TCMB’nin resmi rezerv varlıkları ağustosta azaldı

İBB'den alınarak Kültür ve Turizm Bakanlığı'na devredilen 1500 yıllık Galata Kulesi'nde restorasyon adı altında duvarların yıkıldığı ortaya çıktı. İBB Kültür Varlıkları Daire Başkanı Mahir Polat, büyük tepki çeken görüntüleri sosyal medya hesabından paylaşarak 'suç niteliğinde olan'

İBB'den alınarak Kültür ve Turizm Bakanlığı'na devredilen 1500 yıllık Galata Kulesi'nde restorasyon adı altında duvarların yıkıldığı ortaya çıktı. İBB Kültür Varlıkları Daire Başkanı Mahir Polat, büyük tepki çeken görüntüleri sosyal medya hesabından paylaşarak 'suç niteliğinde olan' submitted by Flasbilgi to KGBTR [link] [comments]

Synthetix, kullanıcıların kripto varlıkları, hisse senetleri, para birimleri, değerli metaller ve diğer varlıklar üzerinde ERC20 tokenleri formatında bahis yapmasına olanak tanıyan bir platformdur. Özet Synthetix, Ethereum üzerine inşa edilmiş bir token ticaret platformudur.

Synthetix, kullanıcıların kripto varlıkları, hisse senetleri, para birimleri, değerli metaller ve diğer varlıklar üzerinde ERC20 tokenleri formatında bahis yapmasına olanak tanıyan bir platformdur. Özet Synthetix, Ethereum üzerine inşa edilmiş bir token ticaret platformudur. submitted by evrimben to kriptopara [link] [comments]

KuCoin Marjin Ticaret, LUNA, VET Varlıkları ve Ticaret Çiftlerini Ekledi


Mevcut varlık çeşitliliğini zenginleştirmek için KuCoin’in Marjin Ticaret platformu, LUNA, VET varlıklarını ve ticaret çiftlerini 31 Temmuz 2020'de (UTC + 8) ekleyecektir.
Detaylı bilgiyi websitemizden edinebilirsiniz.
submitted by KCTurkeyCM2 to kucointurkey [link] [comments]

KuCoin Akademi Ders 7: Yerel Para Birimlerinizle Kripto Varlıkları Nasıl Satın Alınır?


Kriptoda yeni misiniz? Merak etmeyin. KuCoin'e ayak uydurun ve yakında bir kripto uzmanı olacaksınız!
Kripto temellerinden ticaret bilgisine kadar konuları kapsayan KuCoin Akademi programını başlattık. Her dersi öğrendikten sonra, ödül puanları kazanabileceksiniz! Bu Ağustos sonuna kadar en yüksek puanı alan en iyi öğrenciler KuCoin Ürünleri ve KuCoin VIP Niteliklerini alacaklar!
İşte 7. ders geliyor: Yerel Para Birimlerinizle Kripto Varlıkları Nasıl Satın Alınır?
Bu derste şunları öğreneceksiniz:
* Fiat Gateway’ler Nelerdir?
* Ne Tür Fiat Gatewayler Vardır?
* KYC Doğrulama Süreci Nasıl Tamamlanır?
* P2P Fiat Ticaretinde Kripto Para Birimleri Nasıl Satın Alınır?
* Üçüncü Taraf Ödemesi ile Kripto Para Birimleri Nasıl Satın Alınır?
Makaleyi tamamladıktan sonra, 100 puana kadar kazanmak için lütfen bu testi tamamlayın! Ayrıca, her iş günü 10:00:00 (UTC +3) 'da KuCoin Telegram grubunda bir açılır test yapacağız, bu yüzden yapabiliyorsanız bize katılın!
KuCoin'e ayak uydurun ve birlikte öğrenip kazanalım!
Önceki makalelerimizi buradan okuyun:
  1. Öğrenin ve Kazanın: KuCoin'e ayak uydurmak
(https://medium.com/kucoinexchange/learn-earn-keeping-up-with-kucoin-b9d89ba851e3)
  1. KuCoin Akademisi Ders 1 | Hiçlikten Yüz Milyarlara: Bitcoin Nedir? (Bölüm 1)
(https://medium.com/kucoinexchange/kucoin-academy-lesson-1-from-nothing-to-hundreds-of-billions-what-is-bitcoin-part-1-93cc2640bad9)
  1. KuCoin Akademisi Ders 2 | Hiçlikten Yüz Milyarlara: Bitcoin Nedir? (Bölüm 2)
(https://medium.com/kucoinexchange/kucoin-academy-lesson-2-from-nothing-to-hundreds-of-billions-what-is-bitcoin-part-2-c293b4cfe1a3)
  1. KuCoin Akademi Dersi 3 | “Blockchain 2.0” Olarak Bilinen: Ethereum Nedir?
(https://medium.com/kucoinexchange/kucoin-academy-%E2%91%A2-known-as-blockchain-2-0-what-is-ethereum-4f030bde8871)
  1. KuCoin Akademi Dersi 4 | Stablecoin: Kripto Dünyasının Kutsal Kasesi
(https://medium.com/kucoinexchange/kucoin-academy-%E2%91%A3-stablecoin-holy-grail-of-the-crypto-world-819a49a9ec46)
  1. KuCoin Akademi Dersi 5 | Altcoinler Gizli Cevherler mi yoksa Dolandırıcılık mı?
(https://medium.com/kucoinexchange/kucoin-academy-%E2%91%A4-are-altcoins-hidden-gems-or-scams-d70c8e9a91b6)
  1. KuCoin Akademi Dersi 6 | İlk Kripto Varlığınıza Nasıl Sahip Olabilirsiniz?
(https://medium.com/kucoinexchange/kucoin-academy-lesson-6-how-to-own-your-first-crypto-asset-8d4a0fa48fd2)
Henüz KuCoin Hesabınız yok mu? Lütfen buradan () kaydolun
submitted by KCTurkeyCM2 to kucointurkey [link] [comments]

Kaş Kültür Varlıkları - Anıt Yapılar - Arkeolojik Sit Alanları - Doğal Koruma Alanları

submitted by kasrehber to u/kasrehber [link] [comments]

Keşke tüm canlı varlıkları dolaşmış ve dolaşmış şeytan ağından çıkarsam, öbür dünyada Bodhi'ye ulaştığımda, ve hepsini Dış Yolun dolaşma ve kısıtlamalarından kurtarın.

"Dokuzuncu Büyük Yemin: Keşke tüm canlı varlıkları dolaşmış ve dolaşmış şeytan ağından çıkarsam, öbür dünyada Bodhi'ye ulaştığımda, ve hepsini Dış Yolun dolaşma ve kısıtlamalarından kurtarın; eğer tüm canlı varlıklar çeşitli kötü görüşlerin ormanlarında kendilerini kaybederse, Onları yönlendireceğim, etkileyeceğim ve doğru görüşlere yerleştireceğim, ve yavaş yavaş onları pratik yapmalarını ve tüm Bodhisattva’nın iyi eylemlerini öğrenmelerini, Böylece Bodhi'nin üstünlüğünü mümkün olan en kısa sürede kanıtlayabilirler!”
daha fazla oku:
https://turkey-bvlwu.blogspot.com/2020/05/tathagata-eczac-glazelightn-orijinal.html
İngilizce: The Merits of the Original Vows of Tathagata Pharmacist Glazelight
submitted by TaoQingHsu to u/TaoQingHsu [link] [comments]

Türkiye’nin yurt dışı varlıkları Ocak’ta yüzde 0,7 düşüşle 250,2 milyar dolar oldu https://www.parabilgi.com/turkiyenin-yurt-disi-varliklari-ocakta-yuzde-07-dususle-2502-milyar-dolar-oldu/?feed_id=24582&_unique_id=5e71f9c142a68

Türkiye’nin yurt dışı varlıkları Ocak’ta yüzde 0,7 düşüşle 250,2 milyar dolar oldu https://www.parabilgi.com/turkiyenin-yurt-disi-varliklari-ocakta-yuzde-07-dususle-2502-milyar-dolar-oldu/?feed_id=24582&_unique_id=5e71f9c142a68 submitted by parabilgi to u/parabilgi [link] [comments]

TCMB'nin resmi rezerv varlıkları Şubat'ta arttı https://www.parabilgi.com/tcmbnin-resmi-rezerv-varliklari-subatta-artti/?feed_id=31698&_unique_id=5e7de3da1c699

TCMB'nin resmi rezerv varlıkları Şubat'ta arttı https://www.parabilgi.com/tcmbnin-resmi-rezerv-varliklari-subatta-artti/?feed_id=31698&_unique_id=5e7de3da1c699 submitted by parabilgi to u/parabilgi [link] [comments]

