Ikili seçenekleri ticaret video

ABD-Türkiye enerji bağları 'rönesans' görmek gibi

Pazartesi günü sanal bir konferansta katılımcılar, enerji sektöründeki Türk-ABD ilişkisinin bir tür rönesans yaşadığını söyledi.

  1. Amerika-Türkiye Konferansı kapsamında bir programda konuşan ABD-Türkiye İş Konseyi Onursal Başkanı James Jones şunları söyledi:

"İyimser olmak için en az bazı nedenler var, çünkü salgın ve enerji piyasasındaki çalkantıya rağmen, ABD ve Türkiye enerji ilişkileri bir tür rönesans yaşıyor."

Ona göre enerji sektörü, LNG'den Orta Asya ve Irak'taki boru hattı projelerine, yenilenebilir enerjilere ve son zamanlarda Türkiye’nin Karadeniz’deki son doğal gaz keşfine kadar ikili ilişkileri güçlendirmek için iyi fırsatlara sahip.

Jones, teknoloji ve güvenli 5G'nin NATO müttefiki olarak iki ülke arasındaki işbirliği düzeyinin kilidini açabileceğini, çünkü taahhütlerinin son derece önemli olan güvenli ve emniyetli iletişimi geliştirmek olduğunu söyledi.

İşbirliği için olgunlaşmış bir başka alan da sağlık hizmetleri, dedi ve özellikle KKD'lerin büyük bir fırsat sunduğunu da sözlerine ekledi.

“Türkiye, ikili ticaret için önemli bir kaynak olabilecek son derece yüksek kaliteli tıbbi cihazların çok önemli bir üreticisidir” dedi.


Olağanüstü zamanlarda yaşadığımız için bu “olağanüstü bir işbirliği gerektiriyor. Bunu yapacağımızı taahhüt etmeliyiz, ”dedi Jones.

Amerikan siyasetinin en büyük amaçlarından birinin ABD'nin ticaret modellerinde Çin'in etkisini azaltma arzusu olduğunu ve bunun ABD ticareti ve stratejik ilişkileriyle potansiyel bir fırsata sahip olduğunu da sözlerine ekledi.

Jones, "Benim görüşüme göre Türkiye ve ABD, Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi tarafından finanse edilen kalkınma projelerine uygulanabilir alternatifler" dedi.

İki ülke tarafından belirlenen 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefi doğrultusunda her iki tarafın da birbirini açık fikirli dinlemesi gerektiğini söyleyerek sözlerini bitirdi.

Türkiye Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, pandeminin küresel ekonomik düzeni köklü bir şekilde sıfırladığını söyleyerek, dünya ekonomisinin direncine ve özel sektörün zorlukların üstesinden gelme konusundaki sağlam duruşuna olan inancını vurguladı.

Dünyanın çeşitli sektörlerde tedarik zincirlerini yeniden yapılandırdığını söyleyen Olpak, şunları ekledi:

"Yalnızca ABD'de değil, küresel olarak bir veya sınırlı bir tedarik zincirinden uzaklaşma var, çünkü COVID-19 kilitlenmeleri, işletmeleri, tedarik ve malzemeler için tek bir ülkeye aşırı güvenmenin riskleri ve zorluklarıyla yüzleşmeye zorladı."

Yalnızca bir veya sınırlı tedarikçiye sahip olmanın düşünüldüğünden daha fazla risk taşıdığı uyarısında bulundu.

"Amerika ve dünyadaki birçok firmanın alternatif aradığını biliyoruz ve Türkiye bu role adım atmaya hazır," dedi.

Olpak, Türkiye'nin güçlü üretim üssüne ve yüksek kaliteli ürünler konusundaki itibarına değinerek, Doğu ile Batı arasındaki geçit olarak ülkenin coğrafi çekiciliğini vurguladı. Dünya da lojistiğin sadece mesafeden ibaret olmadığını anladı.
submitted by NewsJungle to TurkishNews [link] [comments]

Erdoğan, İslam'ı terörle ilişkilendirilmesini kınadı

Türkiye cumhurbaşkanı Çarşamba günü, 'İslam' kelimesini terörizm tanımında sıfat olarak kullananları kınadı.

“İslam bir barış dinidir,” dedi Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti’nin İngiltere şube başkanlığı tarafından düzenlenen ve Londra’nın ilk NATO Zirvesi’nden sonra yaptığı toplantıda AK Parti’nin İngiltere şubesi başkanlığı tarafından düzenlenen Londra’nın doğusunda düzenlenen bir etkinlik sırasında yaptığı açıklamada.

Erdoğan, Avrupa'da ırkçılığın, ayrımcılığın, anti-Semitizm'in ve İslam'a karşı düşmanlığın son zamanlarda arttığının altını çizen Erdoğan, aşırı sağ hareketlerin çoğunlukla Müslümanları ve Türk toplumu hedef aldığını söyledi.

“Son Avrupa Parlamentosu seçimleri, bir kez daha Avrupa'da kimlik politikalarının giderek daha baskın hale geldiğini gösterdi” dedi. Medyayı ve bazı politikacıların bu önyargıları sorumsuz açıklamalarıyla derinleştirdiğini söyledi.

Erdoğan, Türkiye'nin terörle mücadelesine de değindi.

“Türkiye'yi terörizm ve şantaj ile disipline edebildiklerini düşünenler hedeflerine ulaşmadıkları için utanıyorlar.”

Türkiye'nin “dış politikada bağımsız” olduğunu ve kendi güvenliği için operasyonların onaylanmadığını belirtti.

Türkiye, Suriye’nin kuzeyindeki Operasyon Baharı bölgesini teröristlerden temizleninceye kadar terk etmeyeceğini vurguladı.

Türkiye, sınırlarını güvence altına almak, Suriyeli mültecilerin güvenli bir şekilde geri dönüşüne yardımcı olmak ve Suriye’nin toprak bütünlüğünü sağlamak amacıyla Fırat Nehri’nin doğusundaki Kuzey Suriye’den YPG / PKK teröristlerini kaldırmak için 9 Ekim’de Barış Baharı Operasyonunu başlattı.

ABD ve Rusya ile yapılan iki ayrı anlaşma uyarınca, Türkiye, YPG / PKK teröristlerinin planlanan bir Suriye güvenli bölgesinden çekilmesine izin vermek için operasyonu durdurdu.

Ankara, YPG / PKK teröristlerinin bölgeden çekilmelerini istiyor, böylece yaklaşık 2 milyon mültecinin güvenli geri dönüşünün önünü açmak için güvenli bir bölge oluşturulabilir.

Türkiye'ye yönelik 30 yılı aşkın terör kampanyasında, Türkiye, ABD ve Avrupa Birliği tarafından terör örgütü olarak listelenen PKK, kadınlar, çocuklar ve bebekler de dahil olmak üzere yaklaşık 40.000 kişinin ölümünden sorumlu oldu.

Erdoğan, Türkiye'nin şu anda sınırları içinde sığınan dört milyondan fazla Suriyeliye ev sahipliği yaptığının altını çizdi.

Suriye, Bashar Esad rejiminin demokrasi yanlısı protestoları beklenmedik vahşetle bastırdığı 2011'in başından beri kısır bir iç savaşta kilitlendi. O zamandan bu yana, yüz binlerce insanın öldürüldüğüne ve milyonlarca insanın çatışma nedeniyle yerinden edildiğine inanılıyor.

Cumhurbaşkanı, AB'yi Türkiye'ye ev sahipliği yaptığı mülteciler için maddi olarak destekleme taahhüdünü yerine getirmediği için de eleştirdi.

Türkiye ile İngiltere arasındaki ikili ilişkilerde Erdoğan, iki ülke arasındaki köklü işbirliğinin gün geçtikçe geliştiğini ve yeni boyutlar alarak daha da güçlendiğini söyledi.

Türkiye ile İngiltere arasındaki ikili ticaret hacminin 2018'de 18,6 milyar dolara ulaştığını vurguladı.
submitted by NewsJungle to TurkishNews [link] [comments]

Türkiye ve Belarus, daha geniş ekonomik işbirliği yapmayı hedefliyor

Türkiye ve Belarus, ikili ticaret hacmini 1,5 milyar dolar olarak revize ederek daha fazla ekonomik işbirliğinden yararlanmak için ikili ilişkiler için yeni bir vizyon geliştirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Belarus Cumhurbaşkanı Alexander Lukashenko, işbirliği alanlarını savunma, tarım, teknoloji, ulaşım ve turizm alanlarında genişletmeyi kabul etti ve dünkü Belarus Cumhurbaşkanı'nın Ankara ziyareti sırasında altı anlaşmanın imzalanmasını denetledi. Cumhurbaşkanı Kompleksi'ndeki ortak basın toplantısında, "Bugün imzaladığımız anlaşmalar, raporumuzun sözleşmeye bağlı taahhüdünü teşkil eder" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2016’da ülkeyi ziyareti sırasında ikili ticaret hedefi 1 milyar dolar olarak belirlendi. “Hedefimize henüz ulaşmadık, ancak bugün ikili ticaret hedefimizi 1,5 milyar dolara kadar revize ettik.
Türkiye ve Belarus bu hedefi gerçekleştirme potansiyeline sahipler, "dedi.
İki taraf, 2016'dan bu yana giderek artan ticaret hacminde 1,5 milyar dolara ulaşmak için bir çalışma grubu oluşturdu. Türkiye'nin Belarus'a ihracatı, bir önceki yıla göre %4.2 artarak 439 milyon dolara yükselirken, Belarus'tan yapılan ithalat %5.6 artarak 193 dolara ulaştı. 2018’de milyon.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki hükümetin Türk ve Belarus işadamlarını ortak yatırımlar için desteklediğini ve teşvik ettiğini de vurguladı. Bu desteğin somut bir örneği olan Erdoğan, Azerbaycan ve Belarus’un ortak bir yatırımının yakın zamanda Orta Anadolu’daki Kırıkkale ilinde başlatıldığını söyledi. Yatırım maliyeti 5 milyon dolar olan bir traktör fabrikası geçen hafta faaliyete geçti ve ilk traktör bu ayın sonunda üretilecek.
Belarus’tan Türkiye’ye artan ziyaretçi sayısına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, vizesiz seyahat imkânının Belarus turist sayısının giderek artmasına yol açtığını vurguladı. Cumhurbaşkanı, "2016 yılında, geçen yıl 245.000'e yükselirken Belarus'dan Türkiye'ye toplam 113.000 ziyaretçi geldi" dedi.
Belarus Cumhurbaşkanı Lukashenko, Türkiye ile Belarus’un üzerinde anlaşamayacağı ve giderek artan ikili ilişkilere övgüde bulunmadığının altını çizdi. Lukashenko, "Türkiye ve Belarus her konuda aynı duruşu paylaşıyor" dedi ve devam etti, "Ekonomik ilişkiler iyi ilişkilerimizin temelini oluşturmalıdır." Lukashenko, Türkiye’nin 1992’de Belarus’un bağımsızlığını tanıyan ilk ülke olduğunu hatırlattı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2016’daki ziyaretinin ardından ikili ilişkilerin yeni bir ivme kazandığını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara’nın 15 Temmuz’daki darbe girişimini düzenleyen Gülenci Terör Grubu (FETÖ) ile mücadelesine katkılarından dolayı Türkiye'nin Belarus’a şükran duymasını da dile getirdi. Erdoğan, Belarus'un hiçbir zaman gerekli adımları atmakta ve FETÖ'ye bağlı tüm dernekleri ve vakıfları kapatmakta tereddüt etmediğini belirtti.
Türkiye, Belarus'ta projeler yürütmeye hazır
Türk müteahhitlerin Belarus'ta her türlü inşaat projesini gerçekleştirmeye hazır olduğunu, ülkenin tarım ve orman bakanı dün söyledi.
Bekir Pakdemirli'nin görüşleri, Türkiye-Beyaz Rusya Ortak Ekonomik Komisyonu'nun iki günlük bir toplantısını izleyen Türkiye başkenti Ankara'da düzenlenen bir Türkiye-Beyaz Rusya İş Forumu'na geldi.
"Komisyon toplantısında finanstan turizme, yatırımdan tarıma yatırımdan birçok konuyu tartıştık ve işbirliği için somut adımlar attık" dedi.
Pakdemirli, madeni akaryakıt, kimyasallar, kozmetik, temizlik ekipmanları, inşaat ürünleri, otomotiv ve ağır makine sanayinin yatırım için potansiyel sektörler olduğunu söyledi.
Belarus Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı Igor Lyashenko, Türk ve Belarus liderlerinin ticaret ve yatırım hacmini artırma konusunda kararlı olduklarını ve Belarus sanayi bölgelerinde bulunan Türk yatırımcılara özel yerler ve ayrıcalıklarla yer ayırabileceklerini belirtti.
Ankara'da düzenlenen Türkiye-Beyaz Rusya İş Forumu'na Belarus Başbakan Yardımcısı Igor Lyashenko, Türkiye Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ve her iki ülkeden iş dünyasından temsilciler katıldı.
Forumun açılışında konuşan Lyashenko, iki ülkenin iş dünyası temsilcilerini daha aktif olmaya çağırdı ve şu anda Belarus'ta 143 Türk şirketinin faaliyette bulunduğunu belirtti.
Türkiye'nin Belarus'taki yatırımlarının yaklaşık 1 milyar dolar olduğunu belirten Lyashenko, Türkiye'ye kimyasal, tekstil ve gübre gibi ürünler ihraç ettiklerini belirtti.
Her iki ülkenin liderlerinin ticaret ve yatırım hacmini artırmaya istekli olduklarını vurgulayan Lyashenko, "Bu nedenle, [ticaret ve yatırımlardaki] sektörleri ve alanları çeşitlendirmeliyiz" dedi.
Belarus'un yabancı yatırımcılar için uygun ve avantajlı fırsatlara sahip olduğuna dikkat çeken Lyashenko, denetim firmalarının bu olumlu yatırım ortamını olumlu olarak puanladığını belirtti.
submitted by NewsJungle to Turkey [link] [comments]

