üretilir? Ne dediğini duyuyor gibiyiz.
Site mimarisi temel olarak sayfalarınızın nasıl bağlandığını ve site hiyerarşinizin nasıl olduğunu gösterir. Bir e-ticaret web sitesi on binlerce ürün sayfası içerebilir. Tüm sayfalar bir hiyerarşi etrafında site mimarisinde olmalıdır.
Başka bir deyişle, tüm ürünlerin bağlı olduğu bir kategori ve alt kategori sayfası olmalıdır. Bunun en iyi örneğini Hepsiburada.com e-ticaret web sitesinde bulabilirsiniz.
Hepsiburada site mimarisi örneği Örneğin, döşemeli mama sandalyesi ürünü Bebek Oyuncakları> Bebek Ürünleri> Mama Sandalyeleri> Portatif Mama Sandalyeleri kategorisindedir.
Zayıf bir site mimarisiyle, farklı ve birçok ürün tek bir daha yüksek kategoriye ait olabilir. Web sitesi düzenlemeyi kolaylaştırmanın birçok yolu vardır. Bununla birlikte, tutarlı ve net olmak önemlidir.
Ana sayfanızda genel kategorilerde alt kategoriler oluşturun ve alt kategorilerde farklı ürün grupları için farklı alt kategori grupları tanımlayın.
Kategoriler ve ürünler arasında gezinmeyi kolaylaştırmak için kırıntı yapısını da kullanabilirsiniz.
Tüm içeriğinizi ana sayfadan en fazla üç tıklama alın Mükemmel bir site yapısı için en iyi kural, tüm sayfalarınızı en fazla üç tıklama ile ön sayfadan erişilebilir hale getirmektir.
Bu yapı, Google Botlarının her sayfaya bir bağlantıdan diğerine tararken erişmesine olanak tanır.
Örneğin, Hepsiburada ana sayfasında 2 tıklama ile, yüksek sandalye alt kategorisine erişebilir ve taşınabilir ayak sandalyesini tıklayarak ürün sayfasına erişebilirsiniz. 3 tıklama ile görmek istediğiniz ürüne kolayca erişebilirsiniz.
Ziyaretçiler ve Google için basit ve anlaşılır bir web sitesi mimarisi oluşturabilirsiniz.
Yinelenen sayfaları kaldırma (yinelenen içerik) En yaygın sorunlardan biri, yinelenen içeriğin kullanılmasıdır. Bu, e-ticaret web siteleri için özellikle önemli bir sorundur çünkü ürün sayfaları genellikle otomatik olarak oluşturulur.
Veritabanınızdaki bir ürün, web sitenizde bilginiz olmadan çoğaltılan içeriğe sahip birden çok sonuçta ve URL'de görünebilir. Aynı içerik birden fazla yerde tekrarlanır.
Bu sorunu çözmek için siteyi dikkatlice analiz etmelisiniz. Yinelenen içerik bulmanın en kolay yolu: Siteliner. Ana sayfanızı girin ve Git seçeneğine basın.
Yinelenen sayfaları, yinelenen içerikte görebilirsiniz. Yinelenen içeriğin, Yani, yinelenen sayfalar genellikle kategori sayfalarıdır veya otomatik olarak oluşturulan diğer sayfalar olduğunu kolayca görebilirsiniz.
Bu çoğaltmayı önlemek için e-ticaret ayarlarınızı yapabilir veya Standart Etiket kullanımını genişletebilirsiniz.
5. en iyi kullanıcı deneyimi sunmak SEO e-ticaret nasıl yapılır? Beşinci adım, ziyaretçilere en iyi deneyimi sunmaktır. E-ticaret web sitenizde çok iyi bir kullanıcı deneyimine sahip olmalısınız. Arama motoru optimizasyonunun önümüzdeki yıllarda nasıl değiştiğine bakılmaksızın Google, sonuçlar için en iyi kullanıcı deneyimini sunan web sitelerine her zaman öncelik verecektir.
Google sonuçlarında içeriğinizin sürekli yüksek olduğundan emin olmak için içeriğinizin ziyaretçiler için yüksek değerli olduğundan emin olun.
Yüksek kaliteli içerik oluşturmalı ve
Sosyal medya paylaşımını artırın Müşterilerin en sevdikleri ürünleri sosyal medyada kolayca paylaşabilmeleri için her bir ürün sayfasına sosyal medya paylaşım düğmeleri de ekleyebilirsiniz.
Bu, e-ticaret web siteniz için kullanıcı etkileşimini ve mükemmel bir backlink kaynağını teşvik eder
Diger Makalelere ulaşmak için buraya tıklayınız
submitted by emrecann150 to blogs [link] [comments]