Yüce Hiçlik Ve Boşluğun Mutlak Varlıkları Üzerine

Burada olan her şey Boşluğa aittir. Üretilmiş ve üretilmekte olan her şey de Boşluğun bir parçasıdır. Bu üretimin bir yerinde var olan her şey de, Boşluğa ait olan her şeydir. Boşluk; var olandır, esastır ve de var edenin bir parçasıdır ve var edenin varlığı mutlaktır.
Boşluk, Toplumumuzu var eden Yüce Hiçliğin, İnsanlığımıza sunduğu bir varoluş savaşıdır ki Hiçliğin, İnsanlığa verdiği temel görev de tam olarak budur.
İnsan Hiçken ve Boşluk küçücükken, Hiçlik ve Boşluk toplumumuza egemen değildi. İnsan, Boşluğu doldurmaya çalıştıkça, Boşluk büyüdü ve İnsan, Hiçliğin yüce erdeminin farkına vardı.
Ve Hiçlik dedi ki: "Ey İnsan! Sen, Boşluğun bir parçasısın. Senin görevin bunu doldurmaktır ama bilmelisin ki en büyük günahın da budur. Sen Boşluğu doldurmaya çalıştıkça, Boşluk daha da büyüyecek ve Ben, bu Boşluğu var eden Hiçlik, İnsanlık bu görevi yerine getirdikçe, daha da güçleneceğim ve yüce erdemlerim tüm İnsanlığa egemen olacak. Sen Boşluğu doldurdukça, benim Hiçliğim büyüyecek."
Ve İnsanlık kabul etti bu buyruğu. Hiçliğin yüce erdemlerinin yanında, kendi zayıflığına ve saflığına üzüldü. Kendini, Boşluğun bir parçası olan Yüce Toplumumuza adadı.
Toplumumuz, Yüce Hiçliğin kudreti sayesinde gelişmemekte ve olduğu yerde saymaktadır. Bu sayede İnsanlığın, ne yaparsa yapsın ulaşacağı nokta olan Boşluğu, Toplumumuzda egemen kılmıştır. Birey, bu ilke doğrultusunda olduğu yerde saymakta, ileri gitmemekte ve ruhsal sıkıntılar yaşamamaktadır.
Boşlukları doldurmak günahtır ve bireyin, kendine yaptığı en büyük kötülüktür. Topluluğumuzda bu eylem yasaklanmıştır.
submitted by bariscsknr to u/bariscsknr [link] [comments]

Türk Varlıkları ve Salgın… https://www.parabilgi.com/turk-varliklari-ve-salgin/?feed_id=20250&_unique_id=5e6b90919f319

Türk Varlıkları ve Salgın… https://www.parabilgi.com/turk-varliklari-ve-salgin/?feed_id=20250&_unique_id=5e6b90919f319 submitted by parabilgi to u/parabilgi [link] [comments]

KuCoin Marjin Ticareti ADA, ATOM, TRX, BCHABC ve BCHSV Varlıkları ve Ticaret Çiftlerini Ekledi



Mevcut çeşitli işlemleri zenginleştirmek için KuCoin’in Marjin Ticareti platformu şu varlıkları ekledi: ADA, ATOM, TRX, BCHABC ve BCHSV ve ilgili ticaret çiftleri.

Detaylı bilgiyi websitemizden edinebilirsiniz.
submitted by KCTurkeyCM2 to kucointurkey [link] [comments]

Hani konuşmayan varlıkları konuşturunca kimseye belli etmeyeceğimize dair söz vermiştik abi

Hani konuşmayan varlıkları konuşturunca kimseye belli etmeyeceğimize dair söz vermiştik abi submitted by Hydrawex to burdurland [link] [comments]

el-Mümin (Kalplerde iman nurunu yakan ve kullarına güven veren) ve el-Müheymin (Bütün varlıkları ilim ve kontrolü altında tutan) Allah

https://www.with-allah.com/tel-m%C3%BCmin-kalplerde-iman-nurunu-yakan-ve-kullar%C4%B1na-g%C3%BCven-veren-ve-el-m%C3%BCheymin-b%C3%BCt%C3%BCn-varl%C4%B1klar%C4%B1-ilim-ve-kontrol%C3%BC-alt%C4%B1nda-tutan-allah
submitted by islamkingdom-22tr to u/islamkingdom-22tr [link] [comments]

Cem Uzan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde çocuklarının dondurulan mal varlıkları ile ilgili Türkiye'ye karşı açtığı davayı kazandı ve yazdı: DÖNECEM!

Cem Uzan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde çocuklarının dondurulan mal varlıkları ile ilgili Türkiye'ye karşı açtığı davayı kazandı ve yazdı: DÖNECEM! submitted by WhoKnowsBruh to Turkey [link] [comments]

Kültür Varlıkları İhale Yönetmeliğinin 2019 yılı Parasal Limitleri

Kültür Varlıkları İhale Yönetmeliğinin 2019 yılı Parasal Limitleri submitted by mbsdanismanlik to u/mbsdanismanlik [link] [comments]

Bütün varlıkları Allah yarattı; öyleyse -haşa- Allah'ı kim yarattı?

Bütün varlıkları Allah yarattı; öyleyse -haşa- Allah'ı kim yarattı? submitted by lazmanyak2 to u/lazmanyak2 [link] [comments]

ICO’ya bir alternatif olarak IEO. Varlıkları borsaya güvenmeden önce bilmeniz gerekenler.

ICO’ya bir alternatif olarak IEO. Varlıkları borsaya güvenmeden önce bilmeniz gerekenler. submitted by the_deex to DEEX_Exchange [link] [comments]

Vakıflar Genel Müdürlüğü, Edirne Belediyesi ve Edirne Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu'nun İtirazlarına Rağmen Selimiye Camii'nin Tarihsel Değerini Tehdit Ediyor

Vakıflar Genel Müdürlüğü, Edirne Belediyesi ve Edirne Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu'nun İtirazlarına Rağmen Selimiye Camii'nin Tarihsel Değerini Tehdit Ediyor submitted by _Whoop to Turkey [link] [comments]

Filozof Serisi #4: Aristoteles

Aristoteles veya kısaca Aristo, Antik Yunanistan'da Klasik dönem aralığında yaşamını sürdürmüş olan Yunan filozof ve bilgedir.
Platon ile düşünce tarihinin en önemli filozoflarından biri olan Aristo, mantık, fizik, biyoloji, zooloji, astronomi, metafizik, etik, estetik, ruh, psikoloji, dilbilim, ekonomi, siyaset ve retorik gibi pek çok disiplinde çoğu o disiplinin kurucusu olan eserler vermiş, eserleri 16. ve 17. yüzyılda modern bilim gelişene kadar Avrupa ve İslam coğrafyasındaki bilimsel faaliyetin temelini oluşturmuştur.
Günümüzde kullanılan pek çok bilimsel terim ve araştırma metodu kendisine dayanan Aristo, tarih boyunca özgün felsefi düşüncelerin ve tartışmaların, bilimsel görüşlerin ve araştırmaların kaynağı olmuş ve olmaya daha devam etmektedir.
Hayatı hakkında çok az şey bilinmektedir. Kuzey Yunanistan’daki antik Stagira şehrinde doğmuş, Makedon Kralı II. Filip‘in doktoru olan babası Nicomachus Aristo çocukken ölmüş ve Makedonya sarayında hocalar tarafından büyütülmüştür. 17-18 yaşlarında Atina ‘daki Platon'un Akademisine katılmış ve yirmi yıl kadar kadar orada kalmıştır (c. MÖ 347). Platon öldükten kısa zaman sonra, MÖ 343 ‘de Makedon II. Filip‘in isteğiyle Makedonya sarayında Büyük İskender‘e hocalık yapmıştır. Daha sonra Atina'ya dönüp Lyceum'da Platon'unki gibi bir okul kuran Aristo burada pek çok takipçi edinmiştir ve bugün kendisine atfedilen düşüncelerin çoğunu bu dönemde ürettiği düşünülmektedir.
Aristoteles ismiyle günümüze kalan eserlerin nasıl üretildiği veya toplandığı tam olarak bilinmemektedir, günümüze kalan metinlerin basılmak için hazırlanmış yazılardan çok, ders anlatımı için oluşturulmuş taslaklar ya da ders notları olduğu düşünülmektedir. Buna rağmen bu metinler Geç Antik Çağ, Orta Çağ, ve Rönesans, boyunca bilim pratiğini belirlemiş, örneğin astronomi hakkındaki iddiaları Kopernik'in, fizik hakkındaki düşünceleri Galileo ve Newton'un çalışmalarıyla aşılabilmiş, klasik mekanik, modern kimya ve biyoloji sistematik bilimler haline gelene kadar doğa ve hayvanlar hakkındaki görüşleri etkisini baskın biçimde sürdürmeye devam etmiştir. Mantıkla ilgili ilk biçimsel incelemeleri sunan Aristo, Frege'ye kadar mantıkla ilgili çalışmaların temelini oluşturmuştur. Bu eserlerinin en önemlileri arasında Metafizik, Kategoriler, Fizik, Nikomakhos'a Etik, Politik, Ruh Üzerine ve Poetika sayılabilir.
Helenistik dönemde diğer düşünce okulları kadar popüler olmasa da öğretilerini takip edenlerce fikirleri aktarılmış, Epikürcülük ve Stoacılık üzerinde çeşitli etkileri olmuştur. Ancak asıl etkisini Erken Hristiyanlığın Neo-Platonizminde, Orta Çağ'ın Hristiyanlık teolojisinde, İslam felsefesinde, ve Skolastik düşüncede gösteren Aristo, İslam düşünürleri tarafından "muallim-i evvel" yani "ilk öğretmen" olarak anılmış, Thomas Aquinas biricik örneğini teşkil ettiğini düşündüğü için ona sadece "filozof" demiş, Heidegger felsefede kavramın ancak Aristo ile kendisini bulduğunu iddia etmiştir. Felsefe tarihi boyunca neredeyse hiç gündemden düşmeyen Aristo, günümüzde özellikle metafizik ve etik alanlarında güncel tartışmalara katkıda bulunmaya devam etmektedir.