'Türkiye, İngiltere ile daha güçlü Brexit sonrası ticaret arayışında'

Türkiye’nin İngiltere’yle olan ticari bağları Brexit’ten sonra daha da artacak, dedi Türkiye Cumhurbaşkanlığı Yatırım Bürosu başkanı Salı günü.
Türkiye ile İngiltere arasındaki güçlü ekonomik bağların önemini vurgulayan Ermut, “Türkiye olası tüm sonuçları değerlendiriyor ve ekonomik ve ticari ilişkilerin güçlendiği bir senaryoda hareket ediyor” dedi.
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’nun (DEİK) Türkiye-İngiltere İş Konseyi başkanı Remzi Gür, İngiltere’de ülkenin önde gelen yatırımcıları olduğu için 3.000 İngiliz’in aktif olarak faaliyette bulunduğunu söyledi.
Gür Anadolu Ajansı'na karşılıklı iş ve yatırım fırsatlarının keşfedilmesi gerektiğini ve “Türkiye bu konuda her türlü politik ve ekonomik adımı atmaya hazır” dedi.
“İki ülke savunma ve uzay gibi konularda işbirliği yapmaya karar verdi. Her iki ülkenin de üçüncü ülkelerdeki ortak çıkarları doğrultusunda ortak inşaat ve altyapı projeleri var ”dedi.
İngiltere, Dış Ticaret ve İhracat'ın büyümesi için bir hedef anlamına gelen, Türkiye'nin İhracat Master Planında yer alan 17 ülke arasında yer almaktadır.
Türkiye İstatistik Kurumu'na (TÜİK) göre, ikili ticaret hacmi 2018 itibariyle 18,8 milyar dolara, ihracatta 11,2 milyar dolar ve ithalatta 7,4 milyar dolara ulaştı.
İngiltere, ülkemize yapılan ihracatta% 15,7 artışla Türkiye ihracatında ikinci en büyük destinasyondur. İthalat da% 13,7 oranında artmıştır.
Ancak Türkiye’nin ticaret bakanı Ruhsar Pekcan, İngiltere’nin AB’yi bir anlaşma yapmadan kapatması halinde - anlaşmasız bir Brexit - Türkiye ile İngiltere arasındaki ticaretin 3 milyar dolara kadar düşebileceği konusunda uyardı.
İngiltere’nin şu anda AB’yi 31 Ekim’de terk etmesi planlanıyor, ancak İngiliz hükümetindeki kargaşa, boşanma tarihinin başka bir erteleme ihtimalini artırdı.
submitted by NewsJungle to TurkishNews [link] [comments]

Erdoğan ve Trump Suriye'deki son gelişmeleri tartıştı

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhurbaşkanlığı Haberleşme Müdürlüğüne göre Perşembe günü erken saatlerde ABD'li meslektaşı Donald Trump ile telefonla konuştu.
Müdür, yaptığı açıklamada, Erdoğan ve Trump'ın Suriye'deki gelişmeleri, özellikle İdlib ilindeki ve ikili ilişkilerin ele alındığını söyledi.
Her iki ülkenin de İdlib’de sivilleri korumayı ve bölgedeki yeni bir insani krizden kaçınmak için işbirliğini sürdürme konusunda anlaştıklarını vurguladı.
Türkiye ve Rusya, geçtiğimiz Eylül ayında Idlib'i saldırganlık eylemlerinin açıkça yasaklandığı bir serbest bırakma bölgesine dönüştürme konusunda anlaştılar.
Anlaşmaya göre, İdlib’de muhalif gruplar hazır bulundukları bölgelerde kalacaklar; Rusya ve Türkiye ise kavgaya devam etmeyi önlemek için bölgede ortak devriyeler gerçekleştireceklerdi.
Bununla birlikte, Suriye rejimi ve müttefikleri, bölgedeki sık sık saldırılara yol açan ateşkes şartlarını tutarlı bir şekilde ihlal etti.
İki lider, ikili ticaret hacmini 100 milyar dolara çıkarma yönündeki kararlılıklarını yinelediklerini de belirtti.
Erdoğan, İran’la ilgili G7 zirvesinde atılan adımlardan memnun olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı, Çarşamba günü kimlik belgesini sunan yeni ABD Büyükelçisi David Michael Satterfield'in atanmasına da değindi.
Trump, Satterfield’i ülkenin Şubat ayında Türkiye büyükelçisi olarak aday gösterdi. ABD Senatosu adaylığı Haziran ayı sonunda onayladı.
Amerikan’ın Ankara’daki son büyükelçisi 2014’ten 2017’ye kadar hizmet veren John Bass’ti.
Bass, Ekim 2017’de Washington’la Ankara arasındaki vize kriziyle Türkiye’den ayrıldı. Görev o zamandan beri boş kaldı.
Türkiye ile ABD arasındaki diplomatik ilişkiler, 1923'te 1923'te Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasından sonra kuruldu.
submitted by NewsJungle to TurkishNews [link] [comments]

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’nin Idlib'inin yavaşça ortadan kaybolduğunu söyledi

Türkiye cumhurbaşkanı Salı günü yaptığı açıklamada, Suriye'nin Idlib'inin savaşın yıkıldığı ülkenin Halep şehri gibi kademeli bir yıkımla karşı karşıya olduğunu söyledi.
Recep Tayyip Erdoğan'ın sözleri, Çek Cumhuriyeti Başbakanı Andrej Babis ile Türkiye'nin başkenti Ankara'daki cumhurbaşkanlığı kompleksinde yaptığı görüşme sonrasında bir basın toplantısına katıldı.
Erdoğan, "Türkiye mültecilere kapılarını ihraç etmiyor ve kapatmıyor, ancak güvenli bir bölgenin kurulmasına yardım edebilirsek mutlu olacağız." Dedi.
Geçtiğimiz cumartesi günü Türkiye cumhurbaşkanı İstanbul’da, Türk askerlerinin Suriye’deki güvenli bölgeyi kontrol etmelerine izin verilmemesi durumunda, kendi eylem planını uygulayacağını söyledi.
BM Genel Kurul oturumunun üç haftasında Türkiye, Fırat Nehri'nin doğu hattı boyunca güvenli bir bölge oluşturma konusunda ABD ile uzlaşma bulmak için son olasılığını kullanacağını söyledi.
Türkiye, 2016'dan bu yana kuzeybatı Suriye'de iki büyük askeri operasyon gerçekleştirdi - Operasyon Fırat Kalkanı ve Zeytin Şubesi - terör örgütleri Daesh bölgesini ve terör örgütü PKK'nın Suriye şubesi olan YPG'yi temizlemek için.
Türkiye'ye yönelik 30 yılı aşkın terör kampanyasında, Türkiye, ABD ve AB tarafından terör örgütü olarak listelenen PKK, kadınlar, çocuklar ve bebekler de dahil olmak üzere yaklaşık 40.000 kişinin ölümünden sorumlu oldu.
Çek Başbakanı Andrej Babis ise, Erdoğan’ın Suriye’nin güvenli bölge önerisini “Türkiye para istemiyor, içinde okullar, evler ve içinde yatırım bulunan güvenli bir bölge” olarak nitelendirdi.
Türkiye ile ikili ticaret ilişkilerine de değinen Babis, iki ülke arasındaki ticaret hacminin arttırılabileceğini söyledi.
Çek prömiyeri iki ülke arasında, özellikle enerji ve savunma sanayii gibi alanlarda büyük işbirliği potansiyelinin altını çizdi.
Babis, “Ülkemizdeki Türk şirketlerini görmek istiyoruz” dedi.
submitted by NewsJungle to TurkishNews [link] [comments]

Brexit, İngiltere’yle ilişkilerini derinleştirmek için Türkiye’yi tercih ediyor

Uzmanlara göre, Brexit, Türkiye ile İngiltere arasındaki ekonomik ve politik ilişkileri artıracak ve ayrıca Türkiye'nin AB ile gümrük birliği anlaşmasını AB’nin çıkarları lehine güncelleme fırsatı sunacağını söylüyor. Türkiye-U.K.. Yaklaşan Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerinde görev yapan İngiliz asıllı İngiliz adayı Neva Kadıoğlu-Novaky'ye göre Brexit'in tamamlanmasının ardından ilişkiler daha da gelişecek.
Kadıoğlu-Novaky, iktidardaki Muhafazakar Parti üyesi ve bu haftaki seçimlerde AP sandalye için yarışan Türk kökenli tek İngiliz siyasetçi. Anadolu Ajansı'na (AA) Brexit'in Türkiye ile İngiltere arasındaki gümrük birliği anlaşmasında olası bir reform için yol açacağını söyledi.
“Türkiye ile blok arasındaki mevcut AB-Gümrük Birliği anlaşması, AB bu ülkeyle bir ticaret anlaşması imzalarsa, ancak o ülkenin pazarlarını Türkiye'ye açması gerekmiyorsa, Türkiye pazarlarını üçüncü bir ülkeye açmasını zorunlu kılıyor” dedi.
Daily Sabah’a konuşan ekonomist Taha Meli Arvas, Türkiye ile İngiltere’nin her iki ülkenin de mevcut gümrük birliği çerçevesi dışındaki toplam ticareti artırırken ticari ilişkilerini geliştirebilecekleri ikili ticaret anlaşmalarını müzakere etmelerinin mümkün olduğunu söyledi.
Arvas, "Türkiye'nin şu anda İngiltere’ye ihracat yapamayacağı mallar var ve bunun tersi, her iki ülkenin de yeniden pazarlık yapılan bir ticaret anlaşması altında daha iyi bir donanıma sahip olacağına" dedi. boyunca.
2016 referandumundan önce Brexit kampanyasında Türkiye ve Türk vatandaşlarının olumsuz kullanımı hakkında konuşan Kadıoğlu-Novaky, "iki yıl önce gerçekleşen Brexit referandum kampanyası yerine odağımızın geleceği olması gerektiğine" inandığını söyledi. “İzin” kampanyası, Türkiye'nin olası AB üyeliğini İngiltere’ye tehdit olarak kullandı ve haksız yere, ABD’nin üye olmaya devam etmesi halinde, geniş çapta temelsiz olarak reddedilen bir iddiada bulundukları takdirde 80 milyondan fazla Türk’ün ülkeye dökeceğini söyledi.
Referandum kampanyası sırasında AB'den ayrılma kampanyası, yabancı uyruklu oyları kazanmak için Türk karşıtı sloganları kullandı. "İzin" kampanyası, İngiltere’nin bir üye devlet olarak kalması ve Türkiye'nin bloğa üye olması durumunda, "80 milyon Türk’ün İngiltere’ye geleceğini" açıkça saçmaladı. İngiltere’deki kampanya ve reklam gözetmenleri tarafından tehdit edilmeyen yanıltıcı bir slogandı.
“İngiltere Bağımsızlık Partisi (UKIP) ve aşırı sağ partilerin yükselen oyları beni üzüyor. Bu endişe verici bir konu. Ancak, şu anda yükselen oylarının nedeni Brexit meselesinde sert duruşu. İslamofobya ile ilgili ancak onların AB'den ayrılma talepleri ile ilgili "dedi.
Çok sağın AB'den ayrılmayı her ne pahasına olursa olsun savunacağını vurgulayan Kadıoğlu-Novaky, "Muhafazakar Parti vatandaşların haklarını ve ekonomik çıkarlarını koruyacak bir Brexit'e önem veriyor" dedi.
İngiltere’de genç bir kadın Türk siyasetçi olmanın AB’de olmaktan daha kolay olduğunu ekledi.
“Birleşik Krallık'taki Türk toplumu, ne yazık ki Muhafazakar Partide aktif değildi ve genel anlamda siyasete dahil oldu. Bu nedenle Türk toplumundan henüz milletvekili olmadı. Bu, gelecek yıllarda değişeceğini umuyorum. Ancak, Türk kimliğimin İngiliz siyaset arenasında hiçbir zaman olumsuz bir faktör olmadığının altını çizmek istiyorum. ”Dedi.“ İngiltere’deki Türk kökenli insanlar bu ülkede ekonomiye ve topluma katkıda bulundu. iki ülke arasında bir köprü olduğum için "diye ekledi.
Kadıoğlu-Novaky, Türkiye'de doğdu ancak İngiltere'de büyüdü Seçime, Berkshire, Buckinghamshire, Doğu Sussex, Hampshire, Wight Adası, Kent, Oxfordshire ilçelerinden oluşan güneydoğu seçim bölgesinden aday olarak girecek.
Avrupa Parlamentosunun yeni üyelerini seçmek için 23-26 Mayıs tarihleri ​​arasında yaklaşık 374 milyon AB vatandaşı ankete gidecek.
Brexit süreci zamanında tamamlanamadığından, İngiltere seçime katılıyor. 31 Mart ve 12 Nisan tarihlerinin son teslim tarihinden sonra AB tarafından Ekim ayının sonuna kadar blokta ayrılmadan bir Brexit uzatması yapılmıştır.
submitted by NewsJungle to TurkishNews [link] [comments]