Nvidia GeForce Now İçin EN İYİ Ayarlar ! (TÜRKÇE) - YouTube Elraenn - Eightborn İçin Özenle Seçilen Arabalar (EN İYİ ... EN İYİ TEKNOLOJİK ARAÇLAR - YouTube 2020 Yılında Çıkan En İyi 8 ARABA... Gençler İçin 50 bin TL ye Alınacak En İyi 10 Araba

Corona Virüs Sırasında Evden Çalışmak İçin En İyi Araçlar Tunahan ULAŞ Mart 20, 2020 Okuma süresi: 5dk, 13sn Corona isimli olarak çıkan bu yeni virüs dünya çapında binlerce insanın sağlığını küresel kaos olarak büyük ölçüde günden güne etkiledi ve halende devam etmekte. Aile İçin En İyi Araba Modeli Hangisi? Güven, sıcaklık ve birliktelik hislerini bize yaşatan ailemize karşı sorumluluk duygumuz da fazlasıyla yoğun olur. Toplum olarak, geçmişten bugüne hiç değişmeyen bir alışkanlıkla aile kavramına çok önem veririz. Uzaktan ekran paylaşımı için en iyi araçlar. Bunu gördük uzaktan çalışma bugün çok yaygınlaştı. Diğer meslektaşlarınızla, arkadaşlarınızla veya ailenizle video görüşmeleri yapmak için farklı programlar kullanabiliriz. Ancak ekibimizin ekranını paylaşabilir veya başka bir kişinin ekranına uzaktan erişebiliriz. Hal böyle olunca hem iyi hem de Türkiye koşullarına uygun bir SUV bulmak oldukça güç. Konforlu ve iyi bir SUV’a binmek isteyenlerin kafası da haliyle karışık. Tüm bu koşullar bizi SUV piyasasını araştırmaya ve Türkiye’deki en iyi 12 SUV’u bulmaya yöneltti. Henüz karar aşamasında olanlar için: En iyi 10 SUV! Ticaretin En İyileri. Ticari hayatın vazgeçilmezi olan hafif ticari araçlar için farklı markaların farklı model alternatifleri mevcut. Ayrıca bu segmentteki araçlar günlük kullanım da sağladığı için yüksek tavan ve büyük bagaj ihtiyacı olan kişilere de hitap ediyor.

[index] [4666] [4420] [958] [106] [156] [7342] [647] [7563] [4714] [7041]

Nvidia GeForce Now İçin EN İYİ Ayarlar ! (TÜRKÇE) - YouTube

Merhabalar arkadaşlar... Bu videoda GeForce Now İçin EN İYİ Ayarları Gösterdim.Video Hoşunuza Gider İse Like Atmayı Ve Kanalıma Abone Olmayı Unutmayın. İyi s... Çocuklar İçin Yapıldığına İnanamayacağınız En Havalı 10 Araba... İzlediğiniz için teşekkürler , abone olmayı unutmayınız... duymadım DEME! olarak size Yo... “hayata dair ne varsa” hepsi bu kanalda! Sende yeni şeyler öğrenmek, farklı bir dünya görmek istiyorsan; haydi durma sende aramıza katıl! Abone ol! Beğen! Takip Et! Youtube: http ... Yetişkinler İçin Tasarlanan En İYİ 10 Minik Araba. Bu videomuzda en iyi minyatür arabaları derledik. İyi seyirler :)) İzlediğiniz için teşekkürler , abone ... Gençler İçin 50 bin TL ye Alınacak En İyi 10 Araba ... 60000 LİRAYA ALINABİLECEK EN EKONONİK, EN ... 13:14. 30.000 TL’ye ALINABİLECEK EN İYİ ARAÇLAR - Duration: 8:14 ...

https://forex-thai.mining-logix.pw