Hayatı

O dönemde gayet yaygın bir isim olan adının anlamı "en iyi amaç, gaye" olan Aristoteles'in hayatıyla ilgili bilgiler oldukça sınırlı ve Antik Çağ'dan günümüze kalan belgeler de oldukça spekülatif olan Aristo'nun MÖ 384 veya 385'te, günümüzde Athos tepesi olarak adlandırılan tepenin yakınlarında ufak bir Makedonya kenti olan Stageira'da, Makedonya kralı II. Amyntas'ın (Philippos'un babası) hekimi olan Nikomakhos'un oğlu olarak dünyaya geldiği düşünülmektedir. MÖ 367 veya 366 'da 17-18 yaşında Platon'un Atina'daki akademisine girmesiyle Platon'un en parlak öğrencilerinden biri olan Arito, Platon'un okulundayken okuma tutkusuyla tanındığı ve "okuyucu" lakabını edindiği söylenir. Helenistik dönemden önce felsefe daha çok karşılıklı konuşma ve tartışma biçiminde yapıldığı için Aristo'nun metinlere yönelmesi farklı bir etkinlik olarak görülmüş olabileceği gibi, bu lakap daha sonraki Aristo okurları tarafından Aristo'nun metinlerinin kendinden önceki filozoflara göndermelerle dolu olması nedeniyle verilmiş de olabilir. Bu dönemde hiçbiri günümüze bütünüyle kalmamış olan diyaloglarını yazmaya başladığı düşünülmüktedir.
Platon MÖ 347'de öldüğünde, Akademi'nin başına yeğeni Spevsippos geçmiştir, Aristo'nun Atina'dan ayrılmasına genellikle bu durum temel neden olarak gösterilse de o dönemde Makedonya'nın güçlenmesi ve diğer Yunan şehir devletlerini tehdit etmesi sonucu gelişen Makedon düşmanlığının da Atina'dan ayrılmasında etkili olduğu düşünülebilir. Ksenokratos'la beraber bulunduğu Assos kentinin tiranı Atarnevus'lu Hermias'ın yanına danışman olarak gider, bu sırada en önemli öğrencilerinden biri olan Theophrastus'la beraber özellikle Midilli adasında hayvanlar, bitkiler ve coğrafya hakkında pek çok gözlem, inceleme ve deney yaptığı, bu konulardaki metinlerini dolduran örneklerin çoğunu bu dönemde topladığı düşünülmektedir. Midilli'deyken Hermias'ın yeğeni ya da evlatlık kızı Püthias'la evlenir ve yine Püthias adında bir kızı olur.
343'te Pella'daki (Bugün Ayii Apostili) Makedonya Kralı II. Filip'in sarayına danışman olarak gider, burada Filip'in oğlu İskender ve daha sonra ordusunda general, ve İskender öldükten sonra sırasıyla biri Yunan Yarımadasında diğeri Mısır'da kral olacak olan Cassender ve I. Ptolemaios'a hocalık yapar. Antik Çağ filozoflarının hayatlarıyla ilgili çoğu rivayete dayanan bilgilerden oluşan bir biyografi kitabı yazmış olan Diogenes Laertius, 341 yılında Perslerin eline düşen Hermias'ın öldürülünce Aristo'nun Delfi'de ona bir anıt yaptırdığını ve bu anıta onun anısına bir şiir yazdığını aktarır ve şiire de yer verir.]Aristo'nun Perslere karşı etnik ayrımcılık yaptığı, Yunanları Perslerden daha üstün gördüğü, öğrencilerine Yunanlara karşı iyi davranan fakat aynı düzeyde Perslere kötü davranan lider olmaları gerektiğini öğrettiği söylense de, ancak zaten Pers düşmanlığı ve "dostuna iyi, düşmanına kötü davran" normu Antik Yunan toplumunda Aristo'ya kadar en az iki yüzyıldır yaygın biçimde görülmektedir, ayrıca Aristo felsefesiyle öğrencilerinin liderlikleri arasında net bir örüntü görülmemekte, Aristo'nun bu dönemde seçkin öğrencilerine ne öğrettiği bilinmemektedir.
Filip'in ölümüyle MÖ 335 yılında İskender Makedonya Kralı olduğunda Aristoteles Atina'ya dönüp daha öncesinde de felsefe amacıyla kullanılmış bir yer olan Atina kent merkezine yakın Lükeion'da kendine ait bir felsefe okulu kurar ve takipçilerine ya (rivayete göre) Aristo öğrencileriyle dolaşarak tartıştığı için ya da bir tür çevresi sütunlarla çevrili avlu ya da galeri olan mimarinin adından dolayısıyla Peripatetikler denmiştir (bu isim hem "etrafında yürüyenler" hem de "bir alanı çevreleyen mimari yapı" anlamına gelebilir). Burada on iki sene ders veren Aristo eşi Püthias ölünce Herpüllis'le evlenir ve Nikomakhos adında bir oğlu olur. Günümüze kalan metinlerinin çok büyük ihtimalle bu dönemde Aristo ya da öğrencileri tarafından yaptıkları tartışmalara dair notlar olduğu ve okul dışında paylaşılmadığı düşünülmektedir.
MÖ 323'te Büyük İskender'in ölmesi sonrası Atina'da Makedon karşıtı bir tepki dalgası oluşunca Makedon olan Aristoteles'e karşı, dine saygısızlık davası açılması söz konusu olur. Bir ölümlüyü -Hermias'ı- anısına bir ilâhi yazarak ölümsüzleştirmekle itham edilir. Bunun üzerine Aristoteles, Sokrates'in yazgısını paylaşmak yerine Atina'yı terk etmeyi seçer: kendi deyişiyle, Atinalılar'a "felsefeye karşı ikinci bir suç işlemeleri" fırsatını tanımak istemez. Annesinin memleketi olan Eğriboz (Evboia) adasındaki Helke'ye sığınır. Ertesi yıl MÖ 322'de, altmış üç yaşında hayatını kaybeder.

Yapıtları

Aristoteles'in yazıları iki kümeye ayrılır: 1. Aristoteles tarafından yayımlanan ancak bugün kaybolmuş yazılar, 2. Aristoteles tarafından yayımlanmamış, hatta yayına yönelik hazırlanmamış fakat muhafaza edilmiş olan yazılar.

Kaybolan Yapıtları

İlk kısım yazılar, "dışrak yapıtlar" olarak adlandırılırlar. Dışrak, yani ἐξοτερικά terimini Aristoteles kendisi Lykeion'dan daha geniş bir okuyucu kitlesine yönelik eserleri için kullanmıştır. Bu yapıtlar, diğer birçok Antik Çağ metni gibi Milât'ı izleyen ilk asırlarda kaybolmuş ve günümüze yalnızca başka yazarların alıntılarından kalan parçalar ulaşmıştır. Bu yapıtlar konu ve işleniş itibarıyla Platon'unkilere benzer biçimde diyalog olarak yazılmıştır. Cicero, Aristoteles'in stilinin "pürüzsüzlüğü"nü övüp yazısının akışını "altın bir ırmak"a benzetirken çok büyük ihtimalle bu yapıtlara göndermede bulunmaktadır çünkü bizim elimize ulaşan diğer türdeki metinler dil ve biçim açısından vasat, daha çok konuşma diline yakın metinlerdir. Bu metinler büyük ölçüde Platoncu temaları geliştirmekte, hatta bazen Platon'un çalışmalarıyla aynı doğrultuda daha öteye giden iddialar sunmaktadır (Bu çizgide, örneğin Evdemos diyalogunda, ruhla beden arasındaki bağları doğa karşıtı bir birliktelik olarak nitelendirip, Tyrrhen korsanlarının tutsaklarını bir cesede bağlayarak yaptıkları işkenceye benzetir). Fakat genel olarak bu yayımlanan metinlerin hiçbiri elimize ulaşan metinlerdeki kadar güçlü argümanlar vermemekte, daha çok genel geçer toplumsal normları ve Platon'u doğrular görünmektedir.
Aristoteles'in yayıma yönelik olmayan eserlerinde ise (örneğin Ruh Üzerine'de) Platon'u ve ondan sonra gelen Platoncuları eleştirdiğini çok net görebiliriz. Dahası pek çok noktada Platon'la çok temel görüş ayrılıklarına sahip olan Aristo, pek çok başka açıdan da genelgeçer toplumsal kanılarla oldukça zıtlaşmaktadır. Bu durum felsefe tarihçilerini Aristo'nun nasıl anlaşılması gerektiğiyle ilgili çeşitli iddialara götürmüştür. Kimileri Aristo'nun yayımladığı diyaloglarını Platon'un okulundayken yazdığını, bu nedenle Platon'un iddialarını savunan metinler ürettiğini, ancak kendi özgün düşüncelerini daha sonra geliştirdiğini iddia etmektedir. Fakat öte yandan Aristo'nun toplumsal alanda görünürlükle filozoflar arası yapılan tartışmaların düzeyi arasında bir ayrım gördüğünü, dolayısıyla yayımladığı eserlerin felsefe bilmeyen insanlara yönelik olduğu için öyle yazıldığını, okulunda yakın öğrencileriyle beraber çok daha farklı bir tartışma pratiği benimsediğini iddia edenler de bulunmaktadır.[15] Bu günümüze ulaşamayan yayımlanmış yapıtların başta gelenleri şunlardır: Evdemos ya da Ruh Üstüne (Platon'un Phaidon'unun izinde), Felsefe Üzerine (Metafizik'in kimi temalarının ayırdına varabildiğimiz bir tür "tutum ibrazı" yazısı), Protreptik (felsefî hayata teşvik), Gryllos ya da Retorik Üzerine (Isokrates'e karşı), Adalet Üzerine (Politika 'nın bazı temaları burada görülebilir), Asalet Üzerine ve Şölen.