Türkiye, ABD’yi ticaret hedefine bağlı kalmaya çağırıyor

Türkiye, Trump yönetiminin çelik ithalatı üzerindeki tarifeleri yarıya indirme kararını memnuniyetle karşıladı ancak Birleşik Devletleri 75 milyar dolarlık ikili ticaret hacmi hedefine ayak uydurmaya çağırdı.
“Adil, sürdürülebilir ve kurala dayalı bir küresel ticaret sistemi lehine. Türkiye'nin çelik ithalatındaki ilave yüzde 25 oranındaki verginin kaldırılması olumlu bir adımdır. Ancak, ikili ticaretimizden önce tüm engellerin ortadan kaldırılmasını bekliyoruz ”dedi. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan 17 Mayıs'ta Twitter'da söyledi.
“Ayrıca, Türkiye'nin GSP'den (Genelleştirilmiş Tercihler Sistemi) çıkarılması, 75 milyar ABD doları ikili ticaret hacmine ulaşma çabalarımıza uymuyor. İkili ticaretteki engeller, ABD firmalarını ve Türk firmalarını engellemektedir. İkili ticaret hacmimiz için daha yüksek hedefler koymaya kararlıyız ”dedi.
ABD Başkanı Donald Trump, 16 Mayıs’ta, Türkiye’nin çelik ithalatındaki vergileri yüzde 50’den yüzde 25’e düşürerek, gerekli ithalat indirimleri olduğunu belirtti.
Bu, ABD başkanının, Türkiye'de gözaltına alınan serbest bırakılmış bir Amerikan papazı hakkındaki gerginlikler nedeniyle geçen Ağustos ayında ikiye katlanmasına karar vermeden önce tarifeleri ortaya çıkaracak.
Bu süre zarfında, Amerika Birleşik Devletleri ve Türkiye, Türk çeliği ve alüminyum da dahil olmak üzere birçok ürüne karşılıklı tarifeler uyguladılar.
Trump yaptığı açıklamada, Türkiye’den çelik ürünleri ithalatının 2018’de yüzde 48’in gerilediğini, bunun sonucunda “yerel sanayinin kapasite kullanımının bu noktada yaklaşık olarak önerilen hedef seviyesine ulaştığını” söyledi Ticaret Sekreteri Wilbur Ross.
Bu seviye, Trump, ABD çelik endüstrisinin uzun vadede “finansal uygulanabilirliğini artıracak” dedi.
Trump, “Bu gelişmelere göre, Türkiye'den çelik ithalatına uygulanan yüksek tarifenin kaldırılmasının gerekli ve uygun olduğunu belirledim” dedi.
Yaptığı açıklamada, yüzde 25 tarifenin korunmasının “gerekli” kaldığı belirtildi.
Beyaz Saray ayrıca, Türkiye'nin ekonomik kalkınma seviyesine bağlı olarak GSP programına katılmaya uygunluğunu sona erdirmenin uygun olduğunu açıkladı.
Kararın 17 Mayıs'ta yürürlüğe girdiğini söyledi.
Türkiye, en eski ve en büyük ABD ticaret tercih programı olan GSP'ye katılan 120 ülkeden biriydi. Binlerce ürün üzerindeki görevleri ortadan kaldırarak, yararlanıcı ülke ve bölgelerde ekonomik kalkınmayı teşvik etmeyi amaçlar.
ABD Ticaret Temsilcisi'nin web sitesine göre, ABD, Türkiye’den 2017’de, ABD’den yapılan toplam ithalatın yüzde 17,7’sini temsil eden GSP programı kapsamında 1,66 milyar dolar ithal etti.
İnternet sitesinde önde gelen GSP ithalat kategorileri araçlar ve araç parçaları, mücevher ve değerli metaller ve taş ürünlerden oluşuyor.
submitted by NewsJungle to TurkishNews [link] [comments]

Çavuşoğlu, AB’nin Kıbrıs’ta Türkiye’ye karşı boşuna hareket edeceğini söyledi

Türkiye dışişleri bakanı Cuma günü yaptığı açıklamada, Avrupa Birliği 'nin Türkiye aleyhindeki adımların Kıbrıs sorununda sonuç vermeyeceğini söyledi.
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye'nin başkenti Ankara'daki İsviçreli mevkidaşı Ignazio Cassis'in yanı sıra ortak bir basın toplantısında yaptığı konuşmada, "[AB] 'nin bize atacağı adımlar işe yaramaz, tepkisini keser" dedi.
Çarşamba günü, Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk şunları tweetledi: "Türkiye ile iyi komşuluk ilişkilerimizi sürdürme yönündeki en iyi niyetlerimize rağmen, devam eden yükseliş ve Üye Devletimizin Kıbrıs egemenliğine karşı mücadelesi, kaçınılmaz olarak AB’nin, EUCO."
Çavuşoğlu, AB’nin sözde dayanışma için “yanlışın arkasında durmaması” gerektiğini söyledi ve Türkiye’nin kendisine karşı herhangi bir hamle olması durumunda ek adımlar atacağını ekledi.
"Kimse önleyemez," diyerek uyardı, Kıbrıslı Rumların Kıbrıs Türklerinin haklarını ihlal ettiğini ve bunun da sonuncusunu paylaşmadan sondaj çalışmalarına devam ettiğini vurguladı.
Türkiye'nin ancak daha sonra uyarıların sonuçlanmadığı durumlarda garantör ülke olarak Doğu Akdeniz'deki sondaj faaliyetlerine başladığını yineledi.
Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) bölgedeki kaynaklar üzerinde haklara sahip olduğunu iddia ederek, Doğu Akdeniz’deki tek taraflı sondaj ile Kıbrıs Rum yönetiminin sürekli olarak itirazda bulunmuştur.
1974'te, Kıbrıs'ın Yunanistan'ın ilhak etmesini amaçlayan bir darbenin ardından Ankara, garantör gücü olarak müdahale etti. 1983 yılında KKTC kuruldu.
Bu bahardan beri Ankara, Türkiye'nin ve KKTC'nin bölgenin kaynaklarına hakkını öne sürerek Doğu Akdeniz'e Fatih ve Yavuz - iki adet matkap gemisi gönderdi.
Türkiye bayraklı tatbikat gemisi Fatih, bu mayıs ayında, Kıbrıs adasının batı kıyılarının 75 kilometre (42 deniz mili) alanda deniz sondajı faaliyetlerine başladı.
Atina ve güney Kıbrıs Rum Kesimi, gemilerin mürettebatını tutuklama tehdidinde bulundu ve AB liderlerini eleştirilerine katılmaya teşvik etti.
Çavuşoğlu, Kıbrıs meselesine yönelik müzakerelere her zaman ev sahipliği yaptığı için İsviçreli mevkidaşına teşekkür etti ve Ankara'nın her zaman adada kalıcı bir çözüm lehine olduğunu yineledi.
Rus S-400'lerin konuşlandırılması
İlk Rus S-400 donanım grubunun Türkiye'ye teslimatı üzerine olan Çavuşoğlu, “Bu [S-400] bir anlaşma ve süreç devam ediyor” dedi.
Çavuşoğlu, Türkiye'nin işlemi koordine ettiğini ve uçak ve personel için gerekli izinlerin devam ettiğini söyledi.
“Milli Savunma Bakanlığımız da gerekli açıklamaları yaptı. Sorun yok. Süreç herhangi bir kusur olmadan devam edecek ”dedi.
Türkiye Milli Savunma Bakanlığı Cuma günü erken saatlerde Twitter'da şunları söyledi: “Türkiye'nin hava ve füze savunma ihtiyacını karşılaması öngörülen ilk S-400 füze savunma sistemi teçhizatı partisi, Ankara’daki Mürted Hava Üssü’ne gelmeye başladı. 12 Temmuz 2019. ”
ABD’den hava savunma sistemi satın alma çabalarının uzun süren çabalar sonucunda Ankara, Nisan 2017’de Rus S-400’leri satın almak için tedarik sözleşmesini imzaladı.
ABD yetkilileri, Rusya sisteminin NATO sistemleriyle uyumsuz olacağını ve F-35'leri olası Rus mahallelerine maruz bırakacağını savunarak Türkiye’yi ABD Patriot füzeleri almaya çağırdılar.
Ancak Türkiye, S-400'ün NATO sistemlerine entegre edilmeyeceğini ve ittifak için tehdit oluşturmayacağını vurguladı.
Türkiye, teknik sorunları açıklığa kavuşturmak için bir komisyon kurulmasını istedi, ancak ABD bu teklife cevap vermedi.
Türk-İsviçre ilişkileri
İkili ilişkilerde Çavuşoğlu, Cassis'in 2011'den bu yana Türkiye'yi ziyaret eden ilk İsviçre dışişleri bakanı olduğunu ve her iki taraftan da düzenli resmi ziyaretlerde bulunacağını belirtti.
Çavuşoğluu, “Arzumuz her iki taraftaki yatırımları artırmak” dedi.
Yetkili, mevcut 5 milyar dolarlık ikili ticaret hacmini artırmak istediklerini de sözlerine ekledi.
Ankara’nın Türkiye'deki İsviçre yatırımcılarına desteğini ifade eden Çavuşoğlu, Türkiye’de 890 civarında İsviçre menşeli firma olduğunu, İsviçre’de ise 130.000 civarında Türk’ün yaşadığını söyledi.
Başbakan, Ankara’nın Bern’le terörle mücadelede yakın işbirliği içinde olmak istediğini de belirtti.
İki ülke arasındaki ikili ilişkilerin, insan hakları, gösteri özgürlüğü ve demokrasi konularında çoğunlukla standart bulunmadığını belirtti.
PKK yanlısı terör grubu gösterilerinin ülkede İsviçre makamlarının izniyle gerçekleştirildiğini belirterek, "İsviçre’de olanları göz önüne aldığımızda, çifte standart olduğunu açıkça söylemek isterim" dedi.
Ancak PKK terör örgütü lideri Abdullah Öcalan'a karşı gösteri yapmak isteyen Türkler engellendi.
Çavuşoğlu, "Aksi takdirde İsviçre ile hiçbir siyasi sorunumuz yok" dedi.
Cassis, iki ülkenin yaklaşık bir yüzyıldır ikili ilişkilerin tadını çıkardıklarını söyledi ve ilişkileri daha da geliştirmek istediklerini söyledi.
İsviçre’nin, Orta Doğu ve Suriye’den gelen göçmenler için Türkiye'nin misafirperverliğinin farkında olduğunu ve Türkiye'nin bölgesel meseleleri tartışmak için çok önemli bir ülke olduğunu söyledi.
submitted by NewsJungle to TurkishNews [link] [comments]

Mycey Mama Önlüğü

Mycey mama önlüğü ürünü firmamızda en ucuz fiyat avantajıyla satılırken, mağazamızdan veya websitemizden online olarak satın alabilirsiniz. Satışını yaptığımız tüm ürünlerimiz %100 orijinal olarak tarafınıza faturalı bir şekilde özenle paketlenerek kargolanmaktadır. Satışını yaptığımız tüm ürünlerimiz ithalatçı ve üretici firmaların garantisi altındadır. On binlerce ürün yelpazesi arasından size uygun ürünü seçerek avantajlı fiyatlardan yararlanabilirsiniz.
Mycey mama önlüğü hakkında burada bulunan bilgiler sizin için yetersiz kalıyorsa çağrı merkezimizi arayarak ürün hakkında daha detaylı bilgi alabilirsiniz. Donanımlı ve size kolaylık sağlayacak ekibimize 444 4 996 numaralı çağrı merkezimizi arayarak ulaşabilirsiniz. Firmamız Botanik Ecza olarak “Satış Sonrası Müşterilerimizin Her Zaman Yanındayız.” ilkesini benimseyerek %100 müşteri memnuniyetini sağlamayı amaçlamaktayız.
Firmamız, bünyesinde olan ürünlerin topluma güvenli, etkili ve kaliteli bir şekilde ulaşmasını temin etme hususunda hassasiyetini en üst seviyede taşımaktadır. Ürünleri tanıtırken haksız rekabet ve tüketiciyi yanıltıcı tanıtımlara yer vermemektedir. Bilimsel çalışmaların sonuçlarıyla ürünün etkinliği hakkında ki iddiaların uyumuna sadakatle bağlıdır. “Mycey” markasına ait ürünü hemen satın alabilirsiniz. Birikim ve Tecrübesi ile 10 yılı aşın bir süredir sizlere hizmet veren firmamız kaliteden ödün vermeden sizlere sanal ortamda e-ticaret platformunda güvenli alışverişin en huzurlu ortamını uzman kadrosuyla sağlamaktadır.
ÖZELLİKLERMYCey bebe önlüğü ile bebeğiniz sevimli renklerin ve desenlerin keyfini çıkartırken siz de rahatsınız. Önlük dediğin her zaman işe yarar. Hele de %100 pamuk kumaşı ile yumuşak bir dokusu varsa. Bebeğinizin boynuna yan tarafta yer alan çıtçıt ile kolayca takıp çıkarabilirsiniz. Sağlam çıtçıt sayesinde bebeğiniz asılsa da çıkmaz. İkili set halinde sunulan iki katlı eğlenceli bebe önlüklerimizi dilerseniz salya önlüğü dilerseniz mama önlüğü olarak kullanabilirsiniz.
KULLANIMIDileğiniz zaman yan tarafta bulunan çıtçıt ile bebeğinizin boynuna tutturun. Yumuşak dokulu %100 pamuk kumaşı tam da bebeğinizin cildine uygundur. Uyku esnasında mutlaka çıkartın.
Mycey mama önlüğü fiyat ile ilgili çok merak edilirken bu ürün cep yakmayan haliyle satış merkezimizdedir. Firmamız tedarikçi firmalarla yaptığı sıkı pazarlıklarla ürünleri sizlere en ucuz olarak sunmaktadır. En çok aranan ve talep gören ürünleri sizlerle buluşturmaya devam ediyoruz. Ürün fiyat ve kalite konusuna çok önem veren firmamızdan ürünü sepetinize ekleyerek online alışverişe başlayabilirsiniz.
submitted by botanikecza to u/botanikecza [link] [comments]