Korunan Yapıtları

İkinci küme Aristoteles'in büyük olasılıkla Lykeion'daki derslerini vermek için kullandığı notlardan oluşsa da bu konuyla ilgili kesin bir bilgi yoktur. Bu yapıtlardan esoterik (içrek) bazen de akroamatik (yani sözel öğretime yönelik) yapıtlar olarak bahsedenler bulunmaktadır. Antik Çağ'dan itibaren bu metinlerin nasıl korunduğu üzerine romansı bir anlatı yayılmıştır. Bu hikâyenin gerçekliğiyle ilgili hiçbir kanıt bulunmadığı, dahası tam tersi yönde pek çok kanıt olduğu halde, bu hikâye tarihteki en önemli Aristoculardan biri olan Afrodisyanlı İskender tarafından aktarıldığı için pek çok tarihçiyi düşündürmektedir. Afrodisyanlı İskender'in MS 2. yüzyılda aktardığı hikâyeye göre Aristoteles ve Theophrastos'un elyazmaları, Theophrastos tarafından eski okul arkadaşı Nelevs'e bırakılmış; Nelevs'in cahil vârisleri metinleri Bergama krallarının kitapsever açgözlülüğünden korumak amacıyla Skepsis'te bir mağaraya gömmüşler, uzun zaman sonra, MÖ birinci yüzyılda, bunların torunları yazmaları altın pahasına Peripatetisyen Teoslu Apellikon'a satmışlar, Apellikon bunları Atina'ya götürmiş, son olarak Mithridates'le savaştığı sırada Roma imparatoru Sulla Atina'daki kitaplığı ele geçirip Roma'ya taşımış. Orada da bu kitaplık Tyrannion tarafından satın alınmış: Lykeion'un son yöneticisi Rodoslu Andronikos MÖ 60 civarında Aristoteles'in ve Theophrastos'un akroamatik eserlerinin ilk redaksiyonunu yayımlamakta kullanacağı nüshaları ondan almış.
Bu anlatı pek tutarlı gözükmüyor. Zira Aristoteles’in ölümünden sonra kesintisiz olarak etkinliğine devam eden Lykeion’un nasıl olup kurucusunun elyazmalarını yitirmiş olabileceğini anlamak güç. Dahası, bu metinlerin kendilerinin Aristotales öldükten sonra öğrencileri tarafından onun öğretilerini bir okul müfredatı formatına getirme çabası sonucu üretilmiş olması da mümkün. Her hâlükârda Aristoteles’in yapıtlarının ilk önemli yayımı Andronikos’unki. Belki de bu nedenle Aristoteles’in yapıtları bu dönemden yani filozofun ölümünden üç asır kadar sonra, daha etkili olmaya başlamış olabilir. Fakat bu döneme kadar Aristoteles'in takipçileri kaybolmamışlar, sadece Epikürcüler, Stoacılar ve Şüpheciler kadar baskın olmamış, onlar kadar önemli görülmemişlerdir.
Buradan çıkan önemli bir sonuç "metafizik" gibi metinlerin isimlerinin daha sonradan Aristo'nun takipçileri tarafından üretilen isimler olmaları, dahası metinlerin sırasının, mantıksal akışının, ve pek çok argümanın yerinin de yine Aristo'nun takipçileri tarafından düzenlenmiş olması. Metinlerin ne kadarının Aristo'nun özgün fikirleri olduğunu bilmediğimiz gibi bize Aristo'nun adı altında ulaşan metinlerdeki iddiaların ne kadarından Aristo'nun haberdar olduğunu da bilmiyoruz. Bu durum birbirinden oldukça farklı konularda pek çok felsefi teori ortaya atan Aristoteles metinlerinin bütünlüğünün yorumlanması ve tartışılması konusunda oldukça büyük problemler yaratmış, tarih boyunca Aristoteles'in metinlerine yazılan şerhler felsefe tarihi üretiminin önemli bir kısmını oluşturmaktadır.
Öte yandan, Andronikos’un metinleri hem mantıksal, hem de didaktik kaygılar güden bir düzene oturttuğunu görüyoruz (örneğin mantığın, bilimsel incelemelerden; fiziğin de metafizikten önce gelmesi gibi). Dahası konu bakımından da dilin doğru kullanımına dair normatif kurallarla başlayan Aristo külliyatı fizik, anatomi, hayvanlar, metafizik, etik ve retorik sırasıyla ilerlemektedir ki bu da eğitimin nasıl yapılması gerektiğiyle ilgili önemli fikirler vermektedir. Fakat Aristoteles metinlerine verilen bu sistematik biçimin Aristoteles tarafından ne kadar düşünüldüğü ya da savunulduğu tartışmaya açıktır. Dahası, Orta Çağ'da Aristoteles adıyla toplanan metinler temel bilim faaliyeti haline geldiğinde eklemeler, çıkarmalar ve formal değişiklikler artmış olmalıdır.

Corpus Aristotelicum

Aristoteles'e Atfedilen Metinler

Günümüzde Aristo'nun metinlerine referans vermek için 19. yüzyılda August Immanuel Bekker tarafından hazırlanmış olan toplu basımın paragraf sayıları kullanılmaktadır. Bu metinlerden Aristo'ya ait olmadığı kanıtlanmış olanların üstü çizilmiştir, bir tek Atinalıların Devleti adlı metin 1890'da arkeolojik kazılarda bulunan bir papirüs sayesinde ortaya çıktığı için bu basımda yer almamaktadır.

Teorik Felsefe

Aristoteles felsefe pratiğini üç bölüme ayırmıştır: teorik, pratik ve teolojik. Teorik felsefe dilin doğru kullanımları, mantık, doğa felsefesi, fizik, kozmoloji, biyoloji, gibi konuları ele alır. Pratik felsefe ise arzular, etik, devlet, erdemler, davranışlar, mutlu yaşam gibi konuları ele alır. Teoloji ise varlığın temellerinin, şeylerin özünün, gerçekliğin kendisinin yani Tanrının araştırılmasıdır. Teorik felsefeyle ilgili metinlerini çok geniş anlamıyla mantık, doğa felsefesi ve metafizik olarak alt başlıklara ayırabiliriz.