Çağrı merkezi işini astronomi ile değiştiren adam şimdi aurorayı kovalıyor

Basın Derneği tarafından
Dünyanın dört bir yanındaki aurora borealis'i kovalamak için bir çağrı merkezinde çalışarak ticaret yapan bir adam, doğal fenomenin "manevi bir acele" sunduğunu söyledi.
Matt Robinson sekiz yıl önce, bir bilim iletişimcisi olarak Northumberland'daki Kielder Gözlemevi'ne katılmak için Sunderland, Tyne and Wear'daki çağrı merkezi görevinden ayrıldı ve burada "hayattan bıktığını" söyledi.
O zamandan beri Coldplay'den Chris Martin de dahil olmak üzere ünlüler için gökbilimci olarak çalıştı ve dünyanın dört bir yanındaki ülkelerde yüzlerce kez aurorayı gördü.
Hidrofil Sargı Bezi Fabrikası | 0507 996 6199 | Fiyatları Toptan
Sargı Bezi Fabrikası - https://sargibezifabrikasi.com/
Metronom Müzik - https://www.metronomusic.com/
Akustik Sahne İstanbul - https://akustiksahneistanbul.com/
Kemençe Kursu http://www.kemence.com.t
PA haber ajansı ile ABD'deki bir fiyorttan konuşan 34 yaşındaki, "Kuzeyden gelen bir delikanlı olduğum için düşündüğümde çılgınca, ama riskler şimdiye kadar karşılığını aldı" dedi. Norveç'in çok kuzeyinde. Gözlemevinden ayrılmadan hemen önce, en iyi arkadaşım öldü, o 31 yaşındaydı ... yani yaklaşık altı ay boyunca şaşkınlık içindeydim. "Artık yaşamadığı için yaşamam gerektiğine karar verdim ve asla arkama bakmadım." Beş yıl önce Whitley Körfezi'nde kuzey ışıklarını ilk kez gördükten sonra Bay Robinson, tatil şirketi Aurora Zone için çalışmak üzere Finlandiya'ya taşındı. Oradan 34 yaşındaki, Şili ve Maldivler'de astronomi işleri aldı. Bay Robinson sekiz yıl önce bir astronom olmak için Sunderland'daki bir çağrı merkezinde işini takas etti (Matt Robinson / PA) Maldivler'de bir açık hava restoranında çalışırken, Coldplay'den Martin, aktris Gwyneth Paltrow ve WWE güreşçisi Randy Orton gibi ünlü konuklara yıldızları gösterecekti. Robinson, "Yemek yerdi ve onlara galaksileri, gezegenleri gösterir, takımyıldızları anlatırdım" dedi. "İnanılmazdı, ne kadar büyük bir 'yıldız' oldukları önemli değildi, hepsi kesinlikle onu sevdi." Ayrıca İsveçli kız arkadaşı Jacqueline ile restoranda tanıştı ve şimdi Norveç'te yaşıyorlar. İkili, planları koronavirüs salgını nedeniyle durana kadar Aralık ayında bir içerik yaratma işi başlatmak, filmler ve reklamlar yapmak için oraya taşındı. Bununla birlikte, pandemik kısıtlamalar onlara aurora borealis'i kovalamaları için bolca zaman vermiştir. Çift nefes kesen fotoğraflarını internette paylaştı (Matt Robinson) Bay Robinson, "İnanılmaz olan şey, ne elde edeceğinizi asla bilemezsiniz - oldukça olaysız veya tamamen unutulmaz olabilir," dedi Bay Robinson. “Kuzey ışıklarının nabzı attığını, aktığını ve başınızın üzerinde dans ettiğini gördüğünüzde duyduğunuz his, ruhsal bir telaş gibidir. “İnsanlar olarak, üzerimizdeki gökyüzünü ve aynı zamanda uzayı ulaşılması zor olarak görüyoruz, bu nedenle bir harikalar yeri. "O zaman bu ışıkların ışık nehirleri gibi aktığını görmek gerçekten ona tapmak istemenize neden oluyor, ben dindar değilim ... ama olsaydım, tanrım aurora borealis olurdu." Aurora, Dünya'nın manyetik alanı, atmosferdeki moleküller ve güneş rüzgarı arasındaki etkileşimlerin neden olduğu doğal bir ışık görüntüsüdür. Kutupların çevresinde, aurora australis adı verilen Güney Yarımküre versiyonu ile görülebilir. Robinson, "(Güneş rüzgarı) sürekli olarak güneş tarafından dışarı atılan sabit bir parçacık akışıdır," diye ekledi. "Dünya atmosferindeki oksijen ve nitrojen molekülleri ile bağlandıklarında kuzey ışıklarına neden olan bu parçacıklardır." Genelde sadece uzak kuzey veya güneyde görülebildiğini düşünen Bay Robinson, kuzeydoğu İngiltere'de son birkaç gündür kuzeydoğu İngiltere'de güneş rüzgarının hızındaki artış nedeniyle kutup ışıklarının gösterildiğini söyledi.
submitted by sargibezifabrikasi to u/sargibezifabrikasi [link] [comments]

Türkiye ile ticaret ve ekonomik bağları geliştirmek için Libya anlaşması

Türkiye ticaret bakanı Perşembe günü yaptığı açıklamada, Türkiye ile Libya'nın ticaret ve ekonomik ilişkileri ilerletme amaçlı bir mutabakat anlaşması (MoU) imzaladıklarını söyledi.

Ruhsar Pekcan, Türkiye'nin başkenti Ankara'da düzenlenen bir toplantıda yaptığı açıklamada, anlaşmanın Türk firmaları ile Libyalı işverenler arasında devam eden sorunların çözülmesi, yeni yatırımlar yapılması ve yeni projelerin üstlenilmesi için zemin hazırlayacağını söyledi.

Pekcan, Türk firmalarının Libya'da başlattığı bazı inşaat projelerinin geçtiğimiz günlerde kesintiye uğradığını anlattı.

"Bu projelerin tamamlanması konusunda belirsizlikler vardı ve Türk firmalarının bu projelerde alacakları kaldı" dedi.

İki ülke arasındaki kardeşlik bağlarına işaret eden Pekcan, bunun ikili ekonomik ve ticari ilişkilerine de yansıdığını söyledi.

Libya'nın ihtiyaçlarını karşılamak için yeni projelere başlamaya hazırlanan Türk şirketlerinin, genel refahın artmasına yardımcı olmanın yanı sıra ülkenin istikrar ve kalkınma sürecini de destekleyeceğini vurguladı.

Pekcan, "Bu süreç tüm dünyaya Türk-Libya işbirliğini göstermek için yeni bir fırsat olacak" dedi.

- Büyük bir sözleşme pastası payı

Libya’nın planlama bakanı Al-Hadi Al-Taher Al-Juhaimi de anlaşmanın Türkiye ile Libya arasındaki sorunların çözülmesindeki önemini vurguladı.

Türk müteahhitlerinin Libya'daki çalışmalarına övgüde bulunan Al-Juhaimi, Türk firmalarının ülkedeki yatırım projelerinin% 20'sinin gerisinde olduğunu söyledi.

"Buna aslan payı diyebiliriz" diye vurguladı.

Libya iç krizlerini sona erdirdikten sonra ülkenin yeni kalkınma planlarına odaklanacağını kaydetti:

"Türk şirketlerine güveniyoruz ve bu kalkınma planı kapsamında onlarla ortak olmaya hazırız."

Osmanlı dönemine kadar uzanan güçlü bağları olan Türkiye ve Libya, geçtiğimiz Kasım ayında deniz sınırlarının yanı sıra güvenlik ve askeri işbirliği konusunda da anlaşmalar imzaladı.

Muammer Kaddafi'nin 2011'de devrilmesinin ardından 2015'te kurulan Libya hükümeti, savaş ağası Halife Hafter'in saldırıları da dahil olmak üzere bir dizi zorlukla karşı karşıya kaldı.

Ancak son aylarda BM tarafından tanınan hükümet, durumu Hafter'in güçlerine çevirdi.

Türkiye, başkent Trablus'ta bulunan hükümeti ve krizin askeri olmayan çözümünü destekliyor.
submitted by NewsJungle to TurkishNews [link] [comments]