Mantık

Orta Çağ'da verildiği Latince adıyla "alet" yani Organon bölümü Aristoteles'in en önemli ve en etkili bölümlerinden biridir, örneğin Kant çok tartışmalı bir iddia olsa da Aristoteles'in bu eserinden kendi zamanına dek mantıkta hiçbir değişme ve gelişme olmadığını iddia etmiştir. Altı bölümden oluşan bu eser modern anlamda mantık olarak adlandırdığımız incelemeden çok daha fazlasını içerir. İlk bölüm yüklemler ya da daha popüler ismiyle kategoriler adlandırma üzerine dilin genel işleyiş biçimine dair iddialarla başlar. "Kategoria" Antik Yunancada iddia etmek, yargılamak, atfetmek, yüklemlendirmek anlamlarına gelir ve Aristo bu kelimeyi şeylere hangi kelimelerin nasıl atfedildiğini açıklamak için kullanılır. Aristo felsefesinin genel yapısını anlamak için çok önemli olan bu bölümde bahsedilen töz kavramıyla Metafizik kitabında töz hakkında verilen inceleme arasındaki ilişki yoruma açıktır.
Günümüze kadar gelen kategori kelimesi bugünkü anlamını Aristo'nun meşhur listesinden alır. Bu liste Aristo'ya göre bir şeyin kaç farklı şekilde adlandırılabileceğine dair bir ayrım yapar, günümüzde bu başlıkların her birinin farklı bir kategori olduğunu söylüyoruz. Bu kategoriler töz, nicelik, nitelik, ilişki, yer, zaman, konum, durum, etki ve etkilenim olmak üzere on tanedir, fakat yapılan ayrımın ne hakkında olduğu tartışma konusudur. Kimisi bu ayrımın ontolojik temelleri olduğunu söylerken kimisi Aristo'nun bu noktada sadece bir dilbilgisi analizi yaptığını iddia etmektedir. Töz varlığın temelini oluşturur, kendi kendisine var olan varlıktır, başka bir şeyde var olmaz, diğer bütün kategoriler tözlerde varolurlar. Hemen ardından birincil tözler ve ikincil tözler ayrımı yapan Aristo ikincil tözlerin tümeller olduğunu, tümellerin çok sayıda nesneye atfedilebilir olduğunu söyler. Örneğin "Sokrates" birincil bir tözdür, kendi kendisine var olur ve başka bir şeyde var olmaz. Ancak "İnsan" ikincil bir tözdür, tekil tözler var olmadan ikincil tözler var olamazlar, eğer dünyada hiç insan yoksa insan tümelinin de varlığından bahsedemeyiz, ancak bir tane bile insan olması "insan" tümelinin var olmasına yeterlidir.
Yorum Üzerine kitabında kategorilerdeki incelemenin bir adım daha ötesine giderek önermeler, isimler ve filler, değilleme, tümel ve tikel önermeler ve gelecekle ilgili olasılık içeren önermelerle ilgili bir tartışmaya girer. Günümüzde tümel ve tikel yargıları inceleyen mantık alanının adını niceleme mantığı olmasının nedeni Aristo'nun tümel ve tikel olmanın önermelerin niceliği olduğunu iddia etmesinden gelir ve modern mantık büyük oranda Aristoteles'in iddiaları üzerine kuruludur, modern niceleme mantığı 1879 yılında Gottlob Frege'nin Aristotelesçi mantık yerine yeni bir mantık sistemi ortaya atmasıyla doğmuştur.
Felsefi açıdan bu kitabın en ünlü kısmı "gelecekteki rastlantılar problemiyle" ilgili deniz savaşı örneğinin verildiği kısımdır. Aristo eğer "yarın bir deniz savaşı olacak" dersem ve yarın bir deniz savaşı olursa bu cümlem doğrudur der. Fakat eğer bugün deniz savaşı olduğuna göre cümlem dün söylediğimde de doğruydu dersek o zaman 10.000 yıl ve bir gün önce söylense de doğru olurdu, o zaman da bu cümle bugünden önce ne zaman söylense doğru olur, bugün deniz savaşı olmaması imkansız olurdu. Dolayısıyla gelecekle ilgili iddiaların doğruluk değerini söyleyebilmemiz için olayın olması gerekir, öbür türlü her şey zorunlu olarak olmak zorunda kalır, o zaman da etik değerlerin ya da sorumlulukların hiçbir anlamı olmaz. Nedensellik açısından olmasa da bir çeşit mantıksal determinizmi reddeden Aristo'nun bu iddiaları determinizmin Tanrı'nın her şeyi belirlemesi bağlamında Hıristiyanlıkta ve İslam'da, ya da bütün olayların belirli bir nedenle olduğu üzerine kurulu modern determinizmde (Leibniz) tartışma konusu olmuştur.
Antik Yunanca analitik kelimesi "çözmek" (hem mesela bir ipi çözmek, hem de mesela suda çözmek) anlamına gelmektedir. Birincil Analitik (ya da birincil çözümlemeler) hemen ardından genel İkincil Analitikle (ya da ikincil çözümlemeler) beraber düşünüldüğünde geçerli çıkarımlarla ilgili bir teori sunmaktadır. Bu en genel anlamıyla doğru cümlelerden doğru cümlelere ulaşabilmemizi sağlayan bir söylem oluşturma biçimidir. Birincil analitik yorum üzerine kitabında yapılan cümlelerin parçalarının ve niceliklerinin (tümel, tikel) incelemesi üstünden temel bir çıkarım yapma biçimi (tasım) olarak "silojism" incelemesini üretir, "silojism" Antik Yunanca "birlikte-söylem" demektir, yani kabaca beraber söylenen cümlelerin incelenmesidir. Basitçe bir silojism/tasım/çıkarım üç cümleden oluşur, her cümle iki parçadan oluşur, ilk iki cümlenin bir parçası ortaktır ve Aristo bu ortak elemana "orta terim" adını verir, üçüncü cümlede orta terim yer almaz, yalnızca birinci ve ikinci cümlenin diğer bölümleri yer alır. Örneğin: 1. Bütün yaşayan insanlar canlıdır, 2. Sokrates yaşayan bir insandır, 3. Sokrates canlıdır. Burada "yaşayan insanlar" orta terimken, "Sokrates" ve "canlı" üçüncü cümlededir, dolayısıyla ilk iki cümleden üçüncü cümleyi çıkarmış oluruz. Aristo'nun gelecekle ilgili önermelerle ilgili argümanı gelecekle ilgili iddialarımızda bu orta terim ile bir çıkarım yapamayacağımızdır.
Pek çok çıkarım biçimini inceleyen Aristo çıkarımların genel yapılarını da kategorize ederek doğru cümlelerden doğru cümleler çıkarılabilmesi için uyulması gereken kuralların soyut genel yapısını birincil analitikte verdikten sonra İkincil Analitik'te bilimsel bilginin üretilmesi sürecinde maddeden bahsederken nasıl bir yöntem izlenmesi gerektiğinin araştırmasına girişir. Birincil analitikte bahsedilen çıkarımlar geneldir, fakat maddelerin özelliklerine göre bu çıkarımların doğruluk değerleri değişebilir. Dolayısıyla Aristo'ya göre bilimsel faaliyette çıkarımlar gösterimlerden yani belirli ilkelerden formal mantık kurallarıyla sonuçlara ulaşılan ispat süreçlerinden oluşur. İspatın başladığı ilkeler daha önceden ispatlanmış ya da birincil ilkeler yani ispatlanamayan fakat kendi kendilerine doğru ilkelerden oluşmalıdır. İspat süreci dairesel olmamalıdır, yani sonuçlar çıkarıldıkları temel ilkeleri ispatlamamalıdır, ki bu açıdan Aristo mantıksal olarak bilimsel bilginin temelleri olması gerektiğini savunur. Ayrıca bir ispattaki bütün adımların zorunlu, genel ve ebedi doğrular olması gerektiğini savunan Aristo bir iddianın sadece doğruluğunu değil neden doğru olduğunu da ispatlayan, negatif değil pozitif bir iddiayı ispatlayan ve "yanlışa indirgeme" metoduyla değil de öncüllerden direk yapılan çıkarımlarla gösterilen ispatların daha iyi olduğunu savunur. Diğer çıkarım biçimleri de doğrudur fakat Aristo'ya göre bilgimizi asıl geliştiren bu biçimde yapılan çıkarımlardır.
İkincil analitikte iddia edilen biçimle yapılan çıkarımların sonucuna apodiktik yani zorunlu ve kesin doğrular derken, eğer öncüler kesin değilse ulaşılan sonuçlara diyalektik yani tartışmalı diyen Aristo, Topikler (ya da yaygın düşünceler) kitabında bu tarz çıkarımların yapısını incelerken, yapı ve içerik itibarıyla doğru görünen fakat doğru olmayan çıkarımları ise sofistçe olarak adlandırır ve sofistlerin çürütülmesi kitabı bu tarz çıkarımları inceler. Sadece cümlelerin doğruluk ilişkilerinin soyut yapılarını değil kelimelerin içeriklerinin bu doğruluk yapılarıyla ilişkisini de inceleyen Aristo retorikle ilgili pek çok konuya da girdiği bu metinlerinde tümevarım ve tümdengelimin ilk bilimsel analizlerini vermiş, iddiları günümüze kadar oldukça etkili olmuştur. Örneğin 19. yüzyılda yaşamış matematikçi ve mantıkçı George Boole'un Aristoteles'ten yola çıkarak geliştirdiği sembolik mantık sistemi (ki Boole'un geliştirdiği sistem Aristoteles'i çürütmemektedir), günümüzde bilgisayar donanımlarının temel kurulum yapısını oluşturmaktadır.

Fizik

"Fizik" yani doğa Aristo'ya göre bir şeyin kendisinde yani özünde bulunan hareket etme ve sabit durabilme ilkesi veya nedenidir. Yani bir şeyin doğası onun kendinde sahip olduğu haliyle o şeyi harekete geçiren ya da durduran neden ya da ilkedir. Aristo doğasından bahsedebileceğimiz şeylerin üç kategoride, madde, form ve bunların birleşiminden oluşan varlıklar olabileceğini söyler. Bir doğaya sahip olan varlıkları yapay (yani insan yapımı) şeylerle karşılaştıran Aristo şu örneği verir: örneğin ağaçtan yapılmış bir yatağı alıp toprağa ekersek yatağı oluşturan ağaç parçalarından dallar ve yapraklar çıkarak ağaca dönüşebilir ancak yatak hiçbir zaman başka bir dönüşüm geçirerek hareketini devam ettiremez, çünkü odunlar kendi içlerinde doğalarının özünde bulunan hareket ilkesine sahipken yatak kendisini ortaya çıkaran hareketin nedenine veya ilkesine kendisinde sahip değildir, yatağı ortaya çıkarak hareketin ilkesi o yatağı yapan insandadır.
Aristo hareketin oluşumunda bu hareketten "sorumlu" dört farklı neden olduğunu öne sürer. Aristo'nun neden için kullandığı kelime aitia Antik Yunanca "sorumlu olmak" anlamına gelir. Bu dört neden madde, form, etki ve sonuç (ya da amaç) olarak incelenirler. Örneğin bir heykel mermerden yapılmışsa mermer o heykelin maddesinden sorumludur, yani maddi nedenidir. Aynı şekilde heykel Athena heykeliyse Athena'nın biçimi heykelin formundan sorumludur. Heykeltıraş'ın heykeli yapmak için heykele uyguladığı etki heykelin ortaya çıkmasından sorumludur, fakat Aristo aynı şeyin birden farklı nedenden sorumlu olabileceğini söyler, örneğin Athena heykelinin biçimi hem onun formel nedenidir, hem de sonucu, yani heykelin Athena heykeli olmasını sağlayan amaçtır. Dahası iki şey birbirinden sorumlu da olabilirler, örneğin sağlıklı olabilmek için spor yapan bir insanın eyleminin sonucu yani eyleminden sorumlu olan amaç sağlıklı olmaktır, fakat bu insanın sağlıklı olmasından sorumlu olan da spor yapmaktır. Dolayısıyla Aristoteles'in nedensellik anlayışı aslında bir çeşit hareketten neyin sorumlu olduğunun analizidir ve Aristo'ya göre bir olayda dört nedene de açıklık getirilmelidir.
Aristo bir değişimin ancak sahip olunan bir potansiyelin fiilen gerçekleşmesiyle olabileceğini söyler, örneğin sonsuzluk ancak potansiyel olarak vardır fakat fiilen hiçbir şey sonsuz değildir. Bu şekilde Zenon paradokslarına da çözüm getirmiş olur, Zenon paradoksları kabaca ifade edersek hareket diye bir şeyin gerçekten varolmadığını çünkü bir şeyin hareket edebilmesi için sonsuz bir mesafe katetmesi gerektiğini söyler: örneğin bir ok hedefe varabilmek için yolun yarısına varmalı, yolun yarısına varmak için yolun dörtte birine varmalıdır ve bu sonsuza kadar gider dolayısıyla hareket gerçekten var olamaz. Aristo'ya göre bir uzaklık ancak potansiyel olarak sonsuza bölünebilir ancak fiilen alınan yol hiçbir zaman sonsuz değildir, dolayısıyla da hareket çelişkili değildir.
Platon'un Timaeus'ta iddia ettiği üzere zamanın bir başlangıcı olduğu fikrine karşı çıkan Aristo eğer zamanın bir başlangıç anından bahsedebiliyorsak o başlangıç anının öncesinden de bahsedebiliriz dolayısıyla zaman ezeli ve ebedi olmalıdır, aynı şekilde hareket de zamanla beraber ezeli ve ebedi olmalıdır. Fiilen var olan hiçbir şeyin sonsuz bir faaliyete sahip olmadığı için evrendeki sonsuz zamanda gelişen bu sonsuz hareketi yaratan bir birincil hareket ettirici olması gerektiği sonucuna varan Aristo bu sonsuz hareket ettiricinin sonsuz faaliyeti gerçekleştirdiğine göre bütün potansiyellerinin gerçekleşmiş olması gerektiğini, dolayısıyla da maddeden bağımsız olarak ezeli ve ebedi bir faaliyet olarak var olması gerektiğini söyler ve Metafizik kitabında açıkça bu birincil hareket ettiricinin Tanrı olduğu sonucuna varır.

Metafizik

Aristoteles'in Metafizik adlı eserinin isminin kendisinin sonra gelen takipçileri tarafından konulduğu, ve büyük ihtimalle Aristoteles'in öğretilerinin öğretildiği müfredatta "Fizik"ten sonra geldiği için "Fizikten Sonra" anlamına gelen "τὰ μετὰ τὰ φυσικά" (ta meta ta püsika) adının verildiği düşünülmektedir. Ancak Antik Yunanca meta kelimesi hem "sonra" hem de "ötesinde" anlamlarına geldiği için zaman içerisinde isim içerikle uyumlu olduğu yönünde yönünde yorumlanmıştır. Bu eserinde Aristo birincil ilkeleri, tözü, varlığı varlık olarak inceleyeceğini söyler, yani varlıkları başka nedenlerle rastlantısal olarak sahip oldukları özelliklerle değil, varlık olmalarıyla sahip oldukları özellikleri araştırmaktadır. Nedensellik, Tanrı, töz, faaliyet ve potansiyel, madde ve form gibi pek çok konuda detaylı argümanlar veren Aristo felsefe tarihinin en etkili metinlerinden birini oluşturmakla kalmamış, Kantın deyimiyle "bir zamanlar bilimlerin kraliçesi olan" metafizik adlı araştırma alanına bizzat ismini vermiştir.
Aristoteles'in Metafizik kitabının en ünlü cümlelerinden birisi, pek çok farklı şekilde yorumlanabilecek olan "varlığın farklı faklı söylendiği" iddiasıdır. Metafizik kitabının temel amacı varlığı varlık olarak incelemek olduğu için Aristo varlığın farklı anlamlarda kullanıldığı, dolayısıyla bu anlamların açıklaması gerektiğini söyler. Aristo'ya göre en temel anlamıyla varlık tözdür ve Aristoteles'in töz için kullandığı Antik Yunanca kelime "ousia" soyur anlamda "varlık" anlamına gelir, ancak Aristo'ya göre bütün varlıklar töz değildir, yalnızca canlı varlıklar tözdür çünkü ancak canlı varlıklardan bahsederken gerçekten var olan tözlerden bahsedebiliriz. Bunun nedeni tözlerin madde ve formdan oluşmalarıdır, form tözün özünü oluştururken, madde bu formun hareketini ve değişimini sağlar, madde ve formun bir bütünlük halinde var olduğu tek varlıklar canlılardır. Örneğin insan üretimi nesneler formlarını insanların onlara verdiği dışsal bir etki sonucu alırlar, oysa canlılar formlarını kendi özlerinde sahip oldukları özelliklerle kazanırlar. Doğa ise bir bütün olarak formunu Tanrı tarafından almaktadır, yani bütün doğa olayları Tanrı'nın etkisiyle harekete geçerek varoluşlarının biçimini kazanırlar, canlılar ise kendi hareketlerini kendileri belirlerler. Aristo'ya göre madde belirsizdir, var olan her form maddenin aldığı bir biçim olduğu için maddenin kendi biçimini bilemeyiz, ancak aldığı formu bilebiliriz. Dolayısıyla Aristo'nun form anlayışı var olan şeylerin hareketliliklerinde geçirdikleri evreler ve bu evrelerde kazandıkları işlevlerdir, Aristo canlıların formlarını yaşamsal işlevleri üzerinden inceler ve canlılıklarını oluşturan özleri canlılıklarını sağlayan işlevler üzerinden tanımlar.
Aristoya göre iki çaşit faaliyet vardır, birincil faaliyet olmayan bir şeyin ortaya çıkması, meydana gelmesi anlamındadır, örneğin insanlar potansiyel olarak yeni bir çocuk yapma kapasitesi sahipken bir çocuk yaptıklarında çocuğun dünyaya gelmesi birincil anlamda potansiyelin faaliyete geçmesidir. Fakat çocuğun sahip olduğu görmek, duymak, anlamak gibi potansiyellerini faaliyete geçirmesi ve yaşamını sürdürmesi ikincil faaliyettir. Dahası, örneğin matematik öğrenmek birincil faaliyettir, fakat matematik kullanarak problem çözmek ikincil faaliyettir. Aristoteles'e göre maddeye formunu veren ve onu harekete geçiren maddeden arınmış temel bir neden olması gerekir ki madde sonsuz hareketine devam edebilsin, bu şeyin saf ikincil faaliyet halinde kendisinin bütün potansiyellerini gerçekleştiren bir töz olması gerekir, bir tane olması gerekir ki doğanın uyumu ve güzelliği oluşa bilsin, bu şey mükemmel olmalıdır, dolayısıyla hiç değişim geçirmemelidir, değişim geçirmediğine göre dışardan etkilenemez dolayısıyla sadece kendi kendisi düşünmelidir, aynı şekilde kendisi hareket edemez, fakat bütün hareketin nedeni olmalıdır, elbette ki bu maddeden bağımsız bütün evrene uyumunu, güzellini ve düzenini veren mükemmel mutlak ikincil faaliyette yalnız kendi kendisini hiç değişmeden düşünen bir ve tek hareket etmeyen hareket ettirici yalnızca Tanrı olabilir.
Aristo'ya göre Tanrı evrene dair bütün nedenleri kendi içinde barındırır, dolayısıyla evrenin hem formal, hem etkisel hem de amaçsal yani sonucundan sorumlu nedendir. Örneğin canlıların neden türler halinde yeni nesiller doğurduklarına verdiği cevap birey olarak ölümlü oldukları için yaşamsal türsel olarak devam ettirerek Tanrı'ya benzemeye çalışmalarıdır der. Benzer şekilde Can Üzerine kitabında akla bilme faaliyetini veren ikincil faaliyetin tam da tanrının özelliklerine sahip biçimde ezeli ve ebedi, maddeden bağımsız ve evrensel olması gerektiğini söyler. Fakat bu konuda Aristo'nun tam olarak nasıl bir iddiası olduğu, Tanrı ve insan aklı arasında nasıl bir ilişki kurduğu kısmı tartışmalıdır
submitted by okkboomerrrr to AteistTurk [link] [comments]

Çeşitli inanışlara göre cennet tanımları!