GRRM - 1999 Söyleşileri - 2

Bu çeviri @griljedi tarafından yapılmıştır
25 Mayıs 2020
Bronn, 30’ların başlarında.
Eğer her bir şövalye başka bir kişiyi şövalye ilan edebiliyorsa Ser Osmynd Kettleblack gibi vicdansız şövalyelerin yahut toplumsal değerleri küçümseyen hanelerin bu durumu suistimal etmesine engel olan nedir?
Sosyal baskı. Bir şövalyenin akranları bunu yapana kötü gözle bakar. Evet, belli bir miktar para kazan olabilir ama şerefi kalmazdı ve şeref, bu kültürde hala çok önemlidir.
Ser Osmynd neden para için başkalarını şövalye ilan etmedi ya da en azından kendi kardeşlerini şövalye ilan etmedi? Aileler içinde bile şövalye olmayan kardeşler var, neden?
Şövalye olmak sadece basitçe “şeref” meselesi değildir, bu bir iş, yükümlülükleri var. Zırh ve en azından savaş atı için belli bir miktar servete ihtiyacını var. Savaşmanız, efendiniz çağırdığı zaman gitmeniz gerekir; insan eğitmeniz ve yönetmeniz beklenir. Bazı insanları (Willas Tyrell, Sam Tarly gibi) bunu yapamaz; bazıları sadece rahip, üstat gibi şeyler olmak için donanımlıdır. Şövalyelik de kısmen dindar bir parçaya sahip, bu yüzden eski ilahların takipçileri şövalye olmaya pek eğilimli değillerdir yoksa faturayı ödemek zorunda kalırlar.
Soylu doğumlu piçler şövalye olabilir mi?
Herkes şövalye olabilir.
Manderly’nin nasıl 40 yaşlarında yaverleri olabiliyordu?
Yaverleri, şövalyelik eğitimi alan, genç erkekler olarak görme eğilimdeyiz bu, gerçeğin sadece bir parçası. Tarihsel olarak hayatlarını tamamen yaver olarak geçiren kişiler de var; 30’larında, 40’larında hatta bazen 50’lerinde yaverler gayet yaygın bir şeydi. Bu insanlar belki şövalye olacak zenginliğe sahip değildi ya da eğilimleri yoktu. Onlar, teğmenliğe terfi etmek istemeyen kariyer ordusu çavuşunun orta çağ muadilleriydi.
Tyrion, babasının Fırtına Burnu’nuna yürümeden önce Robb’u yenmesi gerektiğini düşünüyordu. Stannis’in her an kaleyi terk edip, KL’ye saldırması açısından bu büyük bir risk değil mi?
Fırtına Burnu çok zorlu bir kale. Tywin ve Tyrion, Stannis’in cesurdan ziyade metotik bir adam olduğunu biliyor, bu yüzden düşman kalesini arkasında bırakması mümkün olmayacaktı. Stannis’in Davos’a açıkladığı gibi; psikolojik bir yönü de var dı, küçük de olsa “yenilgi” görmeyi kabul etmedi. Tywin’in Batı’ya yürümesi bir risk mi? Evet. Bu yüzden Harranhall’da uzun bir süre kaldı, Robb’un ona saldıracağını ümit etti ama olmadı, hesaplanmış bir kumar oynadı. Üç taraflı bir mücadelede (Renly ile beraber 4) herhangi bir belirleyici hareket bir risktir ve kazanmak için bazı riskler alınmak zorundadır.
İsyan sırasında Tyrell ve kuvvetleri, neden Fırtına Burnu’nu kuşatıp zamanlarını boşa harcadı? Bilhassa onların azam lordları savaşı kaybederken?
Targaryenler bir takım savaşları kaybetmişlerdi (ve bazılarını da kazanmışlardı), ancak Üç Dişli Mızrak ve King’s Landing Kuşatmasına kadar savaşı gerçekten kaybetmiyorlardı. Ve sonra kaybetti. Ve kuşatmalar orta çağ savaşının çok önemli bir parçasıydı. Fırtına Burnu coğrafi olarak stratejik değildi, ancak Kışyarı Starklar için önemli olduğu gibi Baratheon Hanesi için de önemli olan Robert’ın gücünün temeliydi. Düşmüş olsaydı, Robert evini ve topraklarını kaybederdi … ve iki erkek kardeşi düşman elinde rehine olurdu. Tüm önemli kişiler. Ayrıca Fırtına Burnu’nun düşüşü, fırtına lordlarının çoğunu onu dizini bükme zamanının geldiğine ikna edebilir. Yani kaleler nadiren önemsizdir.
Tyrellerin büyük bir ordusu vardı ama güçlerinin önemli bir kısmı Rhaegar ile birlikteydi. Prensin ordusu, Robert’ın ki daha çok savaş tecrübe etmesine rağmen, Robert’ın ordusundan daha fazlaydı. Savaşın tüm tarihini girmedim ama sadece iki büyük ordunun dövüşmesinden fazlası vardı; kuşatmalar, pusular, kaçış, düello, yağma ve Vadi ile Dorne Hudutları gibi bir dizi uzak yerde savaşlar…
Bir diğer ihtimal olarak Mace’in Aerys’in içten içe kaybetmesini umarken, ikili oynadığı söylenebilir mi? Böylece Ned gelir gelmez sancaklarını indirip, teslim olmuştur.
Ned geldiğinde Aerys ve diğerleri ölmüş, Viserys kaçmıştı; savaşacak kimse yoktu ve savaş her şekilde kaybedilmişti. Modern çağın “toplu savaş” kavramı o dönemler yoktu. Sadakat gibi ordular da kişiseldi. Tyrell’in teslim olması her zamanki gibi bir savaştı. Eğer bir nedenden ötürü Ned’e karşı boş bir savaş vermeyi denerse = daha fırsatçı sancaktarlarını diğer tarafa geçmiş olarak bulabilirdi.
Cat’in Jon’a karşı kötü davranışları hakkında bir soruya cevaben… “Kötü davranış” abartılı bir kelime. Cat, Jon’u kan gelinceye kadar dövdü mü? Hayır. Kendisinden uzaklaştırdı mı? Evet. Sözlü olarak onu suistimal edip, saldırdı mı? Hayır. Bran’ın hasta yatağında olanlar özel bir durumdu ama kendi çocuklarının haklarını konusunda çok koruyucuydu ve kral’ın ziyafetinde meşru doğumlu çocukları ile onun arasında keskin bir çizgi çekti. Jon kesinlikle onu başka yerde görmeyi tercih edeceğini biliyordu (Bu açıklamayı her daim biraz eksik ve yanlış bulmuşumdur çünkü Jon’un duygu ve düşüncelerine baktığımızda tam tersi bir resim çıkıyor; tamam, sürekli bir sözlü saldırı ve dayak gibi şeyler kuşkusuz yok ama basit bir soğuk bakıştan fazlası olduğu aşikar, yoksa en basitinden bu oğlan niye sürekli bu kadından korkup, ağlasın?)
Kanlı Oyuncular, diğer paralı asker birliği kadar eski değil ama çok yeni de değil, isimleri muhtemelen Vargo’dan öncesine dayanıyor. Bir Qohorik şu an onlara liderlik ediyor, sonrasında muhtemelen bir Lys’lı veya Dorne’lu ya da Ibbenli liderlik edebilir.
POVlarını nasıl yazdığı ile ilgili sorusu üzerine… Genelde bir karakteri seçiyorum ve bir duvara toslamadan önce onunle ilgili birkaç pov yazıyorum ve sonra bir başka pov’a geçiyorum ve bu şekilde devam ediyor. En zor POVlar, sanırım büyü elementleri yüzünden de Dany ve Bran ve Bran’ın ayrıca en genç POV olması ve sakat olduğu için kısıtlı olması gibi bir durum da var. Diğer tarafta Tyrion ve Ned’in bölümleri… kendilerini yazıyorlar gibi görünüyor.
Jon’un doğum zamanı ile ilgili bir soru üzerine… Jon ile Dany arasında muhtemelen 8-9 ay gibi bir zaman var… Cat ve Ashara söylentileri üzerine… Söylemeye gerek yok, hepsi zamanla açıklanacak. Ashara Dayne, Kayanyıldız’da yere çakılmadı çünkü bana yazan okuyucular böyleymiş gibi varsayıyor. Dorne’da da atlar var, biliyorsunuz ve tekneler… kendilerine ait olmasa da…Elia’nın Rhaegar ile evlenmesinden sonraki ilk birkaç yıl içinde Prenses’in KL’deki birkaç kadın eşlikçilerinden biriydi. Kalanını kitaplar için saklıyorum.
Greyjoy saldırısı sonrası Tywin, Lannister filosunu yeniden inşa etti. Burada 20 ya da 30 tane gemiden bahsediyoruz. Buna karşın Greyjoy filosuna denk olabilecek yegane deniz filosu Arbor’un kraliyet filosu ve Redwyne filosudur. Greykoy ve Redwyne, Westeros’un geleneksel deniz güçleridir. Lannister gemileri, Demir filonun dar gemilerinden daha heybetli ve büyük; çarklar, karyolar, akrepler gibi şeylerle beraber. Tyreller de Lannisterlarla aşağı yukarı aynı durumdadır ama onlar sancaktarlarına biraz daha bağımlıdır; bilhassa Kalkan Adalarındaki… Hightowerların, ticaret gemilerini korumak için, sadece birkaç savaş gemisi vardır.
Ned’in ordusu ona Dorne’a kadar eşlik etmedi, orada savaş yoktu ama şüphesiz sınırlarda küçük çatışmalar vardı. Lakin Martellerin savaşın dışında kalması tamamen doğru değil, Prens’in ordusunda KM Prens Lewyn komutasında Dornelu askerler vardı. Lakin Dornle’lar prensi olması gerektiği şekilde desteklemediler, bu kısmen Elia yüzünden öfkeli olduklarından kısmen de Doran’ın doğuştan gelen ihtiyatından.
Sevginin bir çok çeşidi var. Robert, kardeşlerini şüphesiz bir şekilde seviyordu ve onlara karşı dürüsttü ama onlardan tamamen hoşlanmıyordu. Stannis ile ilişkileri her zaman dikenliydi. Renly ise ailenin bebeği idi ve saraya gelene kadar Robert ile çok az zaman geçirdi. Robert’ın ona düşkün olabileceğinden şüpheleniyorum ama yakın değillerdi. Stannis, Fırtına Burnu dururken Ejderha Kayasının verilmesinden hiç hoşlanmadı ve bunu hakaret algıladı… ama Robert’ın bu amaçla yaptığı doğru değil. Targlar varislerini her daim Ejderha Kayası prensi olarak atamıştır. Joffrey doğana kadar da Robert, Stannis’i varisi olarak seçmişti. Robert iki kaleyi de kardeşlerine vermek yerine oğullarına verebilirdi ama bunun yerine kardeşlerine verdi ve ellerinde tutmalarına izin verdi, dikkatsiz cömertliğinin bir başka göstergesidir.
Valyria ve kıyameti hakkında ilerleyen ciltlerde daha fazlasını öğreneceksiniz ama illa Kılıçların Fırtınasında olacağını söyleyemem.
Jaime’nin Aerys’i öldürürken ki duyguları konusunda fikirleri var. Bazıları onun acılık hissettiğini düşünüyor, şahsen ben biraz eğlendiğini de düşünüyor.
İki görüş de doğru.
Westeros'da Evlilik ve Nişan Yaşı 6
8 bin yıl önce Ötekiler nasıl yenilgiye uğradı? Sayılarına bakınca yenilmez gibi görünüyorlar? İnsanlar karşı saldırıda bulundu mu?
Binlerce yıl önce olan bir şey, bazı gerçekler sisin arasında kayboldu ve zamanla efsaneye dönüştü. İlerleyen ciltlerde daha fazlasını öğreneceksiniz ama muhtemelen her şeyi değil, hayır.
Yüzsüz İnsanlar, önceden bir tarife listesi asmaz. Onlara ölmesini istediğiniz kişiyi söylersiniz ve onlar da kim olduklarına ve zorluğuna göre durumlara göre fiyat üstüne tartışıp, karara bağlar. Ne kadar zorlu ve üst seviye kişiyse fiyat da o kadar yüksek olacaktır.
Arya’nın yakaladığı siyah kedi, Rhaenys’in kedisi Balerion olabilir mi?
Olabilir.
Westeros’ta erkekler 17 yaşında yetişkin kabul edilir. Yaş kaç olursa olsun yemin edildiğinde (NW veya KM için şeylerde) iş bitmiştir, kaçış yoktur, yaşın gençliği bir kurtulma aracı olmaz. Ayrıca NW, 12 yaş gibi oldukça genç bir kişiye yemin ettirmez.
Sorunun özeti: Hornwood mirası; Lord Hornwood’un kız kardeşi mirası devralacak kişi olarak düşünülmedi ama onun oğlu ve lordun piçi düşünüldü. Elimizde birkaç kadın lord (Mormont, Dustin ve Whent) olduğu düşünülürse bu pek mantıklı gelmiyor. Lord Hornwood ‘un karısı ve gelecek kocası mirası elinde tutacak kişi olarak tasvir edildi. Ayrıca Leydi Whent’in bir Frey ile evlenmiş olmasına rağmen hanesinin son üyesi olması üzerine bir soru soruldu ama GRRM buna cevap vermedi.
Bu soruya kısa cevap; Westeros miras hakkı gerçek orta çağ dönemine göre modellendi. Yani belirsiz, kodlanmamış, farklı yorumlara tabi ve çoğu zaman da çelişkili. Adamın ilk doğan oğlu varis olur, sonra bir sonrakine geçer. Yaşayan bir erkek varken Dorne hariç kızlar, miras konusunda pek göz önüne alınmazlar. Erkek evlatlardan sonra kız evladın mirası alacağı söylenir ama ölü adamın kardeşlerinden biri buna itiraz edebilir. Kız mı erkek mi daha önceliklidir? İki tarafın da bir talebi var.
Ya hiç çocuk yoksa ve geriye sadece torun ve büyük torunlar varsa? Öncelik ve yakınlık daha öncelikli bir prensip midir? Piçlerin hakkı var mı? Meşrulaştırılmış piçler, meşru doğumlu çocuklardan sonra mı yoksa doğum sırasına göre mi sıraya giriyorlar? Dullar ne olacak? Ve ölen kişinin iradesi ne olacak? Bir lord, oğlunu mirastan menedip diğer oğlunu varis yapabilir mi? Yahut bir piçi?
O dönemler de Westeros’ta da keskin, net bir cevabı yok. Olaylara genelde vaka bazında karar verilir, her bir dava bir sonrakine emsal teşkil edebilir ama çoğu zaman emsaller, taleplerle çatışabilir. Orta Çağ’a baktığınızda “çatışan hak talepleri” savaşların nedenin 4’te 3’ünü kapsar. O dönemlerin dünyası yasalarla değil erkeklerle yönetiliyordu. Yasaların belirsizliği lordun bir yerde tercih ettiği bir şey olabilir çünkü bu, onlara güç sağlıyordu. Hornwood davasında kararı sonuçta bir “lord” verecekti ve daha güçlü hak sahipleri karardan memnun değilse, silahlarını çekebilir. Yani kısaca miras meselesi, yasalar kadar politika ile de alakalı bir şekilde karara bağlanıyordu.
Renly, kaygısız ve dikkatsiz bir kişiydi ve geniş genellemerle konuşuyordu (Renly’nin taht talebiyle ilgili konuşmasıyla ilgili). Bağlamdan görebildiğimiz üzere abisinin yasal dayanağını hiçbir şekilde umursamadı, onun ilgilendiği tek şey ordusunun ne kadar büyük olduğuydu.
The Hedge Knight’ta binlerce yıllık yaşta olan kadim ejderhalardan bahsediyor. Targaryenler getirmeden önce Westeros’ta ejderha var mıydı? Yoksa Targlar gelirken ejderha iskeletlerini de mi getirmişti?
Bir zamanlar ejderhalar vardı. (Buz ve Ateşin Şarkısı 'Ejderhalar' 4 )
Kitaplar için sakladığınız bir şey olabileceğini düşündüğüm takip sorusu, Westeros dışındaki Ejderhalara ne oldu? Eğer doğru anladıysam, Simyacılar hiçbir yerde ejderha olmadığını söylüyorlar. Öyle miydi?
Artık var olduğu bilinen ejderhalar yok … ama bu bir ortaçağ dönemi ve dünyanın büyük bölümleri hala terra incognita, bu yüzden gizemli yerlerde çok uzakta her zaman ejderha manzaraları hikayeleri var. Üstatlar bunları kaile almama eğilimindedir.
Ben Tad Williams’ın büyük bir hayranıyım. Tolkien’i yıllarca sevmeme rağmen, modern fanteziyi okumayı bıraktım çünkü çoğu korkunç türev şeylerdi. Sonra Tad’in DRAGONBONE CHAIR’ini denedim ve oturdum ve kendi kendime “Evet! Bu doğru bir yazarın elinde müthiş olabilir!” dedim. Bu ilham olmadan hiçbir zaman BUZ VE ATEŞİN ŞARKISINI yazmazdım. Eğer bulabilirseniz metinlerde bu seriye dair bazı şeyler var. (Azor Ahai Efsanesi 'Sahte Ulak' 1 )
Eğer Dany kısırsa (varisi olmayacağı için) neden Westeros’u işgal etmek istediğine dair bir soruya, cevap vermedi.
submitted by Asusnur to asoiaf_tr [link] [comments]

Türk Telekom, Çin ile ticaret için Yuan'ı kullanıyor

Türkiye'nin telekomünikasyon devi Türk Telekom, Türkiye ve Çin'in Cuma günü yeni takas anlaşması tarafından sağlanan yeni bir mekanizma ile yerel para birimlerinde ticaret yapmak için ilk adımı attı.

GSM firması, üçüncü bir ülkenin para birimleri yerine ikili ticarette yerel para birimlerinin kullanılmasının önündeki engelleri kaldıran takas anlaşmasının ardından ithalat ödemeleri için Çin yuanını kullandı.

Daha önce, Türk Merkez Bankası Çin ile imzalanan takas anlaşması kapsamında Çin Yuanı fonunun ilk kullanımının Perşembe günü gerçekleştirildiğini duyurdu.

Bankaya göre, çeşitli sektörlerdeki Türk şirketleri, ilgili bankalar aracılığıyla yuan kullanarak Çin'den ithalat faturalarını ödediler.

Türk Telekom CEO'su Ümit Onal, uluslararası ticaret için yerel para biriminin kullanımının gün geçtikçe arttığını söyledi.
submitted by NewsJungle to TurkishNews [link] [comments]

Türkiye Libyalıların yanında olmaya kararlı, Erdoğan diyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Pazar günü yaptığı açıklamada, Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu saatte Libya halkı ile kararlı bir şekilde durduğunu söyledi.

Cezayir mevkidaşı Abdelmadjid Tebboune ile başkent Cezayir'deki ikili görüşmelerinin ardından ortak bir basın toplantısında konuştu.

Erdoğan, “Libyalı kardeşlerimizin yanında olmaya kararlıyız” dedi.

Ankara'nın Libya'da barışı sağlamak ve BM tarafından tanınan hükümete dış müdahaleyi önlemek istediğini söyledi.

Erdoğan, "Bu ayın başlarında Berlin'de varılan anlaşmaya atıfta bulunarak, ateşkes için ABD'nin liderliğindeki ve Libya'nın kucakladığı siyasi süreci tam olarak destekliyoruz." Dedi.

2011'de geç hükümdar Muammer Kaddafi'nin devirinden bu yana, Libya'da iki güç koltuğu ortaya çıktı: biri Libya'nın doğusunda ağırlıklı olarak Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri, diğeri ise BM ve uluslararası tanınırlığa sahip Tripoli'de.

Görüşmede iki lider ekonomi, ticaret, savunma ve turizm alanlarında olası işbirliğini görüştü.

Türkiye-Cezayir Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi'nin kurulması için bir anlaşma imzaladılar.