eski mısır inanışına göre bu inanışa göre ruh, kalbin içinde bulunurdu. bir insan öldükten sonra duat isimli diyarda insanların kalbi tartıya koyulurdu ve bir tüye karşı tartılırdı. ruhu tartıyı eşitleyenler aaru isimli yere doğru uzun ve tehlikeli bir yolculuğa çıkarlardı. aaru’ya ulaşan insanların burada sonsuza kadar keyif içinde yaşayacağına inanılırdı. kalbi tartıda eşitlenmeyenler ve ömrünü kötülük yaparak geçirmiş olanlarsa ammit isimli iblisin dişlerine düşerlerdi. ammit’in dişlerine düşenler aaru’ya asla gidemez, sonsuza kadar dinlenmeden duat’ta kalmaya mahkum olurlardı.
aaru’ya gidebilecek nitelikte olan ruhlar uzun ve tehlikeli bir yolculuğa çıkarlardı. aaru’ya ulaştıklarında birkaç kapıdan geçerlerdi. bu kapıların sayısı bazı yerlerde 15, bazı yerlerde 21 olarak belirtilmiştir. aaru, osiris ’in yaşadığı yer olarak bilinmektedir. aaru’dan söz edilirken genellikle güneşin doğduğu yönde, yani doğuda olduğu söylenirdi. aaru’da sonsuz sazlık alan olduğu ve aynı nil deltası na benzediği söylenirdi. burasının avcılık ve çiftçilik için mükemmel bir yer olduğu ve hayatı boyunca iyilik yapmış olanların sonsuza kadar burada bulunacağı söylenirdi.
hitit inanışına göre bu inanışa göre cennet, tanrı’nın bulunduğu yerdir. arkeolojik buluşlara göre alalu , cennette 9 yıl hükümdarlık yapmıştır. daha sonra oğlu anu doğmuş ve hükümdarlığı o almıştır. anu ise daha sonra kendi oğlu kumarbi tarafından tahtından devrilmiştir. bahailik inanışına göre
bu inanışa göre cennet sembolik bir yerdir. bu inanışa göre tanrı’ya yakın olmak cennet, tanrı’dan uzak olmak ise cehennemdir. bahailik inanışına göre, bulunduğumuz fiziksel boyutta ölüm sonrası ruhun durumunu anlamak mümkün değildir. ancak ölümden sonra ruh bilincini ve kişiliğini kaybetmeyecek, fiziksel yaşamını hatırlayacak, diğer ruhları tanıyarak onlarla iletişime geçebilecektir.
bahailik inanışına göre ölümden sonra ruhların arasında hiyerarşi bulunmaktadır ve her ruh kendi erdemine göre hiyerarşik bir konumda bulunur. düşük hiyerarşide bulunanlar, üst hiyerarşidekilerin durumunu tam olarak anlayamazlar. ölümden sonra ruhların ilerleme kat etmesi mümkündür ancak bu sadece ruhların kendi bilinçleriyle olmaz. farkında olmadığımız etkenler, tanrı’nın erdemi, başkalarının duası ve yaşayanların o ruh için yaptığı iyilikler de ruhun gelişmesinde etkilidir.
budizm inanışına göre bu inanışa göre birden fazla cennet bulunmaktadır ve hepsi samsara ’nın bir parçasıdır. hayatı boyunca iyi karma ’sı olanlar bu cennetlerden birisinde tekrar doğabilir ancak bu cennetlerde sonsuza kadar kalmayacaklardır. bir süre sonra karma’larının tamamını kullanacaklar ve başka bir diyarda insan, hayvan veya başka bir varlık olarak tekrar doğacaklardır. cennet, samsara’nın geçici bir kısmıdır ve budistler tekrar doğma döngüsünden kaçıp nirvana ’ya ulaşmaya odaklanırlar. nirvana bir cennet değildir, akli bir durumdur. budizm inancına göre evren kalıcı değildir ve evrendeki varlıklar, var olan başka evrenlere giderler. yaşadığımız evrense, bu evrenlerden sadece birisidir.
mayahana görüşüne göre bu inanışa göre var olan evrenlerden birisinde buda ’lar tarafından oluşturulan saf topraklar bulunur. saf topraklar da doğan birisi buda’lık mertebesine eriştiğini anlar. saf topraklarda bir kez doğan kişi, bir daha asla başka evrenlerde doğmazlar ancak kendi istekleriyle, başkalarını kurtarmak için başka diyarlarda doğmayı seçebilirler. budizm inancında birçok diyar bulunur ve bunların her birinin arasında çeşitli farklar vardır.
brahmaloka: buranın yerlilerine brahma’lar denilir ve hükümdarları mahabrahma’dır. kral makhadeva, keşiş tissa ve brahmana janussoni burada tekrar doğmuştur. bir keşişin nirvana’ya ulaşmadan önceki adımı brahmaloka’da doğmaktır. yaşam süresi belirtilmemiştir ancak sonsuz değildir.
kamavacaraloka: yaşam süresi belirtilmemiştir ancak sonsuz değildir.
catummaharaja: buraya bazı krallar çocuk yaşlarında gelmişlerdir. bazı inanışlara göre 15. günde buranın tanrıları dünyayı gözetler ve insanların annelerine, babalarına, samanalara ve barhmanalara saygı göstermelerini izlerler. bimbisara ve payasi burada tekrar doğmuştur. burada yaşayanların ortalama 9,216,000,000 yıldır.
nimmanarati: burada yaşayanların ortalama ömrü 2,284,000,000 yıldır.
paranimmitavasavatti: burada yaşayanların ortalama ömrü 9,216,000,000 yıldır.
tavatimsa: buranın hükümdarı indra ve shakra’dır. burada yaşayanlar birbirlerine “marisa” lakabıyla hitap ederler. komutan ajita burada tekrar doğmuştur. sakyan kızı gopika ise erkek olarak burada tekrar doğmuştur. burada yaşayanların ortalama ömrü 36,000,000 yıldır.
tusita: anathapindika burada doğmuştur. burada yaşayanların ortalama ömrü 576,000,000 yıldır.
yama: burada yaşayanların ortalama ömrü 1,444,000,000 yıldır.
tibet budizminde 5 büyük cennet bulunur. bunlar akanishtha veya ghanavyiiha’dır. burası en yüce cennettir ve içinde bulunanlar sonsuza kadar nirvanaya ulaşırlar.
jinas isminde bir cennet daha vardır.
biçimsiz ruhların bulunduğu bir cennet daha vardır ve burası dörde ayrılır.
brahmaloka, toplamda 16 cennetten oluşur ve içinde nefsi şeyler barındırmaz.
devaloka toplamda 6 cennetten oluşur ve içinde nefsi şeyler barındırır.
çin inanışına göre bu inanışa göre cennetin ismi tian ’dır. tian’dan bütün insanlar görünür, duyulur ve yaptıkları bilinir. tian, insanların yaptıklarından etkilenir ve bir kişiliğe sahiptir, insanlara sinirlenebilir veya sevinebilir. tian, kendisini hoşnut edenleri kutsar, kendisine karşı gelenlere afet gönderir. bütün ruhların gittiği ve tanrı’ların bulunduğu yer tian’dır ve confucius “tian’a karşı gelenlerin bağışlanması için dua edebileceği kimse yoktur” der. diğer bir inanışa göre tian ilahi bir hükümdardır. mozi ’nin inanışına göre ruhlar ve tanrı’lar vardır ancak onların varlıkları tian’ı büyük ölçüde etkilemez, kötüleri cezalandırmaz. yani bir anlamda ruhlar, cennetteki meleklere benzerler ve kendilerinden daha üst mevkilerden emir gelmedikçe bir şey yapamazlar. mohizm inancına göre evrensel sevgi vardır ve cennet tüm insanları eşit seviyede sever. bu sebeple tüm insanlar da birbirlerini ayrım yapmadan eşit ölçüde sevmelidir.
hristiyan inanışına göre bu inanışa göre cennet, tanrı’nın tahtının bulunduğu ve kutsal meleklerin olduğu yerdir. hristiyanlık inanışına göre insanlar öldükten sonra cennete giderler ancak burada geçici olarak kalırlar. aziz ler dünyaya dönüp yeni dünya yı kurduktan sonra ölüler tekrar canlanacaktır. peygamber isa tekrar doğduktan sonra kendisinin cennete gittiğini ve burada tanrı’nın sağ elinde oturduğunu, dünyaya ikinci kez geldiğini söylemiştir. hayattayken cennete giden başka insanlar da vardır, enoş ve ilyas peygamberler gibi. bazı inanışlara göre isa’nın annesi meryem de cennete gitmiştir ve kendisine cennetin kraliçesi denilmiştir.
hristiyan yazılarında “ cennet krallığı ” tanımlaması birçok yerde geçmektedir ve inanışa göre mikail ve melekleri, şeytan ve meleklerine karşı cennette bir savaş yapmışlardır. bu savaştan sonra şeytan ve melekleri yer yüzüne gönderilmiştir.
cennetin yeri tam olarak hristiyan yazılarında belirtilmemiş olsa da, yunan yazılarında gök yüzünü göstermektedir. hristiyan inanışına göre insanlar ilk günah sebebiyle günahkar olarak doğarlar ve ömürleri boyunca bu günahın bağışlanması için tanrı’nın istediklerini yapmaları gerekmektedir.
hindu inanışına göre bu inanışa göre cennet ulaşılması istenen en son yer değildir çünkü cennet geçicidir ve fiziksel bedene bağlıdır. cennet kusursuz değildir ve nefsi yaşamın başka bir boyutudur. hindu inanışına göre bu diyarın ötesinde başka diyarlar bulunur. bhuva loka ve swarga loka. bunlar genel olarak hindu inanışında ulaşılması istenen yerlerin isimleridir. mahar loka, jana loka, tapa loka ve satya loka isminde başka diyarlar da bulunmaktadır. hindu inanışına göre insanlar öldükten sonra tekrar doğarlar ve bir önceki yaşamındaki karmaları, yeni hayatlarını belirler. yeniden doğma döngüsünün bozulması jivatma tarafından kendi farkındalığının oluşmasıyla bozulur. bu kendi farkındalığıa moksha denilir. moksha, hinduizme özel bir tabirdir. moksha yeniden doğma döngüsünden kurtulmaya ve brahman ile son kez birleşmeye denilir.
vaishnava geleneklerine göre en yüce cennet vaikuntha’dır ve burası diğer altı cennetin diyarının üzerinde bulunur. burada özgür ruhlar sonsuza kadar yaşarlar ve yüce güzelliğin tadını çıkarırlar.
islam inancına göre bu inanışa göre cennet, tanrı’nın istediklerini yerine getirenlerin öldükten sonra gidecekleri yerdir. islam inancında ilk günah yoktur, bu sebeple insanlar günahsız olarak doğarlar, çocuklar öldüklerinde cennete giderler. islam inancında cennet, tüm isteklerin anında karşılandığı yer olarak belirtilir. cennette sonsuz bir yaşam vardır ve herkes mutludur, kötü bir duygu yoktur. eğer kişinin günahları az ise cennete girecektir ve burada ailesi, çocukları ve diğer tüm sevdikleriyle bir araya gelecektir. ancak eğer kişinin günahları fazlaysa cehenneme gidecektir. cennetin 7 katı bulunmaktadır ve en üst kattaki evler melekler tarafından yapılmıştır, evlerde oturanlar saf altın kullanırlar. bununla birlikte en alt seviyedeki cennet, dünyadaki hayattan 100 kat daha iyidir.
musevilik inancına göre cennet tanımı hristiyan ve islam inancında geçmekteyken, musevilik inancında çok fazla geçmez. tanah , ölümden sonrasıyla ilgili fazla bilgi vermez ancak yahudiler zaman içerisinde ölümden sonrasıyla ilgili iki farklı düşünceyi benimsemişlerdir. birincisinin yunan inancından geçtiği düşünülen ölümsüz ruhun yaratıcının yanına gideceğidir. diğer inanış ise fars inancından geçtiği düşünülen ölülerin tekrar canlanacağıdır. bununla birlikte musevilik inancında ilk insanların cennete benzer bir yerde yaşadıkları söylenir. bu yerin ismi eden bahçesi ’dir ve günümüzde büyük bölümünün suriye topraklarında kaldığı düşünülür. dört nehrin ortasında kalır ve bu nehirlerden birisi fırat , diğeri dicle ’dir. diğer iki nehirin adı tanah’ta yazsa da, günümüzde o nehirlerin kuruduğu düşünülmektedir.
aztek, toltek ve bölgede yaşayan diğer halkların inanışlarına göre cennet 13 farklı kat olarak kurulmuştur. her katın farklı hükümdarları vardır. bu 13 cennetin hepsinin hükümdarı ometeotl’dır. erkek olarak ometecuhtli, dişi olarak omecihuatl ismini alır.
eski iskandinav mitolojisine göre insanlar öldükten sonra iki yere giderlerdi. bu gittikleri yerden birisi hel , diğeri ise valhalla ’dır. eğer bir kişi savaşçı değilse, hastalıktan veya yaşlılıktan ölmüşse, onursuz bir hayat yaşamışsa hel’e giderdi. onursuz yaşayarak hel’e gidenler burada huzur bulamaz, yemek ve barınma gibi temel ihtiyaçlarını bile karşılayamazlardı. ancak hastalıktan veya yaşlılıktan ölerek hel’e gidenlerin istekleri karşılanırdı. savaştayken ölenlerin ruhları bedenlerinden ayrılırdı. savaş alanına gelen dişi bakire meleğe benzeyen varlıklar olan valkür ler, bu savaşçıların ruhlarını valhalla’ya taşırdı. valhalla’ya giden savaşçılar burada odin ile karşılaşırlardı. valhalla, sonsuz ziyafetlerin olduğu ve insanların gün boyunca savaştığı bir diyardır. ancak valhalla’daki yaşam sonsuza kadar sürmeyecektir. odin, ragnarök günü bir savaşa katılacaktır ve bu savaşta yenilerek ölecektir. odin bu savaşın sonucunu bilse de, savaşmadan pes etmek istemediği için kendisine savaşçılar yetiştirmektedir. valhalla’ya gelen savaşçılar da ragnarök günü odin ile birlikte öleceklerdir.
submitted by Arnoldcivardagezer00 to KGBTR [link] [comments]