Erdoğan, iki ülke arasında 5 milyar dolarlık bir ticaret hacmine baktıklarını söyledi.
submitted by NewsJungle to TurkishNews [link] [comments]

Türkiye-KKTC doğal gaz boru hattı Doğu Akdeniz'de jeopolitik dengeyi değiştirecek

Doğu Akdeniz, Akdeniz ticaret kontrolü tarihi boyunca kritik ve stratejik öneme sahip bir bölgedir. Bu özellik nedeniyle, Kıbrıs özellikle tarihteki farklı aktörlerin egemenliği altındadır, ancak stratejik önemini asla kaybetmemiştir. Özellikle Kıbrıs ve genel olarak Doğu Akdeniz, enerji kaynaklarının katılımıyla 2000'li yıllardan bu yana daha fazla önem kazanmış ve daha karmaşık hale gelmiştir. Dünyadaki toplam tahmini doğal gaz rezervinin 196 trilyon metreküp olduğu düşünüldüğünde, bu miktarın yaklaşık% 5'inin, yaklaşık 9.8 trilyon metreküp doğal gazın Doğu Akdeniz'de bulunduğu söylenebilir. Birleşik Devletler Jeoloji Araştırmaları'nın araştırmasına göre, bu miktarın Levant havzasında 3.6 trilyon metreküp ve Nil delta havzasında 6.3 trilyon metreküp olduğu tahmin edilmektedir. [1] Bu potansiyel enerji varlığı, bölgenin jeopolitiğinde önemli bir artışa yol açmış ve sadece bölge ülkelerinin değil, uluslararası şirketlerin ve küresel aktörlerin de ilgisini artırmıştır.

Bu çerçevede, bölgenin jeopolitik değerlendirmesi Kıbrıs sorunu, uluslararası hukuk ve enerji güvenliği ile yapılabilir. Kısacası, Kıbrıs boyutunu değerlendirmek, enerji kaynakları bulmak, adanın genel refahını artıran bir faktör olarak adadaki çözüm için kolaylaşan bir motivasyon olmalı, ancak soruna bağlı yeni bir bağlantı haline geldi. Bu noktada, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) çeşitli platformlarda işbirliği yapma çabalarına ve çağrılarına rağmen, Kıbrıs Rum yönetimi özellikle Avrupa Birliği (AB) ve Yunanistan'ın etkisiyle KKTC'yi göz ardı ederek çıkmazda ısrar ediyor Kıbrıslı Türklerin hakları ve ada adına hareket etmeye devam etmek. Uluslararası hukuk açısından, Kıbrıs Rum yönetimi, Kıbrıs meselesinde olduğundan farklı olmayan, tek taraflı hareket etmeye devam ediyor. Ayrıca Yunanistan ve Kıbrıs Rum yönetimi, AB ve diğer uluslararası güçlerin desteğini alarak Türkiye ve KKTC'yi dikkate almadan Doğu Akdeniz'de faaliyet göstermeye çalışmaktadır. Bunu yaparken, Yunanistan ve Kıbrıs Rum Yönetimi esas olarak, kıyı devletlerinin ortak çıkarlarını ve hüküm sürdüğü 1982 Deniz Hukuku Sözleşmesi'nde adaleti açıklayan egemen alanların ortak belirlenmesi ilkelerini göz ardı etmektedir. politikaları. Ayrıca KKTC'nin varlığını ve haklarını görmezden geliyorlar ve Doğu Akdeniz'de en uzun kıyıya sahip olan Türkiye'yi Doğu Akdeniz'de en kısa yargı yetkisine sahip olmayı amaçlıyorlar. Bunun dışında, Türkiye'yi, özellikle çakışan alanlarda, AB üye ülkeleri ve uluslararası enerji şirketleri ile davet ederek ve arama ruhsatı vererek yüz yüze getirmeye çalışıyorlar. Bunu yaparken, Kıbrıs Rum yönetimi İsrail ve Mısır ile iddialarını meşrulaştırmak veya Türkiye'yi başarısız bir uyumla zor duruma sokmak için özel ekonomik bölge (EEZ) anlaşmaları yaptı. Türkiye, elbette, uluslararası hukuk, diplomasi ve askeri yollarla kendi haklarının yanı sıra KKTC'nin haklarını korumayı amaçlayan bir dış politika izlemektedir. Bu yöndeki son dış politika hareketlerinden biri, konunun üçüncü boyutunu oluşturan enerji güvenliği ile ilgilidir.

Son zamanlarda, Türkiye Enerji Ekonomisi Derneği (TRAEE) ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) ortaklığı ile ilk Doğu Akdeniz Enerji Sempozyumu gerçekleştirildi. Bu sempozyumda, KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Tacoy, Türkiye ile KKTC arasında 2025 yılında Türkiye'den KKTC'ye gaz taşıyabileceğini söylediği bir doğal gaz boru hattı inşa etmek için bir proje başlattı.

KKTC ile Türkiye arasındaki mevcut su boru hattına paralel olarak inşa edilen ve 80 kilometre (50 mil) uzunluğunda olan 2025 yılında gaz nakline başlayabilen boru hattının en önemli özelliği, iki yönlü olmasıdır. Türkiye'den KKTC'ye gaz aktarabilmesinin yanı sıra, boru hattının Doğu Akdeniz'de potansiyel doğal gazı Türkiye ve Batı pazarlarına taşıyabilmesi, bölgenin jeopolitiğini değiştirecektir.

Türkiye'den KKTC'ye gaz taşımacılığı konularına ek olarak, Doğu Akdeniz'de herhangi bir doğal gaz bulmak ve bu gazı Türkiye ve Batı pazarına aktarmak konusu jeopolitik bölgeyi değiştirecek kilit unsurlardan biridir.

- Bu proje Doğu Akdeniz'deki jeopolitiği nasıl etkiliyor?

Türkiye ile KKTC arasındaki bu boru hattı projesi, Kıbrıs Rum yönetimi tarafından önerilen Doğu Akdeniz doğalgaz boru hattı projesine (Doğu Akdeniz-EastMED) ciddi bir alternatif olarak ortaya çıkacaktır. EastMed, İsrail'den Yunanistan'a ve ardından İtalya'ya uzanan 1.900 km uzunluğunda doğal gaz boru hattı projesidir. Projenin ana hedefi, İsrail ve tahmin edilen Doğu Akdeniz doğal gazını bu hat üzerinden taşıyarak enerji ithal edebileceği başka bir yol ekleyerek Avrupa'nın enerji güvenliğine katkıda bulunmaktır. Proje aynı zamanda AB'nin çeşitlendirilmesine ve özellikle Rusya'ya olan bağımlılığını bir ölçüde azaltmasına izin verebilir. Bu hattın kapasitesinin yılda 16 milyar metreküp olacağı ve İtalya pazarına ulaşmadan önce maliyetin 25 milyar dolar civarında olacağı tahmin ediliyor. Günümüzde enerji güvenliğinin önemli bileşenlerinden biri enerji yollarının güvenliği olduğundan, proje çok uzun ve maliyetli olduğu için eleştirilmiştir. Ayrıca, Mısır gazı eklenmiş olsa bile, uygun maliyetli görünmemektedir. Ayrıca, Bulgaristan'ı hariç tutarak ve Rusya ile Türkiye'yi ikna ederek Yunanistan'ın TurkStream projesine dahil olması bir blöf olarak yorumlanabilir.

Bununla birlikte, proje ile ilgili temel sorunlar, öncelikle maliyetli olması ve bu maliyetleri karşılayacak olan gazın henüz bulunamamasıdır. Bu anlamda, Türkiye ile KKTC arasında şu anda ele alınan 80 km'lik gaz boru hattı projesi çok daha güvenli ve daha ucuz bir güzergah seçimi olacaktır.

- Daha güvenli ve daha ucuz

Türkiye'nin daha güvenli ve daha ucuz bir alternatif sağladığı tek durum bu değil. 2012 Güney Akımı Projesi de benzer bir örnek olarak kendini gösteriyor. Güney Akımı Projesi, 2014 yılında Rusya'nın Kırım'ı işgaline yanıt olarak ve projenin maliyetli olması nedeniyle AB'nin yaptırımları nedeniyle iptal edildi. 2009'da yayınlanan üçüncü Enerji Paketi (TEP) ile AB, genel olarak enerji bağımlılığını azaltmayı ve özellikle bir enerji tedarikçisinin birden fazla pazarla etkileşimini engelleyerek enerji bağımlılığı riskinin Rusya'ya olan riskinden kurtulmayı umuyordu. Böylece AB, hem Rusya'nın Güney Akımı Projesi'ne hem de AB üyesi ülkelerle yaptığı ikili anlaşmalara karşı çıktı. AB'nin bu yaklaşımı, daha sonra yeni bir alternatif ortaya çıkaran Rusya'yı kısıtladı. 25 Mayıs 2014 tarihinde Putin, Güney Akımının AB üyesi olmayan bir ülkeden geçeceğini ve Türkiye üzerinden AB'ye gidecek olan TurkStream projesine atıfta bulunacağını açıkladı. Buna ek olarak, Türkiye'den geçecek böyle bir rota Güney Akımı'ndan daha kısaydı ve böylece maliyetleri düşürerek projeyi uygulanabilir hale getirdi. Bu anlamda Rusya sadece deniz yolunda 10 milyar dolara kadar tasarruf sağlayacak. Böyle bir durum üretici bir ülke için önemli bir avantaj sağlayacaktır. Enerji kaynaklarının Doğu Akdeniz'den Batı pazarlarına transferi konusunda da benzer bir tartışma yapılabilir. Her şeyden önce, EastMed projesinin üreticiler için tercih edilen bir alternatif olması için, bölgesel satış seçeneği, LNG yönetimi ve boru hattının Türkiye'ye getirilmesi için daha iyi bir seçim olması gerekir. Özellikle beklenen doğal gazın henüz bulunmadığı göz önüne alındığında, bu durum böyle görünmüyor. Türkiye-KKTC iki yönlü doğal gaz boru hattı projesi ile Türkiye, jeopolitik konumu ile AB enerji güvenliği için en ideal, güvenli ve uygun yollardan biri olduğunu göstermiştir.

KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Tacoy tarafından önerilen bu projenin bir diğer etkisi de bölgenin jeopolitiği üzerinde Doğu Akdeniz kıyı bölgelerinin müzakere masasına getirilebilmesi ve böylece işbirliğini kolaylaştırabilmesidir. Hem 80 km hattı için güvenlik sağlama kolaylığı hem de düşük maliyetleri bölgedeki üretici ülkeler için kritik öneme sahiptir. Bu alternatifler, Türkiye ve KKTC'yi Doğu Akdeniz Enerji Forumu gibi tüm havzayı ilgilendiren ve birlikte kararlaştırılması gereken toplantılardan dışlama hatasının çözülmesine katkıda bulunabilecek ve aynı zamanda Türkiye'nin bölgedeki konumunu ve işlevini bir kez daha yineleyecektir. . Bölgedeki işbirliğinin önündeki en büyük engel, Yunanistan ve Kıbrıs Rum yönetiminin bölgedeki egemen alanları sınırlamak için aynı yaklaşımı izlemesidir. Daha da trajik olan, dış politikasını işbirliği ve yumuşak güç üzerine kurmuş ve çeşitli liberal değerlerde lider olmayı amaçlayan - böylece Türkiye'yi izole eden AB'den destek almalarıdır. Yunanistan ve Kıbrıs Rum Yönetimi'nin uluslararası hukuka aykırı olan bu tutumu, Türkiye-KKTC boru hattı projesi gibi alternatiflerin ardından değişebilir veya en azından bölgedeki üreticilerle işbirliği yolu açılmasıyla etkisiz hale getirilebilir.

-Bu proje aynı zamanda KKTC'ye destek demek

Tartışılması gereken konunun son boyutu Türkiye-KKTC ilişkileridir. Bu doğal gaz boru hattı projesi, Türkiye ile KKTC arasındaki ilişkilerin ölçeğini göstermek açısından önemlidir ve Türkiye'nin KKTC'ye verdiği desteği vurgulamaktadır. Önce su hattının inşası, daha sonra KKTC Başbakanı Ersin Tatar'ın Türkiye'den kablo ile elektrik alımının gündemde olduğunu ve son olarak iki yönlü doğal gaz projesinin Türkiye'nin KKTC, kefil olarak haklarına uygun olarak. Bu konuda, Türkiye öncelikle enerji güvenliğini ve uluslararası hukuktan doğan haklarını korumayı amaçlayan bir dış politika izlemektedir. Ayrıca Kıbrıslı Türklerin, Kıbrıslı Türk yönetiminin KKTC'yi göz ardı eden tek taraflı anlaşmalara karşı kefil olarak kendi hakları kapsamında korumaya çalışmaktadır. Boru hattı projesi, bu desteğin en önemli göstergelerinden biridir.

KKTC ile Türkiye arasında planlanan iki yönlü doğal gaz boru hattı projesinin açıklandığı günlerde, bu gelişmenin etkilerini araştırmak, Ankara'nın Libya'nın BM tarafından tanınan Ulusal Anlaşma Hükümeti (GNA) ile denizciliğin sınırlandırılması konusunda bir anlaşma imzalamasıydı. yetki alanları, Doğu Akdeniz jeopolitiğinin jeopolitiğini kökten değiştirebilecek bir hareket. Buna ek olarak, Türkiye'nin egemenlik haklarını tamamen göz ardı ederek bir EEZ ilan eden Yunanistan'ın bölgesel konumunu tamamen etkileyecek ve aynı zamanda İsrail ve Mısır gibi ülkeleri Türkiye'yi ve KKTC'yi Doğu Akdeniz Enerji Forumu yaklaşımlarını gözden geçirecek. Bunların yanı sıra, Akdeniz'deki diğer komşularını görmezden gelen İsrail, Mısır, Kıbrıs Rum Yönetimi ve Yunanistan arasındaki eylemler karşısında, komşularını Akdeniz'de görmezden gelen Doğu Akdeniz denkleminin bir kez daha bölgesel denklem diğer kıyı devletleri göz ardı edilemez.