Kremlin, Rusya'nın Dağlık Karabağ'daki gelişmeler nedeniyle Türkiye ile yakın temas halinde olduğunu söyledi

Kremlin Pazartesi günü yaptığı açıklamada, Rusya ve Türkiye'nin Ermeni işgali altındaki Dağlık Karabağ'daki durum hakkında sürekli temas halinde olduğunu söyledi.

Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov, Azerbaycan ve Ermenistan'ı bölgedeki gerilimi daha da artırabilecek tüm askeri faaliyetleri durdurmaya çağırarak, çatışmanın Moskova'da ciddi endişe kaynağı olduğunu söyledi.

Rusya'nın durumu yakından takip ettiğini ve çatışmanın diplomasi yoluyla çözülmesi gerektiğini söyleyerek devam etti.

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Rusya ve Azerbaycanlı mevkidaşlarıyla artan çatışmayla ilgili olarak Pazar günü telefon görüşmesi yaptı.

Moskova, kuzeybatıdaki Gümrü kenti yakınlarındaki bir kara kuvvetleri üssü ve başkent Erivan yakınlarında konuşlandırılan hava kuvvetleri varlıkları da dahil olmak üzere, Ermenistan'da önemli bir askeri varlığa sahip.

Türkiye, Bakü'nün yanında yer aldı ve Erivan'ı Azerbaycan düşmanlığını derhal durdurması konusunda uyardı.
submitted by NewsJungle to TurkishNews [link] [comments]

Orion Protocol (ORN) Para Çekme İşlemleri Başladı!


KuCoin'de ORN'nin para çekme hizmeti tekrar başladı. ORN, olaydan bu yana para çekme hizmetini başlatan ilk tokendir.
ORN’nin token takasını takiben, yeni token adresi şu şekildedir: 0x0258f474786ddfd37abce6df6bbb1dd5dfc4434a.
ORN varlıkları %100 güvenli olacaktır. ORN Pool-X staking etkilenmedi, tüm stake edilmiş tokenlar ve ödüller yerinde kalacak ve ödüller zamanında dağıtılacaktır.
ORN para yatırma hizmeti yakında düzelecek ve ayrıca duyurulacaktır. KuCoin kademeli olarak tam hizmeti geri yükleyecektir.
Detaylı bilgiyi websitemizden edinebilirsiniz.
submitted by KCTurkeyCM2 to kucointurkey [link] [comments]

Kameralara Yakalanan RUHANİ Varlıklar Varliklar - YouTube Geçmişten Günümüze Tarikatların Varlıkları - Mustafa İslamoğlu Evrenin En Tehlikeli Varlıkları: Magnetarlar! - YouTube Kültür Varlıkları - YouTube

Bu firmaların varlıkları 2015’te 19,3 milyar liraya ve geçen yıl 37,7 milyar liraya ulaştı. Böylece söz konusu firmaların toplam varlıkları son 10 yılda 5 katına çıktı. Aynı dönemde firmaların öz kaynaklarında da büyük artış görüldü. Fakat bazı varlıkları görebilmek için özel olarak tasarlanmış araçlara ihtiyaç duyarız. Dağları, ağaçları, çiçekleri, bazı hayvanları bakar bakmaz görürüz. Çok hızlı hareket eden ve tedbirli davranan, kendini kamufle eden hayvanları görmek epey zordur. Kendini toprak altına gizlemiş küçücük hayvanları ... Evreka, the world-leading SaaS company. As the best in the sector, we provide the most comprehensive solution for waste collection and city cleaning operations. Make the entire waste process smart by using one and only complete solution TÜRKÇE A) Varlıklara Verilişlerine Göre Adlar: Tür(Cins)Ad: B) Varlıkların Sayılarına Göre Adlar: Aynı türden varlıkları karşılayan sözcüklerdir. Tekil Ad: şehir, ülke, dil, nehir, kitap, insan… İsimler Konu Anlatımı Sayıca bir varlığı karşılayan adlardır. Özel Ad: ağaç, bulut, İsviçre ve Singapur'un kişi başı net varlıkları sırasıyla 209 bin ve 195 bin euro olurken sonraki sekiz ülkenin ise 96 bin ile 116 bin euro arasında değişti.

[index] [4251] [381] [2058] [1272] [1148] [5652] [1087] [3073] [4872] [7553]

Kameralara Yakalanan RUHANİ Varlıklar

23) MADDİ DURAN VARLIKLAR- 3( Mdv satışı, Özel fonlar ve Maddi duran varlıklarda sigorta tazminatı)) - Duration: 27:17. Mevzu Muhasebe 20,195 views Her an her yerde olabilme özelliğine sahip bu varlıklar size göre nedir yorumlarınızı esirgemeyin lütfen beğenin kanalimiza abone olun teşekkürler. Enjoy the videos and music you love, upload original content, and share it all with friends, family, and the world on YouTube. Orion UFO ve Dünyadışı Varlıkları Araştırma Merkezi İntro KUZEY ATACAN. dünyanın en büyük varlıkları =) Category Film & Animation; Suggested by UMG The Cranberries - Zombie (Official Music Video)

http://forex-thai.drobilka-mining.pw