Bu bağlamda, Doğu Akdeniz enerji güvenliği, Kıbrıs ve kıyı bölgelerinin egemen alanlarının sınırlandırılması, adalet temelinde ve Türkiye ile KKTC'yi de içeren geniş bir işbirliği çerçevesinde ele alınmalı ve bölgeyi tek olarak görmelidir. havza. Burada ana kriter siyasi irade olacaktır. Çözüm, makro düzeyden mikro seviyeye kadar siyasi iradenin ortaya konmasında yatıyor, AB önce bunu önce Yunanistan'ı, sonra Kıbrıs Rum Yönetimi'ni gerçekleştiriyor. Bunlar, Türkiye'nin ve KKTC'nin en başından beri işbirliği yaptığı çeşitli platformlarda işbirliği çabalarına katılmalıdır. Türkiye ile KKTC arasında doğal gaz boru hattı projesi fikri, Doğu Akdeniz havzasında işbirliğini ortaya çıkarabilecek bir adımdır.
submitted by NewsJungle to TurkishNews [link] [comments]

Malezya’nın Türkiye büyükelçiliği turizm kampanyası başlattı

Pazartesi günü Türkiye'deki Malezya büyükelçiliği, ülkenin turizmini, ticaretini ve ticaretini tanıtmak için 2020 etkinliklerini tanıtan bir etkinliğe ev sahipliği yaptı.

Malezya Özü etkinliğinde konuşan Charge D'affaires Arhan Syafrisyah Shah Anuar, önümüzdeki yıl Malezya tarafından terfi edilecek üç noktaya dikkat çekti.

Embassy'nin tüm yıl boyunca düzenlenen etkinliklerle Visit Malaysia 2020 kampanyasını “tanıtmak için dışarı çıkacağını” belirtti.

Anuar, Türk yatırımcıları ve işadamlarını 25-28 Mart 2020'de başkent Kuala Lumpur'da toplanacak olan Malezya Uluslararası Helal Vitrinine (MIHAS) katılmaya çağırdı.

Ayrıca, Ağustos 2015’te serbest ticaret anlaşmasının imzalanması ve uygulanmasıyla Ankara ve Kuala Lumpur arasında “büyüyen ikili ticaretin” altını çizdi.

Anuar, “Helal Endüstrisinde önemli bir oyuncu olan MIHAS, uluslararası kaynak bulma programı ve kahvaltı ağı oturumlarını ve sektörel bölgeleri içeren katma değer programı gibi çeşitli platformlar ve fırsatlar sunuyor” dedi.

“Büyük düşünüyoruz. Bu yılki sloganı, Helal Ufkunuzu Genişletmek ”dedi.

“Malezya’nın hurma yağına ve ürünlerine sürekli destek verdiği için” Türkiye’ye şükranlarını dile getirdi.

“Kampanyamız beş temel sütun etrafında dönüyor - yemeğimi seviyorum, sağlığımı seviyorum, insanlarımı seviyorum, ülkemi ve gezegenimi seviyorum” dedi.
submitted by NewsJungle to TurkishNews [link] [comments]

Erdoğan-Trump toplantısında Suriye’nin en önemli gündem maddeleri arasında

Türkiye'nin ikili ilişkilerin son yönünü belirleyen Suriye’deki terörle mücadele operasyonunun Türkiye cumhurbaşkanları ve ABD başkanları arasında yapılacak bir toplantıda Çarşamba günkü en üst gündem maddesi olması bekleniyor.

Recep Tayyip Erdoğan ve Donald Trump, YPG / PKK teröristlerinin planlanan güvenli bir bölgeden çekilmeleri ve ABD’nin YPG / PKK terörleriyle ilişkilerini planlamaları için Türk askeri operasyonunu duraklatmak üzere iki ülke arasında Ekim 17’ye kadar yapılan anlaşmanın uygulanmasını görüşecekler. organizasyon.

Türkiye, 9 Eylül’de Barış Baharı Operasyonunu başlattı ve teröristleri kuzey Suriye’den uzaklaştırdı ve sınır boyunca güvenli bir bölge yarattı ve böylece Suriyeli mültecilerin gönüllü geri dönüşlerinin önünü açtı.

Ankara, 17 Ekim'de Washington ile YPG / PKK teröristlerinin planlanan güvenli bölgeden çekilmesine izin verme operasyonunu durdurma konusunda anlaştılar.

Türkiye, YPG / PKK teröristlerinin - bazen ABD’nin müttefikleri, açıkça ISIS / Daesh’le savaşmak için - müttefiklerinin - bölgeden ayrılmadığından ve saldırılar başlatmaya devam etmediğinden şikayet ediyor.

Erdoğan, ABD'li mevkidaşının Salı günü davet etmesi üzerine ABD’ye iki günlük bir çalışma ziyareti yapacak.

Erdoğan, Trump’a YPG / PKK’nın baş lideri Ferhat Abdi Şahin’in Washington’a Mazlum Koban’ın davetini davet etmesini de istedi.

Ekim ayının sonlarında, ABD senatörleri Lindsey Graham ve Chris Van Hollen, Dışişleri Bakanlığından Şahin'e Washington ziyareti için vize vermelerini istedi.

Trump daha önce Twitter'da, Türk yetkililerin eleştirdiği bir hamle olan Şahin'le bir görüşme beklediğini söylemişti.

Türkiye, Şahin'i Suriye şubesi YPG / PKK olan PKK grubuyla bağlantılı bir terörist şefi olarak görüyor.

Türkiye'ye yönelik 30 yılı aşkın terör kampanyasında, Türkiye, ABD ve Avrupa Birliği tarafından terör örgütü olarak listelenen PKK, kadınlar, çocuklar ve bebekler de dahil olmak üzere 40.000 kişinin ölümünden sorumlu oldu.

Türk ve Amerikalı liderlerin, Türkiye'nin Rus füze sistemi S-400'ü satın aldıktan sonra Temmuz ayında programdan çıkarıldığı F-35 savaş uçağı hakkında konuşmaları bekleniyor.

ABD Kongresi’nde 100 milyar dolarlık ticaret hedefi ve Türkiye aleyhtarı gündemi tartışılacak diğer konular arasında.

ABD kongresi, 1915 olaylarıyla ilgili bir karar ve Barış Baharı Operasyonundan sonra Türkiye'ye yönelik yaptırımların uygulanmasını öngören bir tasarıyı geçti.

Türkiye'nin 1915 olaylarıyla ilgili tutumu, bazılarının Rusları istila etmesi ve Osmanlı kuvvetlerine isyan etmesiyle Doğu Anadolu'daki Ermenilerin ölümlerinin gerçekleşmesidir. Ermenilerin daha sonra yer değiştirmesi sayısız zayiatla sonuçlandı.

Türkiye, olayların "soykırım" olarak sunulmasına itiraz etmekte, ancak 1915 olaylarını her iki tarafın da zayiat verdiği bir trajedi olarak tanımlamaktadır.

Ankara, konuyu incelemek için Türkiye ve Ermenistan'dan gelen tarihçilerin ve uluslararası uzmanların ortak bir komisyonunun kurulmasını teklif etti.
submitted by NewsJungle to TurkishNews [link] [comments]

II.Murad

II.Murad
https://preview.redd.it/sqv6h0emohw31.jpg?width=702&format=pjpg&auto=webp&s=fce74c48d94760adde6cc754e2156bbadbfff075
1404 yılında Amasya da dünyaya gelen II.Murad’ın babası I.Mehmed annesi Emine Hatun dur. Sultan Mehmed öldüğü esnada II. Murad 18 yaşlarındaydı. Babasının vasiyeti üzerine padişahlık tahtına oturmak için süratle, Amasya sancağından Bursa ya geldi. Devletin ileri gelenleri ve Bursa halkı onu sevinçle karşıladılar. Bir müddet sonra da Çelebi Mehmed’in cenazesi Bursa ya getirildi. II. Murad padişahlara has bir törenle babasını Yeşil Türbe ye defnetti. Artık Osmanlı Devletinin tek ve kudretli hakimi II. Murad dı. Bu arada Bizans İmparatoru haber göndererek Sultan Murad dan iki küçük kardeşini kendisine rehin bırakmasını aksi takdirde Limni Adasında yaşayan Düzmece Mustafa yı serbest bırakacağını bildirdi.
Sultan Murad gençti ama bu oyunu anlamayacak kadar da tecrübesiz değildi. Üstelik Bayezid Paşa gibi de bir sadrazamı vardı. Padişah Bayezid Paşa ya baktı:
“Lazım gelen cevabı veresün Lala” dedi.
Bayezid Paşa, Bizans elçisine dönerek;
“Biz Müslüman’ız. Şehzadelerimiz babalarının sarayında İslam terbiyesi alarak yetişeceklerdir. Şehzadelerin Müslüman olmayanların terbiyesine bırakılması dinimize aykırı düşer. Bizans ile iyi geçinmek isteriz fakat bize yapamayacağımız şeyler söylenmesin!” der.
Son sözü padişah söyledi.
“Siz gidin. Vakti geldiğinde imparatorunuza gereken cevabı bizzat biz getireceğiz..” der
Bu sözlerle günü geldiğinde İstanbul’u almaya gideceğini belirtmek istiyordu. Generalin rengi atmıştı. Derhal gemileri dizip Şehzade Mustafa yi aldı. Artık isyan başlamıştı. Şehzade Mustafa sahneye çıkmıştı.
Şehzade Mustafa İsyanı
Yıldırım Bayezid in hayatta kalan tek oğlu Mustafa, Rumeli beylerini topladı. Karnındaki yara izini göstererek Yıldırım Bayezid in oğlu olduğunu ispatladı. Rumeli beyleri, şehzade Mustafa yı padişah tanıyıp biat ettiler. Böylece Şehzade Mustafa Edirne de hükümdarlığını ilan etti.
Tehlike büyümüştü. Mutlaka bastırılması lazımdı. Genç padişah da böyle düşünüyordu. Sadrazamı çağırdı.
“Var git, amcamız Mustafa’yı meşru padişaha itaate davet et. Yok derse hakkından gel. Devletimizin bir kere daha kardeş kavgalarına sahne olmasına imkanımız yoktur.”
Bayezid Paşa, bir miktar askerle, Şehzade Mustafa’nın üzerine gitti. İki ordu karşı karşıya geldi. Şehzade Mustafa karnında bulunan yarayı açıp Bayezid Paşa’nın askerlerine seslendi;
“Biz cennet mekan Sultan Bayezid Han oğlu Sultan Mustafa yız. Yeriniz elbet bizim yanımızdır. Kardeş kanı akmasına sebep olanlar yarın mahşer de ceza göreceklerdir. Gelin bize katılın, bizi padişahınız bilin!”
Bayezid Paşa askerleri Şehzade Mustafa nın karnında yara izi olduğunu çok önce duymuşlardı. Onu gözle görünce dayanamayıp taraf değiştirdiler. Bununla da kalmadılar. Sadrazam Bayezid Paşa ya saldırarak onu şehit ettiler.
Bu kolay başarı Şehzade Mustafa’yı çok sevindirdi. Hem askeri artmış hem de kendine güveni kuvvetlenmişti. Şimdi sıra Anadoluya geçip yeğeni Sultan II. Murad’ı tahtından indirmeye gelmişti. Bizans imparatorları da şehzadeyi bu durum için hiç durmadan kışkırtıyor ona asker veriyor silah veriyor, bunun karşılığı olarak da Gelibolu, Tesalya ve Karadeniz sahillerinde yer alan bazı toprakları istiyordu. Şehzade Mustafa önce Bizans’a istediklerini vereceğine dair söz verse de sonradan vazgeçti.
Buna çok kızan Bizans İmparatoru Sultan Murad’a müracaat etti. İsterse Şehzade Mustafa’yı yenmesine yardımcı olacaktı. Böylece Şehzade Mustafa en önemli desteğinden mahrum kalıyordu. Bizans onu terk etmiş yine ikili oynamıştı. Bizans’a güvenip isyan etmekle büyük bir hata ettiğini anlamıştı. Fakat iş işten geçmişti. Dönülmesi imkansız bir yola girmişti. Ne pahasına olursa olsun bu yoldan yürüyecekti. Bu kez bizzat padişah üzerine gidiyordu. Anadolu dan Rumeli ye geçen Sultan II. Murad, sahilde yer tutmuş Amcası Mustafa Çelebi’nin top atışlarına tutuldu. Fakat top atışları padişahı yıldırmadı. Yenileceğini anlayan Mustafa, Edirne ye kaçtı. Hazinesini ve yakınlarını alıp Eflak’a doğru yola koyuldu. Yolda yakalandı ve kale burcuna asılarak idam edildi.
İstanbul Kuşatması
Tahta ilk çıktığı günlerde Bizans elçisine vakti geldiğinde imparatorunuza cevabı bizzat biz vereceğiz diyen Sultan II. Murad, nihayet vaktin geldiğine karar verip ordusunu hazırladı ve İstanbul üzerine yürüdü. İstanbul’u kuşattı.
Bu, İstanbul’un Osmanlılar tarafından altıncı kuşatmasıydı. İlk dört kuşatma, Yıldırım Bayezid Devrinde 1391, 1395, 1396 ve 1400 yıllarında gerçekleşti. Çeşitli nedenlerden dolayı alınamamıştır. Beşinci kuşatmayı da Bayezid’in oğlu Musa Çelebi 1411 yılında yaptı. Bundan on yıl sonra da İstanbul II. Murad tarafından kuşatılıyordu. Bu kuşatmalardaki asıl maksat, Peygamber Efendimizin vaktiyle verdiği “İstanbul elbette fetholunacaktır.” Müjdesini gerçekleştirmek ve böylece dünyanın nefes borusu sayılan boğazları ele geçirmekti. O zamanın dünyasında İstanbul Boğazına sahip olan devlet, bütün Asya’ya ve Avrupa’ya açılabilir, ticaret yollarını ele geçirebilirdi. İmparator olmak için İstanbul’u almak şarttı. Fakat bu durum II. Murad’a nasip olmayacak, o tarihte henüz çocuk yaşta olan II. Mehmed’in büyümesi beklenecektir.
Rivayet Edilir Ki..
Şehzade Mehmed henüz çok küçükken bir gün babası II. Murad’ı kolundan tutup Hacı Bayram Veli ye götürmüş. O tarihte Hacı Bayram Tekkesinde öğrenim gören, Akşemseddin, misafirlere hizmet ediyordu. Sultan Murad, Hacı Bayram Veli ye İstanbul u alma planlarından söz etti. Hacı Bayram, küçük Şehzade Mehmed’i gösterip; “Padişahım, İstanbul’u Şehzadeniz Mehmed ile benim köse alacak.”
Tabi ki böylr bi olayın yaşanması mümkün değil. Zira Hacı Bayram Veli, Fatih’in doğumundan iki yıl önce ölmüştür. Bu nedenle anlatılanlar sadece bir öyküden ibarettir.
Yeni Bizans Oyunu
İstanbul kuşatması, Bizans’ı telaşa düşürdü. Sur dışında kalan kasaba ve köyle Osmanlılar tarafından tamamen alınmıştı. Kuşatma bütün şiddetiyle dört ay sürdü. Bu kuşatma da “Emir Sultan” lakabıyla anılan büyük din alimi Şemsüddin Buhari ile 500 derviş görev aldı.
Bizans günden güne eriyordu. Ne yapacaklarını şaşırıp, padişahın küçük kardeşi Mustafa’yı kandırıp ağabeyine karşı ayaklandırmayı başardılar. Bizans askerlikte ne kadar zayıfsa hilede o kadar başarılıydı. Bunu imparatorlar da biliyor ve askeri kuvvetten çok hile kuvvetiyle işlerini görüyorlardı.
Mustafa’yı Karaman ve Germiyan beyleri de destekleyince kargaşa büyüdü. Sultan II. Murad İstanbul kuşatmasını kaldırdı. Ordusuyla Anadolu ya gelerek isyancıları cezalandırdı. Ardından Eflak, Arnavutluk ve Mora seferlerine ordularının bir kısmını gönderdi. Osmanlı orduları mühim başarılar kazandı. Menteşe Beyliği işgal edildi. Teke Beyliğine son verildi.
II. Mehmed’in İlk Saltanatı
Artık Anadolu birliği sağlanmış, isyanlar bastırılmıştı. Sultan Murad bunlarla da yetinmeyip bazı anlaşmalar yaparak barışın sürekliliğini garanti altına almıştı. Yorgundu. Kısa zamana büyük işler sığdırmıştı. Artık dinlenmek istiyordu. Tahtını II. Mehmed’e bıraktı.
Osmanlı Devletinin 12-13 yaşlarında bir çocuğun idaresine terk edilmesi, düşmanların iştahını kabarttı. Osmanlıları Avrupa dan atmak için hemen ilk hareketler başladı. Ladislas Osmanlılarla 10 yıl süreyle savaşmama karadı alsalar da ettiği yeminden döndüler. Öte yandan Bizans İmparatoru da boş durmuyordu. Osmanlı ya karşı bir Haçlı ordusu oluşturma fikrindeydi. 1444 yılı Kasım Ayının Dokuzuncu günü Haçlı orduları ile Osmanlı orduları Varna denilen yerde karşı karşıya geldi. Bu savaşa Sultan II. Murad öncülük ediyordu. Bu savaşı Sultan Murad’ın başarısı ve davranışıyla Osmanlı ordusu kazanmıştır. Tarihimizde bu savaş Varna Savaşı olarak geçmektedir. Sultan Murad tahtı yeniden oğluna bırakarak, Edirne ye dönmüştür. 1451 yılına gelindiğinde Sultan Murad hayata gözlerini kapatmış, yerine İstanbul Fatihi olacak olan II.Mehmed tahta çıkmıştır.
submitted by masalokucomtr to u/masalokucomtr [link] [comments]

ABD Senatörü Graham, Türkiye'yi F-35 savaş uçağı programına geri almaya çalıştığını söyledi

ABD Cumhurbaşkanı Senatör Lindsey Graham Pazar günü yaptığı açıklamada, Türkiye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la görüştükten sonra NATO’nun müttefiki Türkiye’yi Temmuz ayında kovulduğu F-35 savaş jetleri için ortak bir üretim programına geri döndürmek istediğini söyledi.
ABD’de yayınlanan Donald Trump’ın yakın müttefiki Graham, New York’ta Twitter’da yayınlanan ve Türkiye’de yayınlanan bir rapora göre, “F-35 programına geri dönmeye çalışıyoruz.
Ankara ve Washington, ABD’nin NATO’nun savunmasıyla uyumlu olmadığını ve Lockheed Martin Corp’un F-35 gizli jetlerine tehdit oluşturduğunu söylediği Türkiye'nin Rus S-400 füze savunması satın almasını engelledi.
Türkiye, Temmuz ayında S-400 ekipmanı teslimini kabul ettikten sonra Washington ortak F-35 programından çıkardı. Ankara ayrıca bazı jetleri satın almayı hedefledi ancak şimdi başka bir yere bakabileceğini söylüyor.
Türk medya organları, Graham'ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu öncesinde New York'ta Erdoğan ile bir araya geldiğini söyledi.
Videoda Graham, Erdoğan ile olası bir serbest ticaret anlaşmasını tartıştıklarını söyledi. Gazetecilere verdiği demeçte, "Türkiye yalnızca Suriye'ye gelince değil, tüm bölge için çok önemli bir müttefiktir."
Erdoğan'ın bu hafta New York'ta Trump ile buluşması planlanıyor.
Bu ayın başlarında yapılan bir röportajda Erdoğan, Reuters’e Trump’a ABD Patriot füzesi savunması satın alarak görüşeceğini, ABD lideriyle kişisel bağını S-400’ün satın almasının neden olduğu bir krizin üstesinden gelebileceğini söyledi.
Devlete ait Anadolu Ajansı, Trump ve Erdoğan’ın Pazar günü ikili ilişkileri ve bölgesel sorunları tartıştıkları bir telefon görüşmesi yaptığını bildirdi.
submitted by NewsJungle to TurkishNews [link] [comments]

ABD’nin Rusya'yadan füze sistemi satın alma konusunda Türkiye'ye yaptırım uygulama olasılığı düşük: Türk yetkili

ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye'nin neden bir Rus füze savunma sistemi satın aldığını ve ABD'ye konuyla ilgili ABD yaptırımları getirmesinin beklenmeyeceğini daha fazla anladı, Çarşamba günü üst düzey bir Türk yetkili.
Üst düzey yetkili, Washington’daki gazetecilere verdiği demeçte, Trump’ın Ankara’nın tutumuyla daha fazla empati kurmaya başladığını söyledi. “S-400'leri nasıl satın aldığımızın arkasındaki bütün tarihi anladı” dedi.
Ankara ve Washington, Türkiye'nin NATO’nun savunmasıyla uyumlu olmadığını söylediği ve Lockheed Martin Corp’un F-35 “gizli” savaş uçağı için Türkiye’nin de satın almayı planladıkları bir tehdit oluşturduğunu belirten S-400 sistemini satın alması konusunda kınamaktadır.
Türkiye, Suriye'den çok sayıda tehditle karşı karşıya olduğunu ve acil bir kapsamlı savunma sistemine ihtiyacı olduğunu söylüyor.
ABD, Temmuz ayında Türkiye’ye gelmeye başlayan Rus hava savunma sistemini satın alması nedeniyle Ankara’yı F-35 programından kovdu, ancak şimdiye kadar Ankara’ya yaptırım uygulanmasına engel olmakla kalmadı aylarca öyle yaptı.
Beyaz Saray hemen yorum yapma talebine cevap vermedi.
Haziran ayında Osaka’da Türk Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la yapılan ikili görüşmede Trump, Türkiye’nin S-400’leri satın alma kararında haksız yere muamele gördüğünü ve eski Cumhurbaşkanı Barack Obama’nın yönetimindeki "karışıklığı" suçladığını söyledi.
Ancak yaptırımları reddetmedi.
Geçen hafta ABD Hazine Sekreteri Steven Mnuchin, Trump yönetiminin Türkiye'nin S-400'leri satın almasıyla ilgili yaptırımlar getirmeyi düşündüğünü, ancak herhangi bir karar alınmadığını söyledi.
Erdoğan, Reuters’e geçtiğimiz hafta yaptığı bir röportajda ABD Patriot füzeleri ile önümüzdeki hafta Birleşmiş Milletler Genel Kurul toplantısında Trump’a ABD lideri ile olan kişisel bağının iki NATO müttefiki arasındaki ayın süren krizinin üstesinden gelebileceğini söyledi.
Üst düzey Türk yetkilisi, herhangi bir yaptırım uygulamasının, ABD Ticaret Bakanı Wilbur Ross’un bu ayın başlarında Türkiye’ye yaptığı ziyaretten sonra 100 milyar dolara ticareti artırmak için Ankara ve Washington arasında yapılan son bir anlaşmaya aykırı olacağını söyledi.
“Böyle bir taahhütte bulunuyorsunuz ve sonrasında yaptırımların uygulanmasından bahsediyorsunuz, bu kendi içinde büyük bir çelişkidir” dedi.
submitted by NewsJungle to TurkishNews [link] [comments]

Erdoğan, Türkiye'nin S-400'leri satın almasının ABD ile ilişkilerine zarar vermemesi gerektiğini söyledi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Çarşamba günü yaptığı açıklamada, Ankara'nın Rus yapımı S-400 füze savunma sistemleri satın alma kararının Türkiye'nin ABD ile ilişkilerine zarar vermemesi gerektiğini söyledi.
Erdoğan, S-400'lerin alımının Türkiye'nin ulusal güvencesiyle ilgili olduğunu da sözlerine ekleyerek, "Bizim için S-400 sorunu kesinlikle Amerikan ve Türk ilişkilerine zarar vermemelidir," dedi.
Başbakan, Bulgaristan, Yunanistan ve Slovakya gibi diğer NATO ülkelerinin de Rus savunma sistemlerini kullandığını belirtti.
Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin çok eskilere dayandığını ve çok güçlü tahvillere dayandıklarını vurgulayarak, "Nihai hedefimiz ABD ile Türkiye arasındaki ekonomik ilişkileri genişletmek ve iki ülke arasındaki ticaret hacmini 100 $ 'a çıkarmak,"dedi.
Temmuz ayında, ABD, Türkiye'nin S-400 füze savunma programını satın almasının uçağın tehlikeye girebileceğini söyleyerek, Türkiye'nin sürekli olarak inkar ettiği iddiasıyla F-35 savaş uçağı programında Türkiye'nin üyeliğini askıya aldı.
Haziran ayında Osaka’da Türkiye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la yapılan ikili görüşmede Trump, Türkiye’ye S-400’leri alma kararı nedeniyle haksız davranıldığını ve eski Cumhurbaşkanı Barack Obama’nın yönetimindeki "karışıklığı" suçladığını söyledi.
submitted by NewsJungle to TurkishNews [link] [comments]

ikili opsiyon stratejileri indikatör Ikili Cemil Bebek Yeni Zara 2015 İkili Opsiyon ticareti ile para kazanma Trump: ‘İngiltere’yle İkili Ticaret Anlaşması Çok Yakında’ İkili Opsiyonlar Kıbrıs'taki Ticaret Platformu - YouTube

İkili ticaret eğitimi. Kasım 7, 2017. Olymp Trade risksiz işlem. Ekim 13, 2018. Ikili opsiyonlarda çit İşlemleri ile nasıl kazanç elde edersiniz. Mayıs 9, 2018. Seçenekleri para kazanmak için nasıl. Şubat 3, 2019. Olymp Trade nasıl oynanır. Nisan 3, 2017. İkili ticaret anlaşmaları çok taraflı ticaret anlaşmalarına kıyasla daha kolay müzakere edilir çünkü bunlar yalnızca iki ülke içerir. İkili anlaşmalar daha hızlı yürürlüğe girer ve ticari faydalar çok taraflı anlaşmalardan daha hızlıca kazanılır. Çok taraflı bir ticaret anlaşması için müzakerelerin ... İkili; biri yazar biri çizer iki kişi tarafından kurulan, markaların dijitalleşme süreçlerini kusursuz gerçekleştirmeyi hedefleyen tasarım ve dijital pazarlama stüdyosudur. İç Ticaret Genel Müdürlüğü ... İkili Anlaşmalar. Diğer Ticari Anlaşmalar. Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşması ... Ikili seçenekler ticareti helal mi. En iyi ikili seçenekler ticaret robotlar: İkili secenekleri ticaret video

[index] [4550] [7363] [7518] [6402] [984] [6910] [4086] [4159] [1528] [4022]

ikili opsiyon stratejileri indikatör

İkili Opsiyonlar Kıbrıs'taki Ticaret Platformu Amerika Başkanı Donald Trump İngiltere Başbakanı Theresa May ile görüşmesinin ardından İngiltere ve Amerika arasında Brexit sonrası “çok hızlı bir ticaret an... This feature is not available right now. Please try again later. Yavaş ve emin adımlarla ikili opsiyon Ticaret kolay değildir. Eğer yönlendirilmesi gerekir nerede Özelleştirilmiş başlayanlar bilmiyorum. Akıllı Ticaret bağımsız olarak ticaretini ... İkili opsiyon ticareti ile nasıl para kazanılır? http://www.paraci.net/para-kazanma-yollari-no11-ikili-opsiyon-ticareti.html Mümkün olduğunca çabuk online pa...

https://forex-portugal.forexper.